Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

Moğolların Türklerle İlk Temasları ve Yıktığı Türk Devletleri


 

Türkler ve Moğollar, Orta Asya bozkırlarında milattan önceki dönemlerden itibaren aynı coğrafyayı paylaşmış, kültürel, dilsel ve siyasi bakımdan iç içe geçmiş iki gruptur. Kaynaklarda çoğu zaman birbirinden net sınırlarla ayrılmaları güçtür; boylar arasında karşılıklı asimile olma (Türkleşme veya Moğollaşma) sık görülmüştür. Hun döneminden itibaren temaslar yoğunlaşmış, Göktürk ve Uygur dönemlerinde de devam etmiştir. Cengiz Han’ın 1206’da Moğol boylarını birleştirmesiyle başlayan fetihler ise Türk dünyasını kökten değiştirmiş, birçok Türk devlet, hanlık ve boyunu ortadan kaldırmış veya dağıtmıştır.

Bu makale, ilk temasları özetledikten sonra Moğolların doğrudan yok ettiği veya siyasi bağımsızlığını sona erdirdiği başlıca Türk (veya Türk unsuru baskın) devlet, hanlık ve boyları kronolojik olarak ele almaktadır. Kaynaklar arasında Çin yıllıkları, Moğolların Gizli Tarihi, Cüveynî’nin Tarih-i Cihan Güşası, Reşîdüddin’in Câmiü’t-Tevârîh’i, İbnü’l-Esîr ve modern çalışmalar (Ahmet Taşağıl, Peter B. Golden vb.) yer almaktadır.

1. Moğolların Türklerle İlk Temasları

Türkler ve Moğollar (veya proto-Moğol gruplar) arasındaki ilişkiler, Orta Asya bozkırlarında milattan önceki yüzyıllara kadar uzanır. En eski düzenli temaslar Büyük Hun İmparatorluğu döneminde (MÖ 3. yüzyıl – MS 2. yüzyıl) gerçekleşmiştir. Hun hükümdarı Mete (Mo-tu, MÖ 209-174) döneminde, Hunların doğusunda yaşayan Tung-hu toplulukları (proto-Moğol kabul edilen gruplar) Hun hâkimiyetine bağlanmıştır. Hunların yıkılmasından sonra Asya’daki güç boşluğunu Hsien-pi ve Juan-juan (Avarlarla ilişkilendirilen proto-Moğol) grupları doldurmuştur.

Göktürk Kağanlığı (552-745) döneminde ilişkiler daha sistematik hale gelmiştir. Bumın Kağan 552’de Juan-juan devletini yıkmış, Moğolistan coğrafyasındaki birçok Moğol ve Mançu kökenli boyu (Kıtan/Ch’i-tan, Shih-wei, Hsi, K’u-mo-hsi vb.) Göktürk federasyonuna dâhil etmiştir. Bu boylar 6.-8. yüzyıllar arasında Göktürk hâkimiyeti altında yaşamış, 582’de devlet zayıflayınca bağımsız hareket etmeye başlamışlardır. Çin yıllıkları bu dönemde Türk ve Moğol kökenli kabilelerin iç içe geçmiş durumunu detaylı biçimde kaydeder.

Uygur Kağanlığı (744-840) döneminde de aynı komşuluk ve karşılıklı bağımlılık devam etmiştir. 10. yüzyıla kadar Türk ve Moğol boyları bozkırda birlikte yaşamış, kültürel ve dilsel alışveriş yoğun olmuştur. Moğol adının ilk biçimi (Meng-wu) Çin kaynaklarında 8. yüzyıl ortalarında (Tang Sülalesi Tarihi) ortaya çıkar. Dilbilimsel veriler, Ana Türkçe’den Ana Moğolca’ya çok eski sözcük alışverişlerini gösterir. Bu uzun birliktelik nedeniyle kaynaklar sık sık Türk ve Moğolları aynı millet gibi anar; boylar arasında karşılıklı Türkleşme veya Moğollaşma yaygındır.

Cengiz Han’ın 1206’da Moğol boylarını birleştirmesiyle ilişkiler “fetih ve hâkimiyet” karakterine bürünmüştür. Moğol ordularının önemli kısmını zaten Türk unsurlar oluşturuyordu.

2. Moğolların Ortadan Kaldırdığı / Dağıttığı Türk Devletleri, Hanlıkları ve Boyları

A. Moğolistan Platosundaki Boylar (1201-1208/1219) Cengiz Han (Temücin), 1206’da kağan ilan edilmeden önce rakip boyları sistematik olarak ezmiştir:

  • Tatarlar: 1202’de neredeyse tamamen imha edilmiş, hayatta kalanlar Moğol ordusuna alınmıştır.
  • Kereyitler (Kerait): 1203’te kesin yenilgiye uğramış, Ong Han (Toghrul) öldürülmüştür.
  • Naymanlar: 1204’te büyük yenilgi almış, kalıntıları 1208’e kadar Irtış boylarında direnmiştir. Nayman prensi Küçlük kaçarak Karahıtay’a sığınmıştır. Birçok araştırmacı (Howorth, Murayama Şiçiro, Abdülkadir İnan vb.) Nayman ve Kereyitlerin Türkçe konuştuğunu, isimlerinin ve unvanlarının Türkçe olduğunu savunur; bazı kaynaklar ise Moğolca konuştuklarını ileri sürer. Tartışma devam etse de Türk unsuru baskındır.
  • Merkitler: 1204-1205 ve 1208-1219 arasında birden fazla seferle yok edilmiştir.

