Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

KÜRTLERDE BATIL İNANIŞLAR

Kürtlerde Batıl İnanışlar: Kozmoloji, Ritüeller ve Demonoloji Üzerine Bir Derleme 

Halk inanışları, bir toplumun dünyayı algılama biçimini, korkularını, umutlarını ve doğayla kurduğu ilişkiyi en yalın haliyle yansıtır. Resmi dinin ve yazılı tarihin dışında kalan bu sözlü gelenek, yüzyıllar içinde komşu kültürlerle etkileşerek zenginleşir ve gündelik hayatın kılcal damarlarına kadar işler. Kürt folkloru da bu açıdan oldukça katmanlı bir yapı sunar.

  1. yüzyılda Rus oryantalistlerin Kafkasya ve Azerbaycan Kürtleri üzerine yaptığı saha çalışmaları, bu zengin sözlü kültürün kayıt altına alınmasını sağladı. M. Çursin’in 1825 tarihli incelemesi başta olmak üzere N. Marr, Y. Marr, Christensen ve H. Masse gibi araştırmaacıların derlemeleri, Kürtlerdeki batıl inanışların sadece İslam ile açıklanamayacak kadar eski ve çok kaynaklı olduğunu gösteriyor.

Güneş ve Ay’ın cinsiyetinden gökkuşağına yüklenen anlamlara, yağmuru taşıyan Hüma kuşundan dünyanın sırtında durduğuna inanılan boğaya kadar uzanan kozmolojik anlatılar; doğum yapan kadını bekleyen Al şeytanından kuraklıkla mücadele için yapılan Kodü ritüeline kadar gündelik pratikler, tek bir inanç sisteminden değil Asur-Keldani, İran, Kafkas ve Türk demonolojisiyle ortak bir havzadan beslenir.

Bu makale, söz konusu kaynaklardan yola çıkarak Kürtlerdeki batıl inanışları 7 başlıkta toplar. Amaç, bu inanışları “geri” ya da “ilkel” diye yaftalamak değil, benzer coğrafyayı paylaşan halkların ortak korku ve korunma mekanizmalarını, bereket ve felaket karşısındaki tutumlarını anlamaktır. Çünkü bir çember çizerek şeytandan korunmaya çalışmak, kel adamın adını anarak yağmuru durdurmayı denemek ya da lohusayı Al’dan sakınmak, esasen insanın belirsizlik karşısındaki kadim çabasının farklı dillerdeki tercümesidir.




M. Çursin’in 1825 tarihli Kafkas Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü Bülteni’nde yayımlanan Azerbaycan Kürtleri incelemesi ve diğer oryantalist kaynaklara dayanarak derlenen bu bölüm, Kürt folklorunda doğa olaylarının, günlük hayatın ve doğum-ölüm gibi eşiklerin nasıl mitolojik ve dinsel figürlerle açıklandığını ortaya koyar. İnanışlar, Asur-Keldani, İran, Kafkas ve Türk kültürleriyle ortak bir zemine sahiptir.

1. Kozmolojik İnanışlar: Güneş, Ay ve Gökyüzü


Kürt inanışında Güneş güzel bir kadın, Ay ise erkektir. Güneş’in göz kamaştırıcı ışığı dişiliğine, Ay’ın lekeleri ise çiçekbozuğu izlerine bağlanır. Bir halk efsanesine göre Güneş ve Ay bir zamanlar iki gençtir. Erkeğin kur yapmasını reddeden kız, erkeğin bedduasıyla ulaşılamaz bir varlığa dönüşür: kız Ay, erkek Güneş olur.


Tutulmalar kötü ruhların işi sayılır. Halk, kötü ruhları kaçırmak için silahla ateş eder, bakır kaplara vurarak gürültü çıkarır. Mollalara göre ise tutulmalar Tanrı’nın öfkesinin göstergesidir.


Gökyüzü, Hadrat Süleyman’ın egemenliğindeki direkler üstüne kurulmuş bir çadır gibidir ve her yüzyılda görünümü değişir. Samanyolu Mekke’ye, kolu Medine’ye giden yol olarak tasavvur edilir. Her insanın bir yıldızı vardır; kişi ölünce yıldızı kayar. Kayan yıldız görülünce dua edilir. Kuyrukluyıldız ise yakın bir felaketin habercisidir.


Gökkuşağına "Fatma Anası Kürsağı" denir. Altından geçen erkeklerin kadın, kadınların erkek olacağına inanılır. Renkler anlam taşır: kırmızı mutluluk ve bolluk, sarı nötr, koyu renk felaket işaretidir. Çocuklar gökkuşağını görünce “Benim kırmızım!” diye bağırır.


2. Doğa Olayları ve Kutsal Kuş: Hüma


Yağmuru Tanrı bölüştürür ama Hadrat Süleyman hangi bölgeye yağmur yağacağını buyurur. Bu emri, bütün kuşları ayağa kaldıracak olan Hüma kuşuna iletir. Hüma diğer kuşları toplar, okyanuslardan su alıp gagalarıyla taşıyarak yağmuru yağdırır. Yağmur tanelerinin büyüklüğü taşıyan kuşun büyüklüğüne bağlıdır. Kuşların gökteki yükselme noktasına göre ısı değiştiği için dolu ya da kar oluşur. Gök gürültüsü ve şimşek ise gökyüzünde elinde ateşten kırbaçla dört nala giden bir varlığın işi olarak tasvir edilir.

3. Dünyanın Sonu, Bereket ve Günlük Hayat Ritüelleri


Boğa Efsanesi: Nevruz’dan önceki son perşembe, yani "ahir çarşamba" günü doğa uykudan uyanır. İnanışa göre dünya, boynuzunda sinek olan dev bir boğanın sırtındadır. Boğa gözünü kırparsa veya silkelenirse yeryüzü sarsılır, kıyamet kopar. Boğanın gözüne sinek yaklaştığı zaman dünyanın sonu gelecektir.


Hayvan ve Bereket: Evcil hayvanların sayısını bilmenin onların üstünde kötü bir güç oluşturduğu inancı vardır. Bu yüzden hayvanları saymaktan kaçınılır. Komşular bile sayıyı öğrenirse hayvanlara zarar gelir diye korkulur. İlk kez süt vermiş bir ineğin sütü yollanır. Sütü aldıktan sonra kabın boş gönderilmemesi gerekir. Kabın içine biraz tuz ya da bir yumurta konur. Yoksa gelecek yıl o süt gönderen aile sütsüz kalabilir. Boşlukla huzursuzluğun eve gireceğine inanılır.


At Satışı: At satılırken önce yerden bir avuç toprak alınır, sonra el sıkılır ve "Allah hayr versin" denir. At mutlaka dizginleri ve üstündeki çul ile birlikte satılmalıdır. Yoksa alıcı için hayırlı olmaz.


4. Korunma Büyüleri ve Yağmur Ritüelleri


Çember Büyüsü: Issız ve bilmediği bir yerde uyuyacak kişi, kendini kötü ruhlardan sakınmak için çevresine bir çember çizer. Çemberin çevresine katran sürülürse Şeytan oraya yapışıp yakalanabilir.


Kuraklık Ritüelleri: Kadınlar pınara gidip karşılıklı yıkanır. Bir sabana koşulup onu ırmağa kadar çekerek suyu sürükledikleri de görülür.


Yağmuru Kesme: Bir ip alınır, ipe yedi ya da dokuz düğüm atılır. Her düğümde kel bir adamın adı 

anılır. Sonra ip ateşe atılır ve "Ben kellere ateş verdim, Allah da bana ateş versin" denir. Kelliğin, parlak kafalarıyla güneşi parlatacağına inanıldığı için bu ritüel yapılır. Bu uygulama Kafkas halklarında ve Rus köylülerinde de vardır.


