Sancak (Berîya Xalef Ağa) Bölgesi: Tarihsel Kökenler, Aşiret Dinamikleri ve Liderlik Mücadeleleri
Özet:
Bu çalışma, Mardin ve Nusaybin çevresindeki Sancak bölgesinin (Berîya Xalef Ağa) tarihsel ve sosyo-politik yapısını akademik bir yaklaşımla incelemektedir. Bölgeye adını veren Xalef Ağa'nın 18. yüzyıldaki liderlik konumu, ailesinin kökenleri ve bölgedeki diğer güçlü ailelerle olan bağları değerlendirilmektedir. Ünlü Kürt şairi Cegerxwîn'in tasvirleriyle Aşit Sancağı olarak da bilinen bu bölgenin ana aşiretleri ve konfederasyon yapısı analiz edilmektedir. Özellikle Xalef Ağa'nın İpek Yolu üzerindeki kontrolü, Osmanlı merkezi otoritesiyle olan çatışmaları ve dramatik ölümü üzerinden dönemin bölgesel liderlik dinamikleri, aşiret içi mücadeleler ve kültürel anlatılar incelenmektedir. Ayrıca, Xalef Ağa ailesinin soy ağacı ve sonraki liderlik geçişleri de ele alınmaktadır.
1. Giriş
Güneydoğu Anadolu Bölgesi, özellikle Mardin ve Nusaybin çevresi, tarih boyunca aşiretlerin ve yerel liderlerin belirleyici roller oynadığı, merkezi otoritenin zaman zaman zayıfladığı dönemlerde kendi dinamiklerini üreten bir coğrafya olmuştur. Bu bağlamda "Sancak" veya "Berîya Xalef Ağa" olarak bilinen bölge, adını güçlü bir yerel lider olan Xalef Ağa'dan almakta ve onun şahsında bölgedeki aşiretler arası ilişkileri, merkezi otoriteyle etkileşimleri ve liderlik mücadelelerini yansıtmaktadır. Bu çalışma, Sancak bölgesinin coğrafi ve demografik yapısını, bölgedeki aşiret konfederasyonlarını, Xalef Ağa'nın ve ailesinin tarihsel yolculuğunu, İpek Yolu üzerindeki etkinliklerini ve dönemin sosyo-politik atmosferindeki rollerini akademik bir perspektifle analiz etmeyi amaçlamaktadır.
2. Bölgenin Tanımı ve Aşiret Yapılanması
Sancak Bölgesi, coğrafi olarak Kasikâ ve Dasıka aşiretleri tarafından da sahiplenilen bir alandır. Ünlü Kürt şairi Cegerxwîn, bu bölgeyi aynı zamanda "Aşît Sancağı" veya "Aşita" olarak adlandırmakta ve esas olarak Mahalmi, Kasika, Dorika ve Hacı Silemana aşiretlerinden oluştuğunu belirtmektedir. Kuresa ve Şapisni aşiretlerinin de Nusaybin ile Aşita arasında yerleşik küçük aşiretler olduğu ifade edilmektedir. Bu aşiretlerin bir araya gelmesi veya aynı bölgede yaşaması, belirli bir konfederasyon yapısını veya bölgesel ittifak sistemini akla getirmektedir. Aşit Sancağı adlandırması, bölgenin tarihsel süreçteki siyasi birliğine veya belirli bir aşiret liderliğinin kontrolündeki bir idari birime işaret ediyor olabilir.
3. Xalef Ağa Ailesinin Kökenleri ve Yayılımı
Bölgeye adını veren Xalef Ağa'nın 1700'lü yıllarda yaşadığı rivayet edilmektedir. Ailenin aslen Doğubayazıt'tan geldiği ve halen Nusaybin'e bağlı Girebiya ve Aznavur köylerinde yaşadığı bilgisi, ailenin coğrafi hareketliliğini ve farklı bölgelerden gelerek Sancak'ta nüfuz kurduğunu göstermektedir. Xalef Ağa ailesinin bir dönem Hax köyünde kaldığı ve Dermemmıkalı Mala Şêşe Bazit'lerle çatıştıktan sonra Sancak bölgesine geldikleri rivayeti, aşiretler arası toprak ve nüfuz mücadelelerinin dönemin temel dinamiklerinden olduğunu ortaya koymaktadır.
Xalef Ağa'nın kardeşi ya da amcazadesi olduğu ileri sürülen, 1730 yılında Süryani Mafıryanı'nı (Patrikten sonraki en önemli din adamı) öldüren Abdal Ağa'nın da aynı aileden olması, ailenin bölgedeki dini ve siyasi yapılarla olan gerilimli ilişkisini ve askeri gücünü yansıtmaktadır. Abdal Ağa'nın torunlarının da Aznavur köyünde ikamet etmesi, ailenin soyunun devamlılığını ve bölgesel varlığını güçlendirmektedir. Garzan (Kurtalan-Kozluk) bölgesindeki Zoqêli Derviş Beg ailesinden Fettah Paşa'nın da aynı aileye mensup olduğu iddiası, Xalef Ağa ailesinin bölgedeki diğer güçlü ailelerle olan geniş akrabalık ve nüfuz ağını ortaya koymaktadır.
4. Xalef Ağa'nın İpek Yolu Üzerindeki Hâkimiyeti ve Dramatik Sonu:
Xalef Ağa'nın en dikkat çekici hikayesi, İpek Yolu üzerinden geçen kervanlardan haraç almasıyla ilgilidir. Bu durum, dönemin merkezi otoritesinin zayıf olduğu bölgelerde aşiret liderlerinin ticaret yolları üzerindeki kontrolünü ve buradan elde ettikleri ekonomik gücü göstermektedir. Aşiretler, bu yollar üzerinde hem güvenlik sağlayıcı hem de vergilendirici bir rol üstlenmişlerdir; ancak bu durum, genellikle merkezi devlet tarafından "haydutluk" olarak nitelendirilmiştir.
Xalef Ağa'nın Musul'dan İstanbul'a giden ve Osmanlı Padişahı'na gönderilen çok güzel bir cariyeye el koyması hikayesi, onun hem gücünü hem de pervasızlığını simgelemektedir. Cariye'nin zekice planı ("parmağımdaki yüzüğü ateşte kızartıp kulağının arkasına bastırdığımda sesin çıkmazsa senin olmayı kabul ederim") ve Xalef Ağa'nın bu meydan okumayı kabul edip acıya dayanması, onun "yiğit" ve "cesur" imajını pekiştirmektedir. Ancak bu olay, aynı zamanda onun sonunu da hazırlamıştır. Cariye'nin İstanbul'a ulaştığında durumu anlatması üzerine Osmanlı'nın harekete geçmesi ve Xalef Ağa'nın yakalanarak kafasının kesilmesi, merkezi otoritenin kendi prestijine ve otoritesine yapılan müdahalelere karşı ne denli acımasız olabildiğini göstermektedir. Kesilen başının İstanbul'a gönderilmesi ve başsız cesedinin Bamınmın'da defin edilmesi, Osmanlı'nın hem ibret verici bir ceza uygulama hem de asi olarak görülen yerel liderlerin sembolik olarak yok edilmesi pratiğinin bir örneğidir.
5. Aşiret İçi Liderlik Mücadeleleri ve Soy Ağacı
Xalef Ağa'nın dramatik ölümünden sonra aşiret içinde yaşanan liderlik mücadelesi, güç boşluğunu ve iktidar hırsını gözler önüne sermektedir. Xalef Ağa'nın oğlu Hasan'ın Tezxarab köyünde otururken, Kardeşi Yusuf'un Hasan'ı öldürmek için kurduğu kumpas, aşiret içi taht kavgalarının acımasızlığını ve entrikalarını yansıtmaktadır. Hamile karısının Gırêbiya Süryanilerine sığınması ve orada bir erkek çocuk (Hasanê Çuçanê - Küçük Hasan) doğurması, Süryani topluluklarının o dönemde bölgedeki Kürt aşiretleriyle olan ilişkilerinin karmaşıklığını ve bazen de sığınma sağlayıcı rollerini göstermektedir. Hasanê Çuçanê'nin büyüyerek liderliği tekrar ele geçirmesi, aşiretlerdeki intikam döngüsünü ve soyun devamlılığı ile liderlik geleneğinin sürekliliğini vurgulamaktadır.
Verilen soy ağacı, Xalef Ağa'dan başlayarak Hasan (Çuçanê), İsa, Ömerê Hanno, Hasan, Selim ve Hasan Girbiyanoğlu'na kadar uzanan liderlik silsilesini ortaya koymaktadır. Bu soy ağacı, aşiretlerdeki ağalık veya beylik makamının babadan oğula veya yakın akrabalara geçtiği geleneksel yapıyı teyit etmektedir.
6. Sonuç
Sancak (Berîya Xalef Ağa) bölgesi ve Xalef Ağa ailesi, Mardin-Nusaybin hattının 18. yüzyıldaki sosyo-politik dinamiklerini anlamak için önemli bir örnek teşkil etmektedir. Xalef Ağa'nın İpek Yolu üzerindeki hakimiyeti, onun hem ekonomik gücünü hem de merkezi otoriteye meydan okuyan pervasızlığını simgelemektedir. Dramatik ölümü, Osmanlı'nın kendi otoritesini pekiştirmek için uyguladığı şiddeti ve yerel liderlerin kaderini gözler önüne sermektedir. Aşiret içi liderlik mücadeleleri, Hasan ve Yusuf kardeşler arasındaki çatışma ve Hasanê Çuçanê'nin intikamı, aşiret yapılarının karmaşık iç dinamiklerini, intikam döngülerini ve soy bağlarının önemini vurgular. Cegerxwîn'in tasvirleri ve ailenin Doğubayazıt kökeni, bölgedeki aşiretlerin geniş coğrafi hareketliliğini ve kimliklerinin çok katmanlı yapısını göstermektedir. Sancak bölgesinin incelenmesi, aşiretlerin sadece tarihi birer kalıntı olmadığını, aynı zamanda değişen koşullara adapte olan, zengin kültürel pratiklere ve güçlü bir kimliğe sahip dinamik sosyal yapılar olduğunu göstermektedir. Gelecekteki araştırmalar, Xalef Ağa ailesinin sözlü tarih anlatılarını, diğer aşiretlerle olan ilişkilerini ve modern dönemdeki dönüşümlerini daha derinlemesine inceleyebilir.
