Bu makale, Avesta Yayınları tarafından yayımlanan E.W.C. Noel - Kürdistan 1919 Binbaşı Noel’in Günlüğü (Çev. Bülent Birer) adlı eserin kamuya açık özet bilgileri ve yazarın kendi yorum ve etnografik gözlemlerinin özetlenerek analiz edilmesiyle hazırlanmıştır. Eserden uzun doğrudan alıntı yapılmamıştır; içerik telif hakkına saygılı şekilde parafraz edilmiştir.
Giriş
Bu çalışma, Avesta Yayınları Kürdoloji Dizisi’nden E.W.C. Noel’in Kürdistan 1919 Binbaşı Noel’in Günlüğü (Çev. Bülent Birer, 2. Baskı 2010) adlı eserinin Sinemilli aşireti ile ilgili bölümlerinin özet ve analizi üzerine kuruludur. Eser, Birinci Dünya Savaşı sonrası İngiliz istihbaratının Kürt politikasını anlamak için birincil kaynak niteliğindedir. Binbaşı Noel, Haziran 1919’da İstanbul’dan Halep’e geçmiş ve Celadet ile Kamuran Bedirhan ve Ekrem Cemilpaşa’nın da dahil olduğu bir heyetle Antep-Maraş hattını gezmiştir. Bu gezi, İngiliz mandası altında özerk bir Kürdistan projesinin nabzını yoklama amacı taşımaktadır. Günlüğün 24 Ağustos - 30 Ağustos 1919 tarihleri arasındaki kısmı doğrudan Sinemilli aşiretine ayrılmıştır.
1. Sinemilli Aşiretinin Coğrafi Konumu ve Tarihsel Kökeni
Noel’in güzergah notlarına göre Sinemilli aşireti, 1919 yılında Maraş Sancağı’na bağlı Pazarcık kazası çevresinde yaşamaktadır. Kışlak olarak Aksu Vadisi, Kürtçe adıyla Ava Spi (Beyaz Su) ve Skraia Hasan Ağa köyü civarını kullanmaktadırlar. Burası aynı zamanda aşiretin iki önemli reisi olan Tapu Ağa ve Asaf Ağa’nın kışlağıdır.
Yaz aylarında ise Anazak istikametine, ardıç ormanlarıyla kaplı, deniz seviyesinden yaklaşık 1600 metre yükseklikteki yaylalara (zozan) çıkarlar. Noel, yaylaya çıkış yolunun oldukça sarp olduğunu, yol üzerinde Ayran adlı gür bir kaynağın bulunduğunu ve yolculuğun yaklaşık 12 saat sürdüğünü kaydeder.
Aşiretin isminin kökenine dair sözlü tarih oldukça dikkat çekicidir. Aşiret mensupları Noel’e, yaklaşık 600 yıl önce Harput taraflarındaki gümüş madenleri civarından göç ettiklerini anlatır. Rivayete göre hamile bir kadının diri diri gömüldüğü bir mezarda doğum yapması ve kurtulan çocuğun aşiretin kurucusu sayılması nedeniyle, Kürtçe’de mezar anlamına gelen “Sin” kelimesinden türeyerek “Sinemilli” yani “mezarın insanları” adını aldıklarını belirtirler. Bu efsane, aşiretin kolektif hafızasında kurucu mit olarak yaşamaktadır.
Günümüzde Sinemilli aşireti ağırlıklı olarak Kahramanmaraş Pazarcık, Elbistan ve Malatya Doğanşehir hattında, merkez köyleri Kantarma olmak üzere birçok köyde yaşamaya devam etmektedir. Kürt Alevi kimliği ile bilinen aşiret, bölgenin en köklü topluluklarından biridir.
2. Yerleşik Ekonomi: Göçebe Olmayan Bir Kürt Modeli
Binbaşı Noel’in Sinemilli için yaptığı en önemli sosyolojik tespit, onların göçebe olmadıklarıdır. Onu Doğu ve Güney Kürdistan’daki Herki ve Caf gibi tam göçebe aşiretlerle karşılaştırır ve kesin bir çizgiyle ayırır. Noel’e göre Sinemillilerin hem kışlakta (deşt) hem de yaylada (zozan) kendilerine ait tapulu toprakları ve evleri vardır. Nüfusun yaklaşık dörtte üçünün kendine ait evi bulunmaktadır.