Bu boyların bağımsız siyasi varlıkları sona ermiş, nüfus Moğol ulusuna dâhil edilmiştir.

B. Uygur ve Karluk Beylikleri (1209-1211)

İdiqut Barchuk yönetimindeki Uygurlar (Kara-Hoca) 1209’da gönüllü olarak Cengiz Han’a bağlanmıştır. Karluklar da benzer şekilde tabi olmuştur. Bağımsız devlet olarak varlıkları bitmiş, ancak elitleri Moğol idaresinde (özellikle yazı ve bürokrasi) önemli rol oynamıştır.

C. Karahıtay (Kara-Hıtay / Batı Liao) ve Karahanlı Kalıntıları (1211-1218) Karahıtay, 12. yüzyılda Orta Asya’da hâkimdi ve Doğu Karahanlıları vasal tutuyordu. Nayman prensi Küçlük 1211’de Karahıtay tahtını gaspetmiş, Müslüman halka baskı uygulamıştır. 1216-1218’de Cengiz’in generali Cebe, Balasagun’da zafer kazanmış, Küçlük 1218’de öldürülmüştür. Karahıtay devleti tamamen yıkılmıştır. Doğu Karahanlılar bu süreçte (1211 civarı) siyasi varlıklarını yitirmiştir. Batı Karahanlılar ise daha önce Harezmşahlar tarafından 1212’de ortadan kaldırılmıştı.

D. Harezmşahlar Devleti (1219-1221 / 1231)

En yıkıcı seferdir. Alâeddin Muhammed’in Otrar’da Moğol elçilerini ve kervanını öldürtmesi (1218) bahane olmuştur. 1219’da başlayan seferde Buhara, Semerkant, Ürgenç (Gürgenç), Merv, Nişabur, Herat gibi şehirler yerle bir edilmiş, yüz binlerce (bazı çağdaş kaynaklara göre milyonlarca) insan katledilmiştir. Alâeddin Hazar’da bir adada ölmüş (1220), oğlu Celâleddin Mengüberti direnişi sürdürmüş ancak 1231’de öldürülmüştür. Devlet tamamen ortadan kalkmıştır. Bu sefer Orta Asya Türk-İslam medeniyetine en ağır darbeyi vurmuştur.

E. Kıpçak (Kuman) Boy Birliği ve Deşt-i Kıpçak (1223, 1236-1242)

İlk büyük çatışma 1223 Kalka Savaşı’nda (Rus-Kıpçak ittifakının yenilgisi) yaşanmıştır. Asıl yıkım Batu Han’ın 1236-1242 Batı Seferi’nde gerçekleşmiştir. Kıpçak boy birliği dağıtılmış, önemli kısmı katledilmiş veya göçe zorlanmıştır (Macaristan, Balkanlar, Mısır). Hayatta kalanlar Altın Orda’nın temel nüfusunu oluşturmuş ve Moğol elitini Türkleştirmiştir. Bağımsız Kıpçak siyasi birliği sona ermiştir.

F. Anadolu Selçuklu Devleti (1243 Kösedağ sonrası)

Baycu Noyan komutasındaki Moğol ordusu 1 veya 3 Temmuz 1243’te Kösedağ’da II. Gıyâseddin Keyhüsrev’in ordusunu bozguna uğratmıştır. Selçuklular vassal haline gelmiş, ağır vergi (altın, ipek, hayvan) ödemeye başlamış, iç işlerine Moğol müdahalesi artmıştır. Devlet nominal olarak 1308’e kadar devam etmiş olsa da fiilen bağımsızlığını yitirmiş ve İlhanlılar’ın çöküşüyle tamamen dağılmıştır. Bu yenilgi Anadolu’da ikinci beylikler dönemini hızlandırmış, Oğuz Türkmen göçlerini artırmıştır.

Diğer etkilenenler

İdil Bulgar Hanlığı (1236), Gürcistan ve Kafkaslardaki Türk unsurlar, Volga-Kama ve Sibirya’daki bazı Türk boyları.

Sonuç

Moğol fetihleri Türk dünyasını parçalamış, Orta Asya’dan Anadolu’ya büyük göç dalgaları yaratmış, yeni siyasi oluşumlara (Altın Orda, Çağatay, İlhanlı) zemin hazırlamıştır. Uzun vadede Moğol elitlerinin Türkleşmesi ve İslâmlaşması “Türk-Moğol” geleneğini doğurmuştur. Kaynaklar (Cüveynî’nin Târîh-i Cihângüşâsı, Reşîdüddin’in Câmiü’t-Tevârîh’i, Moğolların Gizli Tarihi, Çin yıllıkları, Ahmet Taşağıl’ın çalışmaları, Peter B. Golden ve modern araştırmalar) bu sürecin hem yıkıcı hem de dönüştürücü karakterini doğrulamaktadır.

Ek Kaynaklar

  • Ahmet Taşağıl, “Göktürk Dönemi Türk-Moğol Boy İlişkileri (542-745)”.
  • Abdülkadir İnan, “Nayman Boyunun Soyu Meselesi”.
  • Cüveynî, Târîh-i Cihângüşâ.
  • Reşîdüddin, Câmiü’t-Tevârîh.
  • TDV İslâm Ansiklopedisi (Kösedağ Savaşı, Harezmşahlar maddeleri).
  • Encyclopaedia Iranica ve akademik makaleler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

⚠️ UYARI:
Küfür, hakaret, Herhangi bir örgüt propagandası, tehdit, ve kişisel veri paylaşımı yasaktır.
Bilgilendirici, saygılı ve yapıcı yorum yazmaya özen gösterin.