Karesioğulları Beyliği (1296-1345)
Karesioğulları Beyliği, XIII. yüzyılın sonu ile XIV. yüzyılın ilk yarısında Kuzeybatı Anadolu'da hüküm süren bir Türk beyliğidir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin çökmesinden sonra uç beyleri tarafından kurulan küçük devletlerden biri olup adını kurucusu Karesi (doğrusu Karası) Bey'den alır.
Karesioğulları'nın menşei hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamakta, ancak Tokat'taki Hamzalar Mezarlığı'nda bulunan hanedana mensup Kutlu Melek Hatun ile oğlu Mustafa Çelebi'nin mezar taşlarından şecerelerinin Danişmendliler'e dayandığı anlaşılmaktadır (Uzunçarşılı, Kitabeler, s. 43-45).
Karesi Bey (1296-1328)
Karesi Bey, VII. (XIII.) yüzyılın sonlarından, muhtemelen 696 (1296-97) yılından itibaren Selçuklu uç beyi Kalem Bey ile (Kalemşah) oğlu Karesi Bey Bizanslılar'ın Erdek, Biga, Edremit, Bergama gibi şehirlerini fethedip Antikçağ'da Mysia adıyla bilinen Balıkesir, Bergama ve Çanakkale topraklarının büyük bir kısmına hakim oldular.
Vahşi Bey (1328-1341)
Vahşi Bey, Karesi Bey'in ölümü (728/1328'den önce) üzerine yerine oğlu Vahşi Bey geçti. O yıllarda güneyde Saruhan, doğuda Osmanlı beylikleriyle komşu olan Karesioğulları'nın topraklarını genişletme imkanı daha çok Ege adalarında ve karşıdaki Rumeli sahillerinde idi.
Karesioğulları'nın Osmanlı Beyliği'ne Katılması (1345)
Demirhan Bey ile Dursun Bey arasında meydana gelen olaylar, aynı zamanda beyliğin Osmanlı idaresi altına girişinin de başlangıcını teşkil etti. Demirhan Bey'in idaresinden memnun olmayan Vezir Hacı İlbegi ve Karesi ümerasından Evrenos Bey, Gazi Fazıl Bey, Ece Bey gibi ileri gelenler, halk tarafından çok sevilen Dursun Bey'i (halen adı Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde yaşamaktadır) Karesi tahtına davet ettiler ve bu hususta Orhan Bey'den yardım istediler.
Kaynakça:
- İbn-i Battuta, Seyahatname
- Ömerî, Mesâlikü'l-ebsâr
- Şikârî, Karaman Tarihi
- Uzunçarşılı, İ. H., Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri
- T.C. Balıkesir İl Yıllığı (1973)
- Türkiye Ansiklopedisi (1958)
- İslam Ansiklopedisi (1960)
yazı çok kısa olmuş, ekleme yaparak genişletin
İste, metnin akademik düzeyde düzenlenmiş hali:
Karesioğulları Beyliği (1296-1345)
Karesioğulları Beyliği, XIII. yüzyılın sonu ile XIV. yüzyılın ilk yarısında Kuzeybatı Anadolu'da hüküm süren bir Türk beyliğidir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin çökmesinden sonra uç beyleri tarafından kurulan küçük devletlerden biri olup adını kurucusu Karesi (doğrusu Karası) Bey'den alır.
Karesioğulları'nın menşei hakkında kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamakta, ancak Tokat'taki Hamzalar Mezarlığı'nda bulunan hanedana mensup Kutlu Melek Hatun ile oğlu Mustafa Çelebi'nin mezar taşlarından şecerelerinin Danişmendliler'e dayandığı anlaşılmaktadır (Uzunçarşılı, Kitabeler, s. 43-45).
Karesi Bey (1296-1328)
Karesi Bey, VII. (XIII.) yüzyılın sonlarından, muhtemelen 696 (1296-97) yılından itibaren Selçuklu uç beyi Kalem Bey ile (Kalemşah) oğlu Karesi Bey Bizanslılar'ın Erdek, Biga, Edremit, Bergama gibi şehirlerini fethedip Antikçağ'da Mysia adıyla bilinen Balıkesir, Bergama ve Çanakkale topraklarının büyük bir kısmına hakim oldular. Karesi Bey, Bizanslılar'ın karşı hücumlarıyla geçirilen birkaç yıldan ve bu arada vuku bulan babasının ölümünden sonra Balık, Balıkesir'de çöküş halindeki Selçuklu Devleti'ne karşı bağımsızlığını ilan ederek kendi adını taşıyan beyliği kurdu. Kısa sürede Mysia bölgesinin tamamını ele geçiren Karesi Bey'in zamanında beyliğin gücü giderek arttı.
Vahşi Bey (1328-1341)
Vahşi Bey, Karesi Bey'in ölümü (728/1328'den önce) üzerine yerine oğlu Vahşi Bey geçti. O yıllarda güneyde Saruhan, doğuda Osmanlı beylikleriyle komşu olan Karesioğulları'nın topraklarını genişletme imkanı daha çok Ege adalarında ve karşıdaki Rumeli sahillerinde idi. Bu sebeple Vahşi Bey idare merkezini Bergama'ya taşıdı ve kardeşi veya oğlu olduğu sanılan Demirhan Bey'i de Balıkesir'in idaresiyle görevlendirdi.
Karesioğulları'nın Deniz Gücü
Karesioğulları, Ege sahillerindeki Türkmen beyliklerinin batıya doğru genişlemeye çalışmaları ve özellikle Avrupalılar'ın deniz ticaretine engel teşkil etmeleri karşısında Venedikliler, Rodos şövalyeleri ve Bizans İmparatorluğu bir Haçlı ittifakı kurdular. 735 Muharreminde (Eylül 1334) Edremit sularında Vahşi Bey'in kumandasındaki Türk donanmasıyla Haçlılar arasında meydana gelen şiddetli savaşta Haçlı donanması Türkler'i ağır bir yenilgiye uğrattı.
Karesioğulları'nın Osmanlı Beyliği'ne Katılması (1345)
Demirhan Bey ile Dursun Bey arasında meydana gelen olaylar, aynı zamanda beyliğin Osmanlı idaresi altına girişinin de başlangıcını teşkil etti. Demirhan Bey'in idaresinden memnun olmayan Vezir Hacı İlbegi ve Karesi ümerasından Evrenos Bey, Gazi Fazıl Bey, Ece Bey gibi ileri gelenler, halk tarafından çok sevilen Dursun Bey'i (halen adı Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde yaşamaktadır) Karesi tahtına davet ettiler ve bu hususta Orhan Bey'den yardım istediler.
Karesioğulları'nın Ekonomisi
Karesioğulları, Ege sahillerindeki limanları kontrol altında tutarak deniz ticareti yapıyorlardı. Balıkesir'de bol miktarda ipek ve ladin reçinesi üretilmekte ve Avrupa pazarlarına gönderilmekteydi. İstanbul kumaşları da çoğunlukla Balıkesir ipeğinden dokunuyordu.
Karesioğulları'nın Mimarisi
Günümüzde Karesi Beyliği'nden kalan herhangi bir mimari eser yoktur; sadece Bergama'daki Güctük Minare'nin XIV. yüzyıl başlarında Karesi Beyliği zamanında yapıldığı ileri sürülmektedir.
Kaynakça:
- İbn-i Battuta, Seyahatname
- Ömerî, Mesâlikü'l-ebsâr
- Şikârî, Karaman Tarihi
- Uzunçarşılı, İ. H., Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri
- T.C. Balıkesir İl Yıllığı (1973)
- Türkiye Ansiklopedisi (1958)
- İslam Ansiklopedisi (1960)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder