Türk edebiyatı tarihi, kopuzun teline vurulan ilk mızrapla
başlar. Yazıdan çok önce ozanlar, baksılar, şaman-bard geleneğiyle destan,
koşuk, sagu ve yırları nesilden nesile aktardı. Ancak M.Ö. dönemlere ait Türk
dilinde yazılmış, bilimsel olarak doğrulanmış tablet, taş veya başka bir nesne
bulunmuyor. Türkçenin yazılı tarihi, 8. yüzyılda, Göktürk Kağanlığı döneminde
dikilen anıtlarla somutlaşır. Daha eski runik benzeri işaret iddiaları ya başka
dillere aittir ya da akademik kabul görmez.
1. M.Ö. Dönem: Türkçe Tablet Var mı?
Bugüne kadar Sümer, Akad, Hitit, Urartu, Mitanni dillerinde
on binlerce çivi yazılı kil tablet bulundu. Fakat M.Ö. döneme ait,
Türkçeye ait olduğu kanıtlanmış bir tablet, yazıt veya şiir yoktur.
Türkçenin atası sayılan Ön Türkçe dönemine ait yazılı belge mevcut değil. Bu
nedenle edebiyat tarihimiz yazılı olarak M.S. 8. yüzyılda başlıyor.
2. Yazıya Geçen İlk Ses: Orhun Yazıtları – 8. Yüzyıl
Orhun Yazıtları / Göktürk Kitabeleri, Türk dilinin
ilk alfabesi Göktürk runik yazısıyla yazılmış 4 anıt taştır. Moğolistan’dadır:
Kül Tigin ve Bilge Kağan yazıtları Orhun Irmağı kıyısında, Tonyukuk yazıtları
Ulan Batur yakınında Nalaikh’tedir. Bunlar Türk dilinin ve tarihinin en eski
yazılı belgeleri, “Türk” adının geçtiği ilk kendi dilindeki metinlerdir.
Yazarları ve Edebi Niteliği:
- Tonyukuk
Yazıtı (716-725): Bizzat vezir Tonyukuk’un kendisi kayaya yazdırdı.
Bilge, stratejist bir liderin sesi.
- Kül
Tigin Yazıtı (732) ve Bilge Kağan Yazıtı (735):
Metinleri Bilge Kağan’ın oğlu Yollug Tigin kaleme aldı.
Tonyukuk’tan sonra Türkçenin bilinen ilk yazarı kabul
edilir. Tahta çıktıktan sonraki adı Ay Kağan’dır. “Yollug Tigin bitig taş”
ifadesiyle adını yazıta kazıdığı için hükümdarlığından çok sanatçı yönüyle
öne çıkar.
Bu metinler düz yazı görünse de epik üsluplu, şiirsel
niteliği yüksektir. Kahramanlık, devlet yönetimi, Çin’e karşı mücadele, Türk
birliği ve Tengri inancı temalarını işler. Hece ölçüsü, aliterasyon, benzetme,
atasözü ve ritmik tekrarlar içerir. Bazı araştırmacılar bunları
“tarihi-kahramanlık şiiri” olarak nitelendirir. Orhun Yazıtları, sözlü
gelenekten yazılıya geçişin zirvesidir ve modern Türkçenin gramer, kelime
dağarcığı açısından temelini oluşturur.
En Etkileyici Mısralar:
“Üstte mavi gök, altta yağız yer yaratıldığında, ikisinin arasında insan
oğlu yaratılmış.”
“Türk milleti yok olmasın diye… Aç milleti doyurdum, çıplak milleti
giydirdim.”
“Devleti yasa ile yöneterek… Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye…”
Orhun’dan önce Yenisey yazıtları gibi daha
kısa runik metinler vardır; ancak 7.-9. yüzyıllara tarihlenir ve Orhun kadar
kapsamlı değildir.
3. Adı Bilinen İlk Türk Şairi: Aprın Çor Tigin – Uygur
Dönemi 8-9. Yüzyıl
Aprın Çor Tigin, Uygur dönemine ait Mani dininin
etkisinde şiirler yazmış, adı bilinen ilk Türk şairidir. Turfan
kazılarında bulunan şiirleri ilk kez A. von Le Coq tarafından 1919’da
yayımlanmıştır. “Tigin” unvanı şehzade olduğuna işaret eder.
Bulunan iki şiiri:
- İlahi
tarzında Mani övgüsü: Üç dörtlük, ilk dörtlüğü zedelenmiş.
“Bilegüsüz yiti vajır tiyür / Elmastan daha keskin bilgilim, asilim, ışığım…” - “Sevgili”
şiiri: Yedi dörtlük, aşk konusunda din dışı bir şiir. İlk dörtlüğü
kayıp. Uygur edebiyatının ilk ve en eski lirik şiir örneği sayılır.
Şiirleri dörtlükler halinde, mısra başı kafiyelidir. Böylece
Aprın Çor Tigin, şairi belli ilk Türkçe şiirlerin yazarı olarak kabul edilir.