Kaynakça
- Cegerxwîn. (Çeşitli baskılar). Tarîxa Kurdistan. (Cegerxwîn'in Sancak bölgesine ve Aşit Sancağı'na dair tanım ve aşiret yapılanması hakkındaki birincil kaynak.)
- Van Bruinessen, M. M. (1992). Agha, Shaikh and State: The Social and Political Structures of Kurdistan. Zed Books. (Aşiretlerin kökenleri, coğrafi hareketlilikleri, iç liderlik mücadeleleri ve bölgesel etkileşimleri üzerine kapsamlı bir analiz için.)
- Özgen, N. (2018). Mardin Aşiretleri: Tarih, Kültür ve Kimlik. İstanbul: İletişim Yayınları. (Mardin ve çevresindeki aşiretlerin sosyo-ekonomik yapıları, liderlik dinamikleri ve Osmanlı merkezi otoritesiyle ilişkileri hakkında genel bir perspektif için.)
- Altan Tan. (Kaynak metinde belirtilen "T. Berriye'ye S.282/287" gibi atıflar, bu metnin ana kaynağını oluşturmaktadır. Detaylı bilgilere ulaşmak için bu esere başvurulmalıdır.)
- Jwaideh, W. (2006). The Kurdish National Movement: Its Origins and Development. Syracuse University Press. (Osmanlı İmparatorluğu döneminde yerel otoriteler ve merkezi güç arasındaki ilişkiler hakkında genel bilgiler için.)
NOT:Bu çalışma bilgilendirme amaçlıdır.
ABBAS GÖÇ (Abbasê Seyro) Xelef Ağa'yı Anlatıyor..İZLEYİNİZ::::
Doğru
YanıtlaSilXelef Ağanın askerlerine seslendiği yazılı sözleri ve
YanıtlaSilZazaca ilk yazılı metin olma özelliğine sahiptir.
".... Xelef Axa va ke eskerê xo ra: "Bewnê axalêr! Ma şonî qewxe, metersê, eskerê Doqma Begî zav (zaf) û, Heme pêrû tirk î, nêşênî ma de qewxe bikî, ma pêrû conmirdê kirdan î, mêrdeî eşîran î, metersê, ma ha şonî......"
_____
"... Xelef Ağa askerlerine dedi ki: "Ağalar bakınız! Biz kavgaya (savaşa) gidiyoruz, korkmayın, Doqma Beyin askerleri çoktur, (ama) tamamı Türk'tür, bizimle kavga edemezler (güç yetiremezler), biz hepimiz Kürd yiğitleriyiz, aşiret erkekleriyiz, korkmayın, gidiyoruz şimdi..."
Peter I. Lerch, "Qewxê Nêrib û Hêni, "Forschungen über die Kurden und die Iranischen Nordchaldaer - Band I, St. Petersburg... 1857, s. 78
Adsız11 Şubat 2025 tarihindeki yoruma cevap:
YanıtlaSil"Xelef" ismi Kürtler arasında (Kurmanc-Zaza) birçok bölgede yaygın olan isimlerden biridir. Bu metinde bahsedilen Xelef Ağa ile P.Lerch'in bahsettiği Xelef Ağa farklı kişilerdir. Lerch'in bahsettiği Xelef Axa Nêrib bölgesi/aşiretinden olup, bu bölge Diyarbakır'ın Hani ilçesine bağlıdır. Neribli Xelef Axa 19. yüzyılda yaşadı; torunları Qerebegan/Miyaran bölgesine Weşin köyüne taşındılar. Hala orada yaşarlar ve asıllarını bilirler. Bu yazıda bahsedilen Mardin bölgesinde yaşamış Halef Ağa kişi ise 18. yüzyılın başlarında yaşamış farklı bir şahsiyettir.
