Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

ZERZARİ AŞİRETİ

Zerzarî (Zerzariye, Zerza, Zarzayî veya Zerzariler) Aşireti, tarihsel olarak Kürt kökenli bir kabile olarak kabul edilmekle birlikte, kökenleri İran (Acem) menşeli bir gruptan gelerek sonradan Kürtleştiği rivayet edilen bir topluluktur. Bu aşiret, Mezopotamya'nın dağlık bölgelerinde, özellikle Mazkurd, Rustak, Meret ve Eşne-Şino civarındaki yüksek platolarda, Cencerin Dağı eteklerinde yerleşmiştir. Cencerin Dağı, aşırı yüksekliği ve sert iklimiyle bilinir; zirvesinde yaklaşık on karış uzunluğunda ve üç karış genişliğinde üç büyük yeşilimsi taş bulunur. Bu taşlar, üzerinde silinmiş kitabeler taşıyan anıtlar olup, yaz aylarında kar ve soğuk nedeniyle hayatını kaybedenlerin anısına dikildiği ve aynı zamanda uyarı işlevi gördüğü söylenir; taşların yanında sürekli nöbet tutulduğu rivayet edilir. Aşiret, beş bin civarında mensubuyla beyler, zenginler ve fakirlerin iç içe yaşadığı bir yapı sergiler; bu nüfus, 14. yüzyıl kaynaklarında (örneğin El-Ömerî'nin Mesâlikü'l-Ebsâr) yaklaşık 500 hane olarak kaydedilmiştir. Zerzarîler, yerleşik bir düzenden ziyade yarı göçebe bir yaşam tarzı benimsemiş, ancak dağlık coğrafyanın zorlukları nedeniyle sınırlı bir yayılma göstermişlerdir. Aşiret, Bilbasî (Bilbasi) aşiret federasyonuna bağlı bir kabile olarak da anılır ve Geylî (Geyli) aşiretinden türediği kabul edilir; ana memleketleri Bahdinan (Behdinan) bölgesidir, zamanla göç ederek Hakkâri'ye ulaşmışlardır.

Tarihsel serüveni, aşiretler arası çatışmalar ve göçlerle şekillenmiştir. Zerzarîler, Bahdinan'dan Hakkâri'ye göç sırasında iç bölünmeler yaşamış; reisi Ömer Şablî'nin çocukları arasındaki kavgalar sonucu dört parçaya ayrılmışlardır: Birinci kardeş Deri Ağa, Gor bölgesine göç etmiş ve "Deri" adını almış; ikinci kardeş Zerin Ağa, Şemdinan (Şemdinli) bölgesine yerleşmiş ve günümüzde "Zerzad" olarak bilinir; üçüncü kardeş Şab Ağa, Eşine'ye göç ederek Mir Basık aşiretine katılmış, ardından Soran aşiret federasyonuna dâhil olmuştur; dördüncü kardeş ise Tunkuber'e gitmiştir. Aşiretin bazı kolları Urmiye'deki Afşarlara, bazıları Mukrî aşiretine katılmıştır. Liderlik silsilesi, Şab Ağa'dan oğlu Mir Ömer Bey'e, ardından torunu Mir Hacı Şeyh Bey'e, oğlu Ağa Bey'e ve Zülfikar Bey'e geçmiş; Zülfikar Bey'in vefatından sonra oğlu Ebu Kasım Bey, Zend aşireti reisi Nadir Şah dönemine rastlamış ve ardından Cafer Bey reislik yapmıştır. Aşiret, Soran Beyi Emir Süleyman tarafından büyük bir katliama uğramış; üç bin savaşçıya yakın bir güçle saldırıya uğrayarak kökleri kesilmiştir. Bu olay, aşiretin nüfus kaybına ve dağılmasına yol açmıştır. Zerzarîler, Mazincanî aşiretiyle sürtüşmeler yaşamış; 12. yüzyılda Selâhaddîn Eyyûbî'nin egemenliğine geçmeden önce Şengal-Musul bölgesinde yaşamışlar ve 1182'de Şengal'in işgalinde Zerzarî Kürd emiri, Selâhaddîn'in sağ kolu olarak rol oynamıştır. Sözbirliğini sağlayan Necmeddin Paşak adında bir emirleri vardır; kendinden sonra kardeşi, ardından oğlu Abdullah başa geçmiş, diğer emirleri arasında Küçük Husamşer ve oğlu Paşak yer alır. Aşirete eklenen küçük bir topluluk, Balekan köyünün adını alır ve yaklaşık üç yüz mensubuyla "Akabet Han" denilen yerde yaşar, burayı nöbet tutarak korur. Mazkurd bölgesinin sahibi olan emir, Mısır Saltanatı ile ilişkiler kurmuş; Teksif'te bu sultanın "Haneş b. İsmail" olduğu rivayet edilir.

Günümüzde Zerzarî aşireti, Irak Kürdistanı'nda (özellikle İmadiye, Zaho ve Basturiça'nın kuzeyi) dağılmış halde varlık gösterir; tahmini nüfusu, tarihsel kayıplar nedeniyle sınırlıdır. Aşiret, Soranî lehçesi konuşmakta olup, Şafiî mezhebine mensuptur; geleneksel olarak hayvancılık ve tarımla uğraşır. Önemli şahsiyetlerden El-Vezîr Ali bin Salar (İbnî Salar), 12. yüzyılda vezirlik yapmış; Kahire'de büyümüş, H. 543'te (M. 1149) vezir olmuş, İskenderiye ve Kudüs'te hizmet vermiş, cami ve medrese inşa ettirmiş; H. 548'de (M. 1153) öldürülmüştür. Aşiret, Yezîdî Dasnî ve Zerza aşiretleriyle mücadele etmiş; günümüzde Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nde temsil edilir.

Zerzarî aşireti, Kürt aşiretçilik geleneğinin bir örneği olarak, göç, çatışma ve adaptasyon süreçleri üzerinden evrilmiştir. Gelecek araştırmalar, aşiretin Mazincanî ve Mısır ilişkilerini arşiv belgeleriyle derinleştirebilir.

Kaynakça


Bu Çalışma Bilgilendirme Amaçlıdır

1 yorum: