Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

Akkoyunlular ile Kürt Aşiretleri İlişkileri

 


Akkoyunlular ile Kürt Aşiretleri İlişkileri ve Çatışmaları: Dunbuli Örneğiyle Genişletilmiş Bir İnceleme

Akkoyunlu (Aq Qoyunlu / Bayındırlı) Devleti, 14. yüzyıl ortalarından 16. yüzyıl başlarına kadar Doğu Anadolu, Azerbaycan, Batı İran ve kuzey Irak’ta hüküm süren Oğuz-Türkmen kökenli bir konfederasyondu. Bayındır boyunun önderliğinde şekillenen bu yapı, özellikle Kara Yülük Osman Bey (ö. 1435) ve Uzun Hasan (1453-1478) dönemlerinde güçlü bir siyasi-askeri güç haline geldi. Devletin hâkim olduğu coğrafyanın önemli bir kısmı Kürt aşiretleri ve emirliklerinin (Bitlis, Hakkâri, Hasankeyf, Cizre, Çemişgezek vb.) yaşadığı bölgelerdi. Bu nedenle Akkoyunlu-Kürt ilişkileri; ittifak, tâbiyet, rekabet, çatışma ve fırsatçı işbirliği ekseninde şekillenmiştir.

Tarihsel Arka Plan ve Karakoyunlu Karşılaştırması

Akkoyunlular ile Kürtler arasındaki ilişkiler, rakip Türkmen konfederasyonu Karakoyunlular bağlamında daha iyi anlaşılır. Karakoyunlular (özellikle Kara Yusuf ve Cihanşah dönemleri), Kürt aşiretleriyle daha yakın ve genellikle müttefikane ilişkiler geliştirmişti. Faruk Sümer’e göre Karakoyunlu konfederasyonunda Süleymanî, Zırkî ve Mahmûdî gibi tamamen Kürt aşiretler yer alıyor; ayrıca “Kara Ulus” adıyla yaklaşık 50 bin evlik bir Kürt grubu teşkil edilmişti. Kürt emirleri (Bitlis, Cizre, Hasankeyf) Bayram Hoca’dan itibaren Karakoyunlulara bağımlılık kabul etmiş, Timur’a karşı mücadelede destek vermişlerdi. Kürtler, Karakoyunlu ordusunda ikinci en kalabalık etnik unsurdu.

Bu yakınlığın temelinde coğrafi ve ekonomik faktörler yatıyordu: Karakoyunlular Kürt topraklarını doğrudan işgal etmek yerine tampon bölge olarak kullanmayı tercih ediyor, Kürtlerin iç özerkliğine daha müsamahakâr yaklaşıyordu. Buna karşılık Akkoyunlular, özellikle batıdaki Diyarbakır merkezli genişleme politikası nedeniyle Kürt yerleşimlerine daha sık saldırmış, kaleleri ele geçirmiş ve yağmalamıştı. 1457 Sancak Savaşı gibi çatışmalarda Kürtlerin büyük kısmı Karakoyunlu tarafında yer almıştı.

Akkoyunlu Döneminde İlişkiler, Çatışmalar ve Tâbiyet Politikası

Kara Yülük Osman Bey döneminde Akkoyunlular, Süleymanî, Zırkî ve Çemişgezek Kürtlerinin bölgelerine seferler düzenlemişti. Osman Bey’in ölümünden sonraki iç mücadelelerde de Kürt unsurlar rol oynamıştı. Uzun Hasan’ın yükselişiyle ilişkiler daha sistematik hale geldi. Uzun Hasan, kardeşi Cihangir’e karşı mücadele ederken ve ardından Karakoyunluları ortadan kaldırırken (1467-1469) Kürt emirliklerini de hedef aldı.

Önemli fetihler şunlardı:

  • Hasankeyf (Hısn Keyfa): 1462’de son Eyyubi hâkimiyetine son verildi.
  • Bitlis ve Hakkâri (Çolemerik): 1470-1471 civarında ele geçirildi.
  • Cizre ve diğer bölgeler: Benzer şekilde tâbi kılındı.

Uzun Hasan, Kürt aşiretleri arasındaki rekabetleri ustaca kullanarak böl-yönet politikası izledi. Bazı Kürt emirleri (örneğin Çemişgezek) Akkoyunlu emirlerinin talimatıyla komşu aşiretlere saldırı düzenledi. Sadık Kürt unsurlar ordu ve yönetimde görev aldı; Kitab-ı Diyarbekriyye’de Sancak Savaşı’nda ölen Bayezid Bey-i Kürd gibi isimler geçmektedir. Venedikli diplomat Caterino Zeno, Otlukbeli Savaşı (1473) öncesi Uzun Hasan’ın ordusunda Kürtlerin de bulunduğunu kaydetmiştir.

Martin van Bruinessen’in Agha, Shaikh and State eserine göre, Uzun Hasan birçok yerli Kürt hanedanını (özellikle Karakoyunlu taraftarı olanları) ortadan kaldırmış veya zayıflatmış; yerine kendi atadığı kişileri veya rakip Kürt aşiretlerini yerleştirmişti. Bu politika, kısa vadede kontrolü sağlamış olsa da uzun vadede direnişe yol açtı. Akkoyunlu hâkimiyeti altında Kürt emirlikleri nominal vassal olarak varlıklarını sürdürmüş, ancak özerklikleri sınırlanmıştı.