Xelef ağa öldürüp başı kesildikten sonra aznavur köyunde yaşayan xelef ağa eşi dul ve iki erkek çocuğuyla kalır hasan ve Yusuf küçük yetim kalır köyde xelaf Ağa'nın adamlarından biri Abdal ağa denilen kişi xelef Ağa'nın cocucuklarini sahiplenmek için xelef Ağa'nın eşini kendisine alır ve iki çocuğu sahiplenir hasan ve Yusuf
YanıtlaSilHasan ve Yusuf buyup ağalığı ele alır ve sancak bölgesinde hüküm sürer bölgede hüküm süren hasan ve Yusuf bir süre sonra anlaşamamazlik olur aralarında hasan tesxerap ikiztepeye köyune gider orda kalır orada hüküm sürer zaten diğer bilgiler yazmisiniz Yusuf kardeşi Hasan'ı öldurur ve hamile karısı gırebiye sögutlu köyune gelir sögutlu köyu eskiden kadın sığınma köyu gibi bir yerdi kiliseye bağlı Süryani kadınlar vardı bakacak köyundeki kilise gırebiye söğütlü köyundeki kadınlarkilise imhayesi altındaydı Hasan'ın karısı grebiya sögutlude doğru oğlu olur ismini hasan cucane koyarlar cucane küçük demekti küçük hasan büyür ve bölgedeki suryanileri lider olur ve babamın intikamını Alaçam diyerek aznavura köyune gider ve köydeki amca ve amca çocuklarını katleder bazıları Suriye kobane bölgesine kaçar kobane bölgesinde dayılarina sığınırlar halende kobaneda olan barazi aşiretine liderlik yapan xelef Ağa'nın torunları yaşamaktadir aznavur köyunde sadece xelf Ağa'nın köleleri sağ kalır hasan cucane onları öldurmez buna göre abdal ağa denilen kişi xelaf Ağa'nın kardeşi filan değil sadece adamıydı yardimcisiydi hasan cucane abdal Ağa'nın çocuklarını öldurmez ve köyde sadece abdal Ağa'nın çocukları kalır aznavur köyundeki abdal Ağa'nın çocukları sögutledeki gırebiya xelaf Ağa'nın gerçek torunları dır. Ayriyeten bunları dile döken kişiler şuan sögutlede grebiya köyunde yaşayan xelaf Ağa'nın torunları dır.
Küçük Haco Olayı
YanıtlaSil"Haco, yirmi üç 'baba'nın yönetimindeki Heverke'yi ele geçirip,
Aşit sancağına göz dikti.
Aşit'e reislik yapan Usive Hesenler, onların bu niyetine engel oldu.
Usive Hesenler, Aznavur'da kalıyordu, etraftan da birkaç köyü kendine bağlamışlardı.
Xelef Ağa'nın sancağı olarak bilinen Aşit Sancağı, Mıhelmi,
Kasik, Dorik ve Heci Si-lemanan olarak bilinen dört kola sahipti.
Kuresa ile Şapisni; Aşit ile
Nusaybin arasında kalan birkaç köylük aşiretlerdi.
Bir gün Haco Ağa kalabalık bir gurupla, Tilminar'ın etrafinı sarmış.
Her ne kadar Usivler kararlı bir şekilde direnmişse de, karşı taraf çok kalabalık olduğundan hücumu durduramamış.
Iki taraf da epeyce kayıp verdi.
Haco'nun askerleri Tilminar'ı talan
edip, Usiv'i birkaç yerinden yaraladılar. Ama O, atıyla Diyarbakır'a kaçmayı başardı.
Usiv, Haco'yu ihbar ederek hakkında yakalatma emri çıkarmayı başardı.
Haco, bütün köyleri talan ettikten sonra, Dekşuri'ye yöneldi.
Onların da birkaç köyünü zorla ele geçirip talan etti. Dekşur silahlanıp toparlanırken, devlet de onların yardımına geldi.
Birlik-te Heverki'ye karşı savaşmaya başladılar. Heverki Kürt
köylerini
yaktı, talan etti, çok sayıda insan öldürüp esir aldı.
En sonunda
Heverki ezildi. Birkaç ay sonra, Haco'nun etrafinda kimse kalmadı. Bir iki yakın adamıyla daga çekilip saklandı.
Bir gün duşman askerlerinin ortasında at sırtında bir kadın
gördü, Midyat'a götürii yorlardı.
Onu karısı Eyşan sandı. O anda arkadaşlarıyla helalleşti:
- Bir namusum kalmıştı, o da düşman elinde. Kendim teslim olup, onu kurtaracağım, dedikten sonra, tüfegini arkadaşlarına
verdi, yola inerek askerlere seslendi:
- Heyy! Ben Haco'yum, devlete teslim olmak istiyorum.
O arada kadının Eyşan olmadığını fark etti. Ama artık çok geçti. Yakaladılar, idam emrini yerine getirdiler.
Haco'nun kellesini Torabani ağası Cino, kesti.
Derler ki, Cino hançeri Haco'nun gırtlağına dayadığı zaman Haco:
.Oğlum, demiş, kurban edilen koçların bağazı kesilir. Erkek adamın kellesi senin gibi koparılmaz.
Derler ki, Cino onu kesmeden önce, fesini alıp, ipini çözmüş, izleyenleri güldürmek için yeniden başına takmış.
XELEF AĞA (XELAF AXA) – EZNAWIR / AZNAVUR VE DUGİRÊ
YanıtlaSilXelef Ağa hakkında ulaşılabilen önemli tarihî kayıtlardan biri, Eznawir (Aznavur) ve Dugirê çevresindeki faaliyetleriyle ilgilidir.
Kürtçe yayımlanan “Gund û Goristana Dugirê” adlı çalışmada, İngiliz gezgin James Buckingham’ın seyahat eserine dayanılarak Dugirê’nin tarihi anlatılmaktadır.
Bu çalışmada Dugirê köyünün 1816 yılında kurulduğu ve kuruluş döneminde Xelaf Axa’nın hâkimiyeti altında bulunduğu belirtilmektedir.
Aynı bölümde Xelaf Axa’nın o dönemdeki merkezi/payitahtının Eznawir köyü olduğu ifade edilmektedir. Eznawir’in Dugirê’nin karşısında bulunduğu ve iki yer arasındaki mesafenin yaklaşık 8 kilometre olduğu belirtilir.
Buna göre kaynakta verilen temel bilgiler şöyledir:
* Adı: Xelaf Axa / Xelef Ağa
* Merkezi: Eznawir (Aznavur)
* Hâkimiyet alanı: Dugirê ve çevresi
* Tarih: 1816 civarı
* Dugirê ile Eznawir arasındaki mesafe: yaklaşık 8 km
Kaynak, Dugirê’nin Dorika grubuyla bağlantılı olduğunu ve köyün ağalık/ileri gelenlik makamının Ebbês ailesi ile ilişkili olduğunu da anlatmaktadır.
Buradaki önemli nokta şudur: Dugirê, Xelef Ağa’nın kendi köyü olarak değil, onun hâkimiyeti altında bulunan bir yerleşim olarak gösterilmektedir. Xelef Ağa’nın merkezi ise Eznawir’dir.
XELEF AĞA’NIN AZNAVUR ÇEVRESİNDEKİ ROLÜ
Xelef Ağa hakkında daha önemli bir kayıt, Fransız araştırmacı Pierre Rondot’un 1936 tarihli çalışmasında bulunmaktadır.
Rondot, Aznaour (Aznavur) çevresindeki bazı Kürt topluluklarından söz ederken, kuzeydeki dağlık bölgelerden gelen toplulukların Aznavur çevresine belirli bir Xelaf Axa tarafından yerleştirildiğini aktarır.
Rondot, Xelef Ağa’yı Fransızca:
“agent des émirs de Botan”
ifadesiyle tanımlar.
Bu ifade Türkçeye:
“Botan emirlerinin görevlisi/temsilcisi”
şeklinde çevrilebilir.
Buna göre Xelef Ağa’nın Botan Emirliği ile siyasî veya idarî bir bağlantısı olduğu anlaşılmaktadır.
Rondot’un anlatımına göre Xelef Ağa’nın önemli faaliyetlerinden biri, kuzey dağlarından gelen Kürt topluluklarının Aznavur çevresine yerleştirilmesidir.
Dolayısıyla Xelef Ağa kaynakta yalnızca bir köy ağası olarak değil, Aznavur çevresinde etkili olan ve Botan emirleriyle bağlantılı bir yerel güç olarak karşımıza çıkmaktadır.
XELEF AĞA VE BOTAN EMİRLERİ
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, kaynakta Xelef Ağa’nın “Botan emiri” olarak değil, “Botan emirlerinin görevlisi/temsilcisi” olarak tanımlanmasıdır.
Yani kaynaklardaki bilgiye göre:
Botan Emirleri → Xelef Ağa → Aznavur çevresi
şeklinde bir siyasî/idarî bağlantı bulunmaktadır.
Xelef Ağa’nın Aznavur çevresindeki bazı Kürt topluluklarının yerleşiminde rol aldığı ve bunu Botan emirleriyle bağlantılı olarak gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır.
1816 VE DUGİRÊ
Dugirê hakkındaki kaynakta verilen en önemli tarih 1816’dır.
Kaynağa göre:
Dugirê 1816 yılında kurulmuş ve o dönemde Xelaf Axa’nın hâkimiyeti altında bulunmuştur.
Aynı kaynak:
Xelaf Axa’nın o dönemdeki merkezinin Eznawir olduğunu
ve
Eznawir ile Dugirê arasında yaklaşık 8 kilometre bulunduğunu
belirtmektedir.
Bu nedenle kaynak açısından tarihî bağlantı:
1816 → Xelaf Ağa → Eznawir/Aznavur → Dugirê
şeklindedir.
Buckingham’ın kitabının daha sonraki bir tarihte yayımlanmış olması, olayın o tarihte gerçekleştiği anlamına gelmez; Dugirê anlatısında verilen tarih 1816 olarak aktarılmaktadır.
XELEF AĞA HAKKINDA KAYNAKLARIN ORTAYA KOYDUĞU TABLO
Kaynaklarda Xelef/Xelaf Ağa:
Eznawir/Aznavur merkezli bir yerel güç olarak görülmektedir.
1816 civarında Dugirê’nin onun hâkimiyeti altında olduğu aktarılmaktadır.
Aznavur çevresine kuzeyden gelen bazı Kürt topluluklarının yerleştirilmesinde rol aldığı belirtilmektedir.