Bu yerleşik yapı, tarımsal üretime de yansır. Dağlık arazide yapılan tarımın ovaya göre daha verimli olduğunu gözlemler. Ovalarda tohum bire on verirken, yüksek kesimlerde bire on beş vermektedir. Tarım arazilerinin verimliliğini ölçmek için “bir büyükbaş hayvanın toynağı kadar alan” gibi yerel ölçü birimlerini de not eder.
Kültürel olarak hem Noel hem de ondan önce bölgeyi gezen İngiliz subay Mark Sykes, Sinemillileri kültürlü, iyi çiftçi ve evlerini bir sanatçı edasıyla döşeyen insanlar olarak tanımlar. Özellikle Tapu Ağa’nın yazlık evi, taş zeminli, büyük ocaklı, kilimlerle süslü ve küçük bir havuza sahip ferah yapısıyla Noel’in bölgede gördüğü en güzel evlerden biri olarak tasvir edilir. Ayrıca Kürtlerde lakap takma geleneğinin yaygınlığına dikkat çekerek, bu geleneğin sosyal hayattaki yerini örneklerle açıklar.
3. Tapu Ağa (Halil Ağa) Portresi ve Liderlik Yapısı
Kaynaklarda Tapu Ağa olarak geçen şahsın asıl adının Halil Ağa olduğu, gençliğinde kilolu olması sebebiyle Kürtçe’de şişman anlamındaki “topo” kelimesinden türeyen bir lakapla anılmaya başlandığı ve bu lakabın zamanla kalıcı hale geldiği aktarılır. Bu tür lakapların Kürt aşiret yapısında yaygın olduğu, zayıf anlamında Koto, kuyruksuz anlamında Kolo gibi örneklerin de bulunduğu belirtilir.
Tapu Ağa, 1919 yılında Sinemilli aşiretinin en etkili reislerinden biridir. Noel’i yaylasında ağırlamış, aşiret tarihi, ekonomisi ve çevre aşiretlerle ilişkileri hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Misafirperverliği, sofrasının zenginliği ve evinin düzeni İngiliz heyetinin dikkatini çekmiştir. Noel, Kürt misafirperverliğini Türk köylerindeki misafirperverlikle karşılaştırarak Kürtlerde sınırsız ikram olduğunu özellikle vurgular.
Siyasi açıdan Tapu Ağa, hem Osmanlı merkezi idaresiyle hem de çevre Türk aşiretleriyle mesafeli bir ilişki içindedir. Daha da önemlisi, mezhep farkına rağmen Sünni Kürt aşiretleriyle yakın ittifak içindedir. Atmi (Türk kaynaklarında Atmalı) aşireti gibi Sünni bir Kürt aşiretinin reisi olan Yakup Paşa’nın, Alevi Sinemilli reisi Tapu Ağa’nın kızıyla evlenmesi, Noel tarafından Alevi-Sünni Kürt dayanışmasının ve Kürt milliyetçi birliğinin önemli bir kanıtı olarak kaydedilir. Noel, bu evliliğin mezhep üstü bir Kürt birliğini gösterdiğini düşünür.
4. 1915-1919 Döneminde Ermeni-Kürt İlişkileri
Günlüğün en hassas ve en değerli bölümlerinden biri Sinemilli aşiretinin 1915 olayları sırasındaki tutumuna dairdir. Tapu Ağa’nın Binbaşı Noel’e anlatımına göre, 1915 yılında Pazarcık’ta görevli, Lübnan asıllı ve Kürtlere karşı ılımlı tutumuyla bilinen bir kaymakam, Kürtlerin Ermeni kafilelerine yardım etmesini teşvik etmiştir. Bu kaymakamın desteğiyle Sinemilli aşireti, çevrelerinden geçen Ermeni kafilelerinden yaklaşık altmış kişiye kendi köylerinde barınak sağlamış ve onları İngilizlerin Maraş’ı işgal ettiği 1919 sonlarına kadar korumuştur.