Kodü Adeti: Yağmurun kesilmesi için yapılan yaygın bir Kürt adetidir. 10-12 yaşlarında çocuklar bir değneğin üstüne çamaşırlar geçirerek bebek yapar. Bu bebekle "Kodü, Kodü" diye bağırarak dolaşırlar. Evlerdeki kadınlar onlara peynir, buğday gibi armağanlar verir.


5. Taş ve Ağaç Kültü


Kafkas aşiretlerinde görülen ağaçlara ve taşlara tapınma kültü Kürtlerde de vardır. M. Driver’a göre bazı kabileler ziyaretlere tapar ve ülkelerinin gizli köşelerinde büyük taş kütleleri ya da menhirler gibi kaba taş bloklardan yapılmış mihraplar bulunur.


6. Al / Alki: Lohusa Şeytanı


Kürt demonolojisinin en bilinen figürü Al ya da Alki adlı dişi şeytandır. Özellikle evde yalnız kalmış lohusa kadınlar için tehlikelidir. İnsan biçimine girer. Gebe kadının kalbini tutmak, kalbini sökmek ve onu öldürmek ister.


Özellikleri ve Korunma:


  • Âl’la dövüşen kadın onu yenerse, Âl bir kitap, çivi, kuş ya da herhangi bir nesneye dönüşür.
  • Lohusalığın ilk 40 günü içinde daha tehlikelidir.
  • Al, lohusa kadına işkence eder, karaciğerini söküp sepetin içine atar. Sepetiyle birlikte suya başarırsa lohusa ölür.
  • Adı Türkçeden gelir. H. Masse’ye göre zayıf, yüzü kırmızı kilden bir burnu olan bir kadındır. Ermeniler ondan korkarlar.


Dilbilimsel Bağlantılar: N. Marr’a göre Kürtçede "pirçulk" ya da "pir-hulk" sözcüğü hem örümcek, hem kocakarı, hem büyücü anlamına gelir. "He-vü, he-vi" = nikâhsız kadın, harem kadını demektir. Aynı kocanın karıları karşılıklı olarak "ha-vi"dir. Bu, aileden önce gelen ortak ve toplumsal "re-analık" kurumuna işaret eder. Farsçada küçültme eki olan bu yapı, Kürt-İran-Kafkas folklor bağlarını sıkılaştırır.


Bölgesel Yayılım: M. Y. Marr’a göre Al inanışı hem İran’ın başşehrinde hem Kafkasya folklorunda 

bilinir. Fırat dolaylarındaki Alevi Ermenilerde de rastlanır. Christensen’e göre karaciğerin cesaret ve dirim merkezi olması Müslüman görüşünü, "yürek" kavramının öne çıkması ise Hristiyanlığın etkisini gösterir.


7. Sonuç: Ortak Folklorik Zemin


Bu büyüsel ve dinsel uygulamalar tek bir düşünceden çıkmamıştır. Farklı ortamlarda benzer yaşam koşulları nedeniyle yaygınlaşmıştır. Kürtlerdeki batıl inanışlar sadece dinlerinden değil, çoğunlukla yaşam kurallarının büyük bir bölümünden kaynaklanır. Güneş-Ay efsanesi, Hüma kuşu, boğa efsanesi, Kodü ve Al gibi unsurlar; Asur-Keldani, İran, Kafkas ve Türk kültürleriyle ortak bir demonolojik ve kozmolojik geleneğin parçasıdır.


Başlıca Kaynaklar: M. Çursin 1825, M. Mesçaninov Nowel Orient, M. Y. Marr La politique linguistique, N. Marr Quelques observations sur les Kurdes du Caucase, Arthur Christensen Essai sur la demonologie Iranienne 1941, H. Masse.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

⚠️ UYARI:
Küfür, hakaret, Herhangi bir örgüt propagandası, tehdit, ve kişisel veri paylaşımı yasaktır.
Bilgilendirici, saygılı ve yapıcı yorum yazmaya özen gösterin.