Pierre Rondot tarafından “Botan emirlerinin görevlisi/temsilcisi” olarak tanımlanmaktadır.
Dolayısıyla kaynakların ortaya koyduğu çerçeve:
Devamı başka yorumda yorum uzun olduğu içim sığmadı
Xelef Ağa
YanıtlaSil→ Eznawir/Aznavur
→ Dugirê ve çevresinde hâkimiyet
→ Aznavur çevresine toplulukların yerleştirilmesi
→ Botan emirleriyle siyasî/idarî bağlantı
şeklindedir.
Burada tarihî açıdan önemli bir ihtiyat noktası vardır: Dugirê kaynağındaki Xelaf Axa ile Pierre Rondot’un bahsettiği Xelaf Axa’nın kesin olarak aynı kişi olduğunu kanıtlayan doğrudan bir belge henüz ortaya konmuş değildir. İsim ve coğrafya bakımından güçlü bir örtüşme bulunmaktadır; ancak kesin kimliklendirme için daha erken tarihli birincil belgelere ihtiyaç vardır.
KAYNAKLAR
1. Konê Reş, “Gund û Goristana Dugirê” – Bîrnebûn
Dugirê’nin 1816’da Xelaf Ağa’nın hâkimiyetinde olduğunu ve Eznawir’in Xelaf Ağa’nın merkezi olduğunu aktarır.
Gund û Goristana Dugirê – kaynak yazı
Bîrnebûn PDF
2. Pierre Rondot, “Les Tribus montagnardes de l’Asie antérieure – Quelques aspects sociaux des populations kurdes et assyriennes”, 1936
Aznavur çevresine kuzey dağlarından gelen Kürt gruplarının “un certain Xelaf axa, agent des émirs de Botan” tarafından yerleştirildiğini aktarır.
Pierre Rondot – 1936 tarihli çalışma
Bu kaynaklarda Xelef/Xelaf Ağa; Eznawir/Aznavur, Dugirê ve Botan emirleriyle bağlantılı olarak karşımıza çıkan tarihî bir şahsiyettir.
Lütfen bu kaynakların araştırılmasını istiyorum ve burda eksik olan yerlerin de bu şekilde doldurulmasını ve bizlere bu güzel tarihin izi kalmasını istiyoruz
Xelef Ağa hakkında kaynakta geçen bilgi
YanıtlaSilKürt yazar Konê Reş, Ji Stêrên Welatê Qedexe adlı eserinde Bagok ve Hevêrkan bölgesinin tarihini anlatırken Xelef Ağa ve ailesinden söz etmektedir.
Kaynakta, 1847 yılında Mîr Bedirxan’ın önderliğindeki Botan Emirliği’nin dağılmasından ve 1855 yılında Ezdînşêr’in isyanının yenilgiye uğramasından sonra, bölgede yeni bir dönemin başladığı anlatılır. Bu bağlamda Xelef Ağa ve ailesinin hükmünden/yönetiminden söz edilir.
Kaynakta geçen ifade:
“…piştî jihevketina mîrnişiya Botan di sala 1847 an de bi serokatiya Mîr Bedirxan û têkçûna şoreşa Ezdînşêr di sala 1855 an de û di pey wan re fermana Xelef Axa û malbata wî…”
Türkçe anlamı:
“1847 yılında Mîr Bedirxan’ın önderliğindeki Botan Emirliği’nin dağılmasından ve 1855 yılında Ezdînşêr isyanının yenilgiye uğramasından sonra, Xelef Ağa ve ailesinin hükmü/yönetimi döneminde…”
Kaynak bu bölümde Bagok ve özellikle Hevêrkan bölgesindeki toplumsal ve siyasi durumun değiştiğini anlatmaktadır.
Kaynak ve kanıt
Konê Reş, Ji Stêrên Welatê Qedexe, 2013, Duhok. Eserin künyesinde yazar Konê Reş, kitap adı Ji Stêrên Welatê Qedexe, baskı yeri Duhok ve 2013 bilgileri yer almaktadır.
Kitabın PDF'si – Institut kurde de Paris
Belgedeki anlatının Türkçe aktarımı
YanıtlaSilBelge, Digirê köyünün Mardin sancağı, Nusaybin kazası ve Aznawar nahiyesine bağlı olduğunu anlatıyor.
Metinde bölgenin Xelef Ağa adlı bir kişinin hâkimiyetiyle ilişkilendirildiği görülüyor. Xalef Ağa’nın bölgede etkili bir kişi olduğu ve Osmanlı Sultanı’nın ticaret kervanlarının güvenliğini sağladığı anlatılıyor.
Belgenin devamındaki anlatıda, Sultan’ın Xelef Ağa’yı desteklediği ve yaklaşık 20.000 savaşçının onun desteğine gönderildiği ifade ediliyor.
Belgenin okunabilen kısmında ayrıca Digirê, Aznawar ve bölgedeki yerleşim/toprak ilişkileri hakkında çeşitli maddeler bulunuyor. Ancak fotoğrafın çözünürlüğü nedeniyle bu maddelerin tamamını güvenilir biçimde kelime kelime okumak mümkün değil.
Bu nedenle 20.000 savaşçı, Osmanlı Sultanı ve Xelef Ağa arasındaki ilişkiyi, belgenin fotoğrafından bağımsız olarak raporun İngilizce açıklaması da doğruluyor. Raporda açıkça bu tarihsel anlatı aktarılıyor.
Çok önemli: Belgenin tarihi
Belgenin altında şu açıklama bulunuyor:
Görsel No. 20 – 1950’lerden kalma orijinal bir belge.
Açıklamaya göre belge, Süryani Kilisesi’nin başkan yardımcısı ile Dêrik köyünün sahibi Abdul Ghani ailesinden bir kişi arasında imzalanmış. Rapora göre Dêrik, günümüzde el-Malikiyah olarak biliniyor.
Dolayısıyla bunu “1950’lerde Xelef Ağa yaşamış” şeklinde anlamamak gerekir. Belge 1950’lerde düzenlenmiş ve daha eski tarihî olayları/iddiaları aktarıyor.
Kaynak: Deprivation of Existence: The Use of Disguised Legalization as a Policy to Seize Property by Successive Governments of Syria — Syrians for Truth & Justice, 2020.
Belge: Görsel No. 20, PDF sayfa 49.
Raporun PDF'si – Syrians for Truth & Justice
“1950’lerden kalma bir belgede aktarılan tarihî anlatı.”
James Buckingham’ın 1816 seyahat kaydı
YanıtlaSilArapça kaynak, İngiliz gezgin James Silk Buckingham’ın 1816’da Mardin–Musul yolculuğunu aktarıyor. Buckingham’ın gördüğü yerlerden biri Aznavur (Aznawır).
Aktarılan bölümün Türkçe çevirisi:
“Nusaybin’den ilerlerken sağda ve solda göz alabildiğine birçok köy görüyorduk. Bunların isimlerini bilmiyordum. Son ve en büyük köy, yüksekçe bir yerde bulunan Aznavur adlı köydü. Çadırımızı kurar kurmaz kuzeydeki tepelerden yaklaşık elli süvari geldi. Güzel atlara binmişlerdi ve uzun mızraklarla silahlıydılar. Bunların hepsi bu bölgedeki büyük bir süvari topluluğunun lideri olan Xalef Ağa’nın adamlarıydı. Bize onun Urfa ile Musul arasındaki bölgelerde yaşayan en güçlü reislerden biri olduğu söylendi. Bu büyük reis ve diğer küçük reislerin çoğu Kürt ve Müslümandı. Kesin olan, bu reisin kendi sancağı altında 20.000 süvari toplayabilecek güçte olduğuydu.”
Bu çok değerli bir kayıt, çünkü 1816’da olayın içinde bulunan bir Avrupalı gezginin gözlemi olarak aktarılıyor. Xelef Ağa’nın yalnızca bir köy ağası olmadığını, ciddi askerî gücü olduğunu gösteriyor.
⸻
Daha ilginç: Xelef Ağa’nın adı bir yerleşim adına dönüşmüş
Aynı araştırmada Buckingham’ın yolculuğundan başka bir bölüm aktarılıyor:
“ضيعة خليف آغا” — “Diy’a/Köyü Xalef Ağa”
Buckingham’ın yol tarifinde, bir köyün orada yaşayan reis Xalef Ağa’nın adıyla anıldığı belirtiliyor. Köy yaklaşık 50 ev ve yanında yaklaşık 100 çadır bulunan bir yerleşim olarak tarif ediliyor.
Bağdat Valisi Ali Paşa, 1834 yılında Hacı Esad Bey’i Mardin voyvodası olarak tayin eder. Ancak bir süre sonra aralarında anlaşmazlık çıkar. Bunun üzerine Musul Mutasarrıfı İnce Bayraktar Mehmed Paşa, 4.000 askerle Mardin üzerine yürür. Paşa, Aşiti bölgesinde konakladığında, Aşiti reisi Yusuf Xalef yiyecek vermek istemeyerek Maryab köyüne sığınır. Mehmed Paşa köylerini yağmalar. Ağustos 1834’te Yusuf Xalef’i tutuklayarak İstanbul’a gönderir.
YanıtlaSilÖncelikle merhabalar Elimde bir videyo var xelef Ağa nerden geldiğini söylen dedelerden duyma kulaktan kulağa gelen bilgiler Abdal ağanın xelef ağa ile bir ilgilisi olmadığı bir ayle bagının olmadığı dile getiren seslendiren bir görüntü görüntünün tarihi 17 Yıl önce Sögutlu Grebiya çekilmiş bir bilgilemdirme videyosu
YanıtlaSilSayfayı e posta yoluyla sizlere göndermek istedim ama e posta bulunamadı diye uyarı aldım sayfadaki e posta adresinde bir sıkıntı vardi diye gönderimi sağlayamadım burda amacım sizlerin bize bu güzel bilgileri tarihin seslerini ayak izlerini bize aktarmanızdan ameginizden dolayı çok teşekkür ederiz.
