Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

REŞWAN,REŞİKİ, REŞİ RIŞVAN AŞİRETİ

Reşi, Reşikan, Reşoyan, Reşvanan ve Reşan gibi adlarla anılan bu aşiret, ismini giyim tercihlerinden almıştır: "siyahîler" veya "siyah giyinenler" anlamına gelmektedir. Gerçekten de Reşiler siyah elbise giymeye özel bir düşkünlük sergilemişlerdir; öyle ki, bazı Reşi bölgelerinde siyah dışındaki kıyafetlerin yadırgandığı rivayet edilmektedir. Bu durum, aşiretin kültürel kimliğinde giyim tarzının önemli bir yer tuttuğunu göstermektedir.

Coğrafi Dağılım ve Tarihi Kökenler Reşilerin ana vatanı olarak bilinen Mazenderan, Hazar Denizi'nin güney kıyısında yer alan dağlık ve geniş bir bölgedir. Aşiretin Anadolu'ya gelişi, Abbâsî halifesi Harun Reşid