Aynı şekilde 1895 olaylarında da Asaf Ağa’nın babası Hasan Ağa’nın Ermeni aileleri koruduğu, Maraşlı Kirkor Parlakiyan adlı bir Ermeni tanığın ifadesiyle doğrulanmaktadır. Noel, bu yardımları haber alan bazı yüksek rütbeli Türk subaylarının ceza olarak Kürtleri de sürmek istediğini, ancak yerel kaymakamın araya girerek bu sürgün kararını engellediğini Tapu Ağa’nın ağzından aktarır. Bu anlatılar, dönemin Kürt-Ermeni ilişkilerinin tek yönlü ve çatışmacı olmadığını, yerelde insani dayanışma örneklerinin de yaşandığını göstermesi bakımından tarih yazımı için kritik öneme sahiptir.
5. Sonuç: Neden Sinemilli Modeli?
Binbaşı Noel’in raporlarında Sinemilli aşireti üç temel nedenden dolayı model bir aşiret olarak sunulur. Birincisi, yerleşik ve üretken bir yapıya sahip olması nedeniyle vergilendirilebilir ve idare edilebilir bir toplum olması. İkincisi, Türk merkezi idaresine karşı duyduğu derin güvensizlik ve özerklik arayışı nedeniyle İngiliz mandası fikrine açık olması. Üçüncüsü ise Alevi kimliğine rağmen Sünni Kürt aşiretleriyle evlilik, akrabalık ve askeri dayanışma yoluyla mezhep üstü bir Kürt kimliği etrafında birleşebilmesi.
Bu yönleriyle Sinemilli, İngilizlerin 1919’da tasarladığı özerk Kürdistan projesinde güvenilir ve örnek bir müttefik olarak değerlendirilir. Günlük, aynı zamanda Maraş-Pazarcık-Elbistan üçgenindeki aşiret coğrafyası, Birinci Dünya Savaşı’nın demografik tahribatı (köylerden askere alınan erkeklerin büyük çoğunluğunun geri dönmemesi) ve Kürt Alevi kültürüne dair erken dönemli etnografik gözlemler açısından da birincil kaynak niteliğini korumaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
S: Tapu Ağa kimdir?
C: Gerçek adı Halil Ağa olan Tapu Ağa, 1919 yılında Sinemilli aşiretinin reislerinden biridir. Gençliğinde kilolu olduğu için Topo lakabı takılmıştır.
S: Sinemilli aşireti Alevi mi?
C: Evet, Sinemilli aşireti Kürt Alevi (Kızılbaş) inancına mensup, yerleşik bir aşirettir. Pazarcık ve Elbistan çevresinde yoğun olarak yaşarlar.
S: Binbaşı Noel’in günlüğü neden önemlidir?
C: 1919 Maraş-Pazarcık hattındaki aşiret yapısını, Kürt-Ermeni ilişkilerini ve İngilizlerin Kürdistan politikasını birinci elden anlatan en önemli yabancı kaynaklardan biridir.
Kaynakça
Birincil Kaynak: Noel, E.W.C. Kürdistan 1919 Binbaşı Noel’in Günlüğü, Çev. Bülent Birer, Avesta Yayınları, İstanbul 2010, 2. Baskı.
İkincil Kaynak: Sykes, Mark - Military Report on Eastern Turkey in Asia (Noel tarafından atıflanmıştır).
Not: Bu makale 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun eğitim ve tanıtım amaçlı kullanım sınırları içinde özet ve analiz yöntemiyle hazırlanmış, uzun doğrudan alıntı içermemektedir.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
⚠️ UYARI:
Küfür, hakaret, Herhangi bir örgüt propagandası, tehdit, ve kişisel veri paylaşımı yasaktır.
Bilgilendirici, saygılı ve yapıcı yorum yazmaya özen gösterin.