İranlı araştırmacılar (Yazdan Farrokhi ve Arash Aminpour gibi) Kürt aşiretlerinin Akkoyunlu döneminde proaktif ve fırsatçı bir siyaset izlediğini, askeri-siyasi hiyerarşide önemli konumlar elde ettiğini vurgular. Yakınlık veya uzaklık, ilişki biçimini belirleyen temel faktördü.

Dunbuli (Dumbuli / Donboli) Aşireti Örneği

Dunbuli aşireti, kökeni Botan (Bokhtan) bölgesine dayanan, daha sonra Van Gölü çevresi, Hakkâri, Şemdinan ve özellikle İran’ın Hoy-Selmas hattında etkili olmuş bir Kürt aşiretidir. Akkoyunlu döneminde Dunbuliler, Kürt emirlikleri arasındaki rekabetlerden ve merkezi otoritenin politikasından yararlanarak önemli konumlar elde etmiştir.

Uzun Hasan, Hakkâri’deki (Çolemerik) eski hanedanı zayıflattıktan sonra bölgeyi sadık Kürt unsurlarına, bu arada Dunbulilere emanet etmiştir. Veysel Başçı’nın Dunbulî Beyliği Tarihi ve Tarihi Kronikleri çalışmasına göre, Dunbuliler Akkoyunlular döneminde bir süre Hakkâri Emirliğini de ellerinde bulundurmuşlardır.

Kaynaklar, Dunbulilerin Akkoyunlulara destek vererek Bay Kalesini (Hakkâri merkeze yaklaşık 7-8 km güneyde, sarp kayalık bir tepe üzerinde yer alan tarihi kale) yurtluk olarak aldıklarını teyit eder. Isa Beg’in soyundan gelen Shaikh Ahmad Beg (Şeyh Ahmed Beg), Akkoyunlu yönetiminde yükselişe geçmiş, Hakkâri bölgesinin bir kısmını ve Bay Kalesi’ni kontrol altına almıştır. Bu olay, yaklaşık 1470’li yıllara (Uzun Hasan’ın Karakoyunluları yıktığı dönem) denk gelmektedir. Bay Kalesi’nin yurtluk olarak verilmesi, Dunbulilerin Akkoyunlulara lojistik, askeri veya siyasi destek karşılığında bir mükâfat olarak değerlendirilmektedir.

Dunbuliler, Hakkâri’deki bu geçici hâkimiyeti uzun süre koruyamamış; daha sonra Safeviler döneminde Hoy merkezli güçlü bir beylik kurarak varlıklarını sürdürmüşlerdir.

Ekonomik, Kültürel Boyut ve Sonuç

Akkoyunlu gelir kaynakları arasında yerleşik Kürt, Ermeni ve Arap nüfustan alınan vergiler ile ticaret yolları üzerinden alınan resimler önemliydi. Uzun Hasan döneminde Kürdistan’da ekonomik faaliyetler teşvik edilmiş olsa da seferler sırasında yağma ve yıkım da yaşanmıştı. Kültürel açıdan bazı Kürt emirleri Akkoyunlu sarayında etkili olmuş; örneğin Bitlisli İdris Bidlisi’nin ailesi bu dönemde hizmet etmişti.

Akkoyunlu-Kürt ilişkileri tek tip değildi: Bazı aşiretler müttefik veya asker olarak yer alırken, birçok emirlik doğrudan çatışma ve tâbiyet yaşamıştı. Karakoyunlulara kıyasla Akkoyunlular daha müdahaleci bir politika izlemiş, bu da direniş ve opportunist ittifaklara yol açmıştı. Devletin 1501-1508’de Safeviler tarafından yıkılmasıyla Kürt emirlikleri yeniden hareket alanı bulmuş; bazıları Safevilere, bazıları Osmanlılara yönelmişti.

Bu dönem, Türkmen konfederasyonları ile Kürt aşiret yapıları arasındaki etkileşimin klasik bir örneğidir. Aşiretler arası rekabet, dağlık coğrafyanın sağladığı özerklik ve büyük güçler arasındaki denge siyaseti, ilişkilerin dinamik karakterini belirlemiştir. Dunbuli örneği, sadakat karşılığı toprak/yurtluk verme politikasının somut bir yansımasıdır.

Başlıca Kaynaklar

  • Veysel Aydeniz, Akkoyunlu-Kürt İlişkileri, Nûbihar Yayınları, 2012.
  • Veysel Başçı, Dunbulî Beyliği Tarihi ve Tarihi Kronikleri.
  • Faruk Sümer, Akkoyunlu ve Karakoyunlu çalışmaları.
  • Abu Bakr Tehrani, Kitab-ı Diyarbekriyye.
  • Martin van Bruinessen, Agha, Shaikh and State.
  • Encyclopaedia Iranica, “Aq Qoyunlu” maddesi.
  • Şerefname ve ilgili kronikler.
  • Yazdan Farrokhi & Arash Aminpour makaleleri.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

⚠️ UYARI:
Küfür, hakaret, Herhangi bir örgüt propagandası, tehdit, ve kişisel veri paylaşımı yasaktır.
Bilgilendirici, saygılı ve yapıcı yorum yazmaya özen gösterin.