Lek (Lik / Lîk) Aşireti: Köken Tartışmaları, Tarihî Yerleşim ve Etnik Kimlik Analizi
Lek (çoğu kaynakta Lek, bazı Osmanlı defterlerinde Lik olarak kaydedilen) aşireti, Osmanlı döneminde Kerkük, Diyarbakır, Bingöl, Çapakçur (Bingöl) ve çevresinde varlık gösteren, etnik kökeni ve köken tartışmalarıyla dikkat çeken bir topluluktur. Aşiret, tarih boyunca göçebe ve yarı göçebe yaşam tarzı sürdürmüş; günümüzde ise yerleşik düzene geçmiş mensuplarıyla tanınır. Osmanlı arşivlerinden günümüze uzanan kayıtlar ve yerel rivayetler, aşiretin hem Türkmen hem de Kürt unsurları barındıran karmaşık bir kimliğe sahip olduğunu gösterir.
Osmanlı Arşiv Kayıtları: 111 Numaralı Kerkük Livâsı Mufassal Tahrir Defteri (Kanûnî Devri)
Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yer alan 111 numaralı Kerkük Livâsı Mufassal Tahrir Defteri’nin 49b varagında “Lik taifesi” olarak kaydedilen cemaat, 28 haneden oluşmaktadır. Üzerlerine hane ve koyun vergisi olarak 1.550 akçe yüklenmiştir. Defterde isimler “lam, ye ve kef” harfleriyle yazıldığından “Lik” şeklinde okunmuştur. Farklı kaynaklarda genellikle “Lek” olarak geçen bu topluluğun adı, Farsça’da “ahmak, ebleh” anlamına gelen “lek” ile çağrışım yapan “lik” (çağırgan toy adlı etli tatlı bir kuş) kelimeleri arasında tartışılmıştır. Cemaatlerin kuş isimlerini kendilerine ad olarak aldığı göz önüne alındığında, “Lik” okunuşu daha doğru kabul edilmiştir.
Defterdeki kişisel isimler (Allahverdi, Şahverdi, Kayıtmaz, Kara, Pirkulu, İmamkulu, Dönmez, Göçeri, Satılmış, Ocak, Karaca vb.) tamamen Türkçe kökenlidir. Bu durum, aşiretin Türkmen kökenli olduğunu savunan görüşleri güçlendirir. Anadolu’nun birçok bölgesinde benzer isim yapısına sahip Lek/Lik toplulukları bulunması da bu tezi destekler.
Diğer Araştırmalar ve Rivayetler
Lek aşireti mensuplarının kendi araştırmalarında aşireti Bermekî ailesinin bir kolu olan Süveydî / Svîdî aşiretine bağladığı görülür. Rivayete göre 16. yüzyılda Seyyid Muhammed’in torunlarından Lalla Hasan tarafından İran’ın İsfahan yöresinden getirilerek Çapakçur (Bingöl) Hançuk mıntıkasına yerleştirilmişlerdir. Bu bölgeye yerleşen Lekler, Karakoçan, Arabağa (Dep), Paş köyü ve Golan köylerinde de yaşamaktadır.
Başka bir rivayette, Lek beyliğinin Bermekîlerin torunları olduğu, Medine’nin kuzeyinde Medine’ye iki fersah uzaklıktaki Süveydî beldesinden gelerek Kürdistan’a yerleştikleri ve Esved isimli bir sahabenin soyundan geldikleri ifade edilir.
Araştırmacı yazar Ruhavî’ye göre “Lek” kelimesi yörede “yenilmeyen asker” anlamına gelir. Irak’ta geniş nüfuslu bir aşiret olarak Lekî adıyla bilinir; asıl vatanları İran’dır. Günümüzde Karaulus aşireti ile komşudurlar ve Mendeli civarında yaşarlar. Kabileleri şöyledir:
- Zergoşî: İran ve Irak’ta bulunur; Hurremabad civarında çoğunluktadır. Irak’taki kısmı Feylî aşireti ile birlikte yaşar.
- Soremerî: Irak’ta Feylî aşireti ile birlikte; Xanikin, Benkedre, Şarevan civarında.
- Rozbehan: Feylîlerle birlikte yaşar.
- Şeyhbızınî: Türkiye’deki kısmı daha önce bahsedilen Lek koludur; Feylîlerle birlikte yaşar.
Lek / Lezgi / Ligye Bağlantısı ve Kafkasya Kökeni Teorisi
Arşak Poladyan ve diğer araştırmacıların aktardığı üzere “Lek” adı antik dönemlere uzanır:
- Heredot, Kolkis ile Pontus içi ve çevresinde “Ligye”lerden söz eder.
- Strabo, Lekler’e (“Lege”) İskit der.
- Tacitus, Yukarı Oder ve Vistula’da Lygiiler’den bahseder; beş aşiretleri vardır: Arii, Elysii, Manimi, Naharvali ve Helvecones.
- Robert Ellis, Lek adıyla Likya’nın eski halkı Lycii’ler arasında benzerlik görür.
- Ossetçe’de Lek (Lygii) adının karşılığı Lag veya Lezgi’dir; Lek ve Lezgi aynı adın farklı dillerdeki şekilleridir.
- Minorsky, Rusça’da Dağıstan sakinlerine ayrımsız “Lezgin” dendiğini; Arap coğrafyacılarının bu terimi yalnızca Güney Dağıstan aşiretleri için kullandığını belirtir. 1926’da Lezgi dili/diyalekti konuşan 134.536 kişi vardır.
- Kafkasya’da Şirvan kuzeyinde “Lakz Krallığı” bulunmuş; Masqat’ın batısındaki dağlarda “Lakz” adlı aşiretler yaşamıştır. Lakz adı, Lak (Lag, Lek) + İrani sonek “-z”den oluşur; yerel dilde Lak “adam” anlamına gelir.
- Gürcüler Lezgiler’e “Lekhethi”, Ermeniler “Lêkeh” der. Antik adları “Lege” veya “Lagae”dir; kökü Ossetçe “Lag” veya “Lesgi Les” olup “adam” anlamındadır.
- Evliya Çelebi, Trabzon’un bir adının “Lezki Şehri” olduğunu; doğusunda “Gezgi” dağının halkına “Gezgi kavmi” dendiğini, bunun bazen yanlışlıkla “Lazki” veya “Laz kavmi” olarak söylendiğini yazar.
- Türk milliyetçisi Edip Yavuz, Kürtler arasında Lek diye bilinen “Lezgi (Lekzi)”lere Bizanslılar’ın “Laz (Lazik)” dediğini; Türkiye’de Çerkezler’e de “Lezgi” denildiğini belirtir.
- General İsmail Berkok, Lezgiler içinde “JEL” ve “LEJ” adlı aşiret ve kabilelerin bulunduğunu; Lezgi adının Jel/Lej’den geldiğini yazar.
Bu bilgiler, Dersim toponomisinde görülen Laç, Laçin, Lazvan, Jêl(e) ve Gel gibi adların Lek/Lezgi ile aynı kökten veya kategoriden olabileceğini düşündürür.
Genel Değerlendirme
Lek / Lik aşireti, Osmanlı arşivlerinde Kerkük’te 28 haneli, Türkçe isimler taşıyan bir Türkmen cemaati olarak kaydedilmiş; ancak İran, Irak ve Anadolu’daki kollarında Kürt ve Arap unsurlarla karışmış bir yapı gösterir. Süveydî / Bermeki bağlantısı, Seyyid Muhammed torunu Lalla Hasan’ın 16. yüzyılda İsfahan’dan Çapakçur’a getirilmesi rivayeti ve Esved soyu iddiası, aşiretin Seyyid kökenli bir Arap-Kürt karışımı olduğunu düşündürür. Antik Ligye / Lezgi / Lakz bağlantıları ise Kafkasya kökeni teorisini güçlendirir. Günümüzde aşiret, Bingöl, Karakoçan, Arabağa, Paş köyü, Golan ve Mendeli civarında yaşamakta; Zergoşî, Soremerî, Rozbehan ve Şeyhbızınî gibi kabilelerle varlık gösterir.
Aşiret, etnik ve tarihî kimlik açısından karmaşık bir yapı sergiler; Türkmen, Kürt, Arap ve muhtemel Kafkas unsurların birleşimiyle oluşmuştur. Lek isminin “yenilmeyen asker” anlamı, yörede askeri direniş ve yiğitlik simgesi olarak kullanılmıştır.
Kaynakça
- Başbakanlık Osmanlı Arşivi, 111 Numaralı Kerkük Livâsı Mufassal Tahrir Defteri (Kanûnî Devri), varak 49b.
- Muhammed Emin Zeki Beg. Kürtler ve Kürdistan Tarihi (1931; Lek aşireti genel referansı).
- Abbas el-Azzavi. Aşâiru’l-Irak (Lek kabileleri ve Irak yerleşimleri).
- Ruhavî. Lek aşireti araştırmaları (yöresel anlam ve Süveydî-Bermekî rivayeti).
- Arşak Poladyan. Lekler’in adları ve kökenleri (Heredot, Strabo, Tacitus, Minorsky, Robert Ellis alıntıları).
- Vladimir Minorsky. Lezgi ve Lakz çalışmaları (Dağıstan ve Kafkasya bağlantıları).
- General İsmail Berkok. Tarihte Kafkasya (Lezgi içindeki Jel/Lej aşiretleri).
- Edip Yavuz. Lezgi-Laz-Lek bağlantısı (Türk milliyetçisi görüş).
- Yakut el-Hamavî. Mu‘cemü’l-Buldân (antik Lek/Ligye referansları).
- Yerel sözlü tarih ve Bingöl-Çapakçur rivayetleri (Lalla Hasan göçü)
Kaynak göstermeden kopyalamissiniz. Ornek: Lekler hakkinda butun dedikleriniz Seyfi Cengiz'in Kafkas ve Karadeniz Halkları baslikli yazısından oldugu gibi kopyalanmistir. Bir yigin baska bilgiyi kaynak vermeden kullanmissiniz. Siz de hiç utanma, etik, ahlak yok mu? Hırsızlığı meslek edinmissiniz.
YanıtlaSil