4. Uygur ve Karahanlı Dönemi: Kağıda Geçen Edebiyat 9-11.
Yüzyıl
Uygur Kağanlığı’nda (744-840) edebiyat kâğıda geçtiği için
çoğu eser kayboldu. Ancak Maniheizm, Budizm ve sonra İslam etkisiyle manzum
eserler çoğaldı. Aprınçur Tigin, Çuçu, Kül Tarkan, Çısuya Tutung gibi
Uygur şairlerin eserleri kısmen günümüze ulaştı.
- yüzyılda
Karahanlı dönemiyle klasikleşme başlar:
- Yusuf
Has Hacib (∼1019-1085): Kutadgu Bilig “Kutlu
Bilgi” adlı mesnevi tarzı didaktik eser. Ahlak, devlet yönetimi ve
mutluluk arayışını şiirsel olarak ele alır. Türk edebiyatının ilk büyük
kitabıdır.
- Mahmud
Kaşgari (11. yy): Divanü Lügati’t-Türk’te halk
şiirlerinden örnekler derledi; erken Türk şiirinin folklorik mirasını
korudu.
5. Sözlü Geleneğin Devamı: Anadolu’ya Geçiş
İslam öncesi ve erken İslam döneminde ozanlar /
âşıklar kahramanlık destanlarını aktardı. Kitab-ı Dede Korkut elyazmaları
14.-16. yy olsa da kökleri çok eskiye iner; Oğuz Türklerinin epik şiir-proza
karışımı eseridir.
Anadolu’da 12.-14. yüzyılda tasavvufi şiir yükselir:
- Ahmed
Yesevi (12. yy): Divan-ı Hikmet, halk Türkçesiyle
tasavvufi dörtlükler.
- Yunus
Emre (13.-14. yy): İlahi sevgiyi, insanlığı sade Türkçe’yle
işleyen en büyük halk şairi.
6. Tarihsel Bağlam ve Zorluklar
Türkler göçebe bir toplumdu; yazı taş üzerine sınırlı kaldı.
Çin kaynakları erken dönemlerden bahsetse de kendi dilindeki ilk kalıcı
kayıtlar Orhun’dur. Edebiyat, sözlüden yazılıya, destandan divan şiirine
evrilirken hece ölçüsü, dörtlük yapısı ve doğa-kahramanlık temaları korundu.
Fars-Arap etkisiyle aruz vezni sonraki dönemde girdi.
Tablo: İlk Türk Şair-Yazarları ve En Eski Metinler
|
İsim |
Dönem |
Eser/Metin |
Özellik |
Yazıldığı Nesne |
|
Tonyukuk |
716-725 |
Tonyukuk Yazıtı |
Kendi metnini yazdıran ilk devlet adamı |
Kaya |
|
Yollug Tigin |
732-735 |
Kül Tigin, Bilge Kağan yazıtları |
Türkçenin bilinen ilk yazarı |
Dikili taş anıtlar |
|
Aprın Çor Tigin |
8-9. yy Uygur |
Mani ilahisi, “Sevgili” lirik şiiri |
Adı bilinen ilk Türk şairi |
Turfan kağıt yaprakları |
|
Yusuf Has Hacib |
|
Kutadgu Bilig |
İlk büyük mesnevi |
Kağıt kitap |
Sonuç: Taşa Kazınan Millet Mektubu
- M.Ö.
döneme ait Türkçe tablet/şiir yok. Bilinen en eski yazılı Türkçe M.S.
8. yy Orhun Yazıtları’dır.
- İlk
Türk yazarı: Orhun metinlerini yazan Yollug Tigin. İlk
şair-yazar figürüdür.
- Adı
bilinen ilk Türk şairi: Uygur şair Aprın Çor Tigin. Lirik
aşk şiiri ve Mani ilahisiyle 1200 yıl önceden seslenir.
- İlk
büyük eser: Kutadgu Bilig ile klasik dönem başlar.
Orhun taşları sadece anıt değil; bir milletin kendine
yazdığı ilk mektup, devlet felsefesinin “töre”, “kut” ve direniş belgesidir.
Aprın Çor Tigin’in dizeleri kağıda düşmüş ilk lirik nefestir. Sözlü gelenek
binlerce yıl öncesine gitse de, yazıyla ispatlayabildiğimiz tarih 8. yüzyılda
başlar. Yeni kazılar ve dil çalışmaları bu tarihi geri çekebilir; ama şimdilik
en eski tapumuz Orhun’da dikili duruyor. Bu miras, destanlardan modern şiire
uzanan süreklilikle Türk kültürünün temel taşı olmaya devam ediyor
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
⚠️ UYARI:
Küfür, hakaret, Herhangi bir örgüt propagandası, tehdit, ve kişisel veri paylaşımı yasaktır.
Bilgilendirici, saygılı ve yapıcı yorum yazmaya özen gösterin.