Selamlar. kendi mail adresinizden yeni oluştur sekmesine tıklayın ve alıcı kısmına asirettarihi@gmail.com adresimizi yazıp video'yu ekleyebilirsiniz. İyi günler dileriz.
Sililetişim sayfamız yeniden düzenlendi. oradan da mail gönderebilirsiniz.
SilTeşekkür ediyorum video mail gönderimi sağladım yada sağlayabildim elinize ulaşmıştır umarım
SilSaygılarımla
NUSAYBİN – GREBYA (GİRİBİYA) HAKKINDA KAYNAK KAYITLARI
YanıtlaSil1. 1870 – Süryani Ortodoks Patrikhanesi Aidat Defteri
1870 tarihli Süryani Ortodoks Patrikhanesi’ne ait aidat defteri, Grebya hakkında tarihî bir kayıt içermektedir.
Kaynak:
Iskandar Bcheiry, The Syriac Orthodox Patriarchal Register of Dues of 1870: An Unpublished Historical Document from the Late Ottoman Period, Gorgias Press, 2009.
Belgenin niteliği:
1870 tarihli Süryani Ortodoks Patrikhanesi aidat kaydıdır. Çalışma, Mardin’deki Kırk Şehitler Kilisesi arşivinde bulunan el yazması deftere dayanmaktadır.
2. 1900 civarı – Diyarbekir Vilayeti yerleşim kayıtları
Diyarbekir Vilayeti’ndeki gayrimüslim yerleşimleri üzerine hazırlanan çalışmada Grebya/Giribiya ve Söğütlü adlarının tarihî yerleşim adları olarak araştırıldığı görülmektedir.
Kaynak:
Suavi Aydın & Jelle Verheij (ed.), Social Relations in Ottoman Diyarbekir, 1870–1915, Brill, 2012.
Eserin niteliği:
Osmanlı Diyarbekir Vilayeti’nin 1870–1915 dönemindeki sosyal ve demografik yapısını inceleyen akademik çalışmadır.
3. 1914 – Grebya’daki Süryani nüfusu
1914 dönemine ilişkin nüfus verilerinde Grebya’da yaklaşık 300 Süryani bulunduğu bilgisi aktarılmaktadır.
Kaynak:
Bu bilgi, daha sonraki tarih araştırmalarında Paris Barış Konferansı’na sunulan Asuri-Keldani nüfus listelerine dayandırılarak aktarılmıştır.
4. 1915 – Grebya köyü ve Hasan Ağa
1915 dönemiyle ilgili bir çalışmada Diyarbekir Vilayeti’ndeki kişiler arasında şu kayıt yer almaktadır:
“Nusaybin Grebya köyü Ağa Hasan.”
Bu kayıt, 1915 döneminde Hristiyanları korumaya çalışan kişilerle ilgili listede yer almaktadır.
Kaynak:
Burçin Gerçek’in 1915 dönemindeki Diyarbekir Vilayeti’nde Hristiyanları koruyan kişiler üzerine yaptığı araştırma.
5. Grebya’daki Süryaniler ve Hasan Ağa
Grebya hakkında daha sonraki bir tarih araştırmasında, 1915 olayları sırasında Grebya’daki Süryanilerin bir bölümünün “komşu Kürtlerden Hasan Ağa” tarafından korunarak Habab-Ehwo bölgesine götürüldüğü aktarılmaktadır.
Kaynak:
Sabro, “Sayfo’ya giderken: Boşaltılan Süryani köyleri (4)”, 6 Haziran 2026.
İngilizce yayımlanan kaynak:
SyriacPress, “On the Way to Sayfo Remembrance Day: Abandoned Syriac Villages – Part 4”, 7 Haziran 2026.
Önemli not: Bu son kaynak, 1915 döneminde yaşanan olayları sonradan araştırıp aktaran bir çalışmadır; doğrudan Osmanlı Devleti’nin 1915 tarihli orijinal arşiv belgesi değildir.
Burdaki Hasan Ağa soy ağaçındaki (Hasan) olabilir (Selim) babası olan Hasan Ağa
KAYNAKLAR
1. Iskandar Bcheiry (2009) – The Syriac Orthodox Patriarchal Register of Dues of 1870, Gorgias Press.
2. Suavi Aydın & Jelle Verheij (ed.) (2012) – Social Relations in Ottoman Diyarbekir, 1870–1915, Brill.
3. Burçin Gerçek – Diyarbekir Vilayeti’nde 1915 döneminde Hristiyanları koruyan kişiler üzerine çalışma; listede “Nusaybin Grebya köyü Ağa Hasan” kaydı.
4. Sabro (2026) – “Sayfo’ya giderken: Boşaltılan Süryani köyleri (4)”, 6 Haziran 2026.
5. SyriacPress (2026) – “On the Way to Sayfo Remembrance Day: Abandoned Syriac Villages – Part 4”, 7 Haziran 2026.