Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

KARAMANOĞULLARI BEYLİĞİ

Karamanoğulları'nın Kökenleri Üzerine Tarihsel Tartışmalar

Karamanoğulları Beyliği, Anadolu Türk beylikleri arasında önemli bir yere sahip olup, kökenleri konusunda tarihçiler arasında çeşitli görüş ayrılıkları bulunmaktadır. Bazı araştırmacılar, Karamanoğulları'nın Oğuz Türkleri'nin Afşar boyuna mensup olduğunu savunurken, diğerleri Salur boyu kökenini öne sürmektedir. Ayrıca, bazı yanlış anlamalar veya kasıtlı yorumlar nedeniyle Grek-Rum veya Ermeni kökenli oldukları iddia edilmiştir. Bu çalışma, mevcut historiografik tartışmaları inceleyerek, Karamanoğulları'nın kökenlerini Salur boyuna bağlayan kanıtları ele alacak ve akademik bir çerçevede değerlendirecektir. Araştırma, başta Şehabettin Tekindağ, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Fuad Köprülü gibi tarihçilerin eserlerine dayanmaktadır.

Historiografik Tartışmalar ve Yanlış Anlamalar

Karamanoğulları'nın kökenleri meselesi, tarih yazımında farklı yorumlara konu olmuştur. Bazı tarihçiler, beylik içinde bulunan Rum unsurları yanlışlıkla Karamanoğulları ailesiyle karıştırarak, onların Grek-Rum kökenli olduğunu iddia etmişlerdir (Hudaveroğlu, 1932). Bu tür iddialar, ya tarihî bilgi eksikliğinden ya da siyasi sahiplenme amacıyla ileri sürülmüştür.

Benzer bir hata, Hammer, Cenâbî, Hazerfen, Âlî, Karamânî ve Hayrullah Efendi gibi tarihçilerin, Karamanoğulları'nın kurucusu Nûre Sofî'yi (Nûre Sofu) Ermeni kökenli bir dönme olarak göstermeleridir. Bu yanılgı, Ebu'l-Fidâ'daki bir kaydın yanlış yorumlanmasından kaynaklanmaktadır (Hammer, 1989, s. 176; Tekindağ, 1955, s. 317; Halil Ethem, 1911, s. 701).

Afşar boyu kökenini savunan görüşler de yaygındır. Şehabettin Tekindağ, 1947'de yaptığı doktora çalışması ve İslâm Ansiklopedisi'ndeki makalesinde, başlangıçta Salur boyu bağlantısını reddetmiş, ancak Yazıcı-zâde Ali'nin Tarih-i Âl-i Selçuk eserine dayanarak Afşar boyunu tercih etmiştir (Tekindağ, 1955, s. 317; Tekindağ, 1963, s. 43; Tekindağ, 1964, s. 81). Ali Sevim ve Yaşar Yücel, kaynak belirtmeksizin Afşar boyunu kabul etmişlerdir (Sevim & Yücel, 1990, s. 240). İsmail Hakkı Uzunçarşılı, bir makalesinde Afşar boyunu savunurken, diğer eserinde Salur veya Afşar arasında iki rivayet olduğunu belirtmiştir (Uzunçarşılı, 1988, s. 1; Uzunçarşılı, 1982, s. 43). Seyfi Başkan ise, Atsız'ın bir makalesine atıfla Afşar boyunu kabul etmiş ve Karaman aşiretinin XII. yüzyılda Maveraünnehir'den göç ederek Anadolu'ya yerleştiğini anlatmıştır (Başkan, 1996, s. 5).

Salur Boyu Kökeni ve Tarihsel Kanıtlar

Salur boyu kökenini savunan tarihçiler, daha bilimsel temellere dayalı araştırmalar sunmaktadır. Fuad Köprülü, 1925'te Türkiyat Mecmuasında yayımlanan "Oğuz Etnolojisine Dair Tarihi Notlar" makalesinde ve İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Salur" maddesinde, Karamanoğulları'nın Salur boyundan olduğunu savunmuştur (Köprülü, 1925, s. 191; Köprülü, 1966, s. 136-137; Köprülü, 1928, s. 14). Köprülü'ye göre, Salur boyu Oğuz Han'ın oğlu Dağ Han'ın soyundan gelmekte olup, "salgur" kelimesi Türkçe "sal-" kökünden türeyerek "saldırıya hazır savaşçı" anlamına evrilmiştir. Ayrıca, "salur" kelimesi "kılıç" anlamını da taşımaktadır (Derleme Sözlüğü, 1978, s. 3529).

Salurlar, İli ve Issık Gölü çevresinden Seyhun kıyılarına, oradan Maveraünnehir, Harezm ve Horasan'a göç etmişlerdir. Anadolu'ya gelişleri, Oğuz boylarının genel göçüyle paraleldir. Tarihî rolleri arasında, Dib-Yavku'yu fetihlere yönelten Salurlu Ulaş Bey, İnal Yavku'nun yardımcıları ve Dede Korkut destanlarındaki Salur Kazan gibi figürler yer alır (Köprülü, 1966, s. 136; Köprülü, 1925, s. 191-192). Salurlar, Peçenekler ve Kanglı Türkleri ile savaşmış, kadın beyler (örneğin Burla Hatun, Salur Barçın) yetiştirmiştir (Köprülü, 1966, s. 136).

Salurlar, Fars'ta Salgurlar hanedanını (1147-1186) kurmuş, Kadı Burhaneddin gibi şair hükümdarlar çıkarmıştır (Köprülü, 1966, s. 137; Turan, 1980, s. 255, 314). Selçuklu politikası gereği parçalanarak batıya göç etmişler, Kafkasya'da Karamanlı yerleşimleri bırakmışlardır. İran, Türkmenistan ve Azerbaycan'da kalan Salurlar, Safevîler döneminde önemli roller üstlenmiş, ancak saldırılarla zayıflamışlardır (Köprülü, 1966, s. 137-138; Köprülü, 1925, s. 196-197). Çin'e göç eden gruplar ise Kansu Salurları'nı oluşturmuştur.

H. Nihal ve Ahmet Naci, Anadolu'da Salur ve Karaman adlı yerleşimleri tespit ederek Salur kökenini doğrulamışlardır (Nihal & Naci, 1928, s. 246). Tahsin Ünal, Salur boyunu Oğuzlarla birlikte ele alarak, IX. yüzyıldan itibaren göçlerini anlatmıştır (Ünal, 1957, s. 5-10).

Yazarın 1998'de Türkmenistan gezisinde gözlemlediği Serahs'taki Salur obaları (Karaman, Yalavaç, Kiçikağa), bu kökeni desteklemektedir. Merv ve Serahs kalıntıları, Moğol tahribatını göstermektedir.

Sonuç ve Tarihsel Bağlam

Yapılan araştırmalar, Karamanoğulları'nın kökenini Salur boyuna bağlamaktadır. IX. yüzyılda Oğuz yurdunda yaşayan Salurlar, göçlerle Maveraünnehir'e, ardından Anadolu'ya ulaşmışlardır. Moğol baskılarıyla Azerbaycan'a, oradan Selçuklu topraklarına yerleşmişler, Karakoyunlu ve Safevî devletlerinde rol oynamışlardır. I. Alaeddin Keykubad döneminde (1228) Mut ve Ermenek'e yerleştirilmişlerdir.

Şikârî'ye göre, Karamanoğulları Şirvan Han soyundan Saadeddin'in torunları olup, Nûre Sofu önderliğinde Ermenilerle savaşmıştır (Şikârî, akt. metin). Nûre Sofu, Babâî tarikatıyla nüfuz kazanmış, oğlu Karaman Bey 1256'da Ermenek beyliğini alarak beylik temelini atmıştır (II. Kılıç Arslan dönemi).

Bu köken tartışması, Anadolu Türk tarihinin göç ve etnik dinamiklerini aydınlatmaktadır.

Kaynakça

  • Başkan, S. (1996). Karamanoğulları Dönemi Konya Mezar Taşları. Ankara.
  • Derleme Sözlüğü. (1978). Türk Dil Kurumu, Ankara, Cilt X.
  • Halil Ethem. (1911). "Karamanoğulları Hakkında Vesâik-i Mahkûke". Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası, 11, 701.
  • Hammer, J. von. (1989). Büyük Osmanlı Tarihi (çev. M. Ata Bey, haz. M. Çevik & E. Kılıç). İstanbul: Üçdal Neşriyat, Cilt I.
  • Hudaveroğlu, S. A. (1932). "La Litterature Turcophone". Actes du III. Congrès International des Etudes Byzantines, Atina, 90-93.
  • Köprülü, M. F. (1925). "Oğuz Etnolojisine Dair Tarihi Notlar (Salurlar)". Türkiyat Mecmuası, 1, 191-197.
  • Köprülü, M. F. (1928). "Anadolu Beyliklerine Ait Notlar (Karamanoğulları)". Türkiyat Mecmuası, 2, 14.
  • Köprülü, M. F. (1966). "Salur". İslâm Ansiklopedisi, Cilt VIII, 136-138. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı.
  • Nihal, H. & Naci, A. (1928). "Anadolu'da Türklere Ait Yer İsimleri". Türkiyat Mecmuası, 2, 246.
  • Sevim, A. & Yücel, Y. (1990). "Karamanoğulları Beyliği". Türkiye Tarihi, Cilt I. Ankara.
  • Tekindağ, Ş. (1955). "Karamanoğulları". İslâm Ansiklopedisi, Cilt VI, 317. İstanbul: Milli Eğitim Bakanlığı.
  • Tekindağ, Ş. (1963). "Son Osmanlı-Karaman Münasebetleri Hakkında Araştırmalar". Tarih Dergisi, 17-18, 43.
  • Tekindağ, Ş. (1964). "Şemsüddin Mehmed Bey Döneminde Karamanlılar". Tarih Dergisi, 19, 81.
  • Turan, O. (1980). Selçuklular Tarihi ve Türk-İslâm Medeniyeti. İstanbul.
  • Ünal, T. (1957). Karamanoğulları Tarihi. Ankara.
  • Uzunçarşılı, İ. H. (1982). Osmanlı Tarihi, Cilt I. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  • Uzunçarşılı, İ. H. (1988). Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri. Ankara: Türk Tarih Kurumu.

UYARI: Bu sitedeki bütün materyallerin her hakkı saklıdır. İzin alınmadan ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz ve kopyalamak suretiyle elektronik ortamda kullanılamaz ve kitaplaştırılamaz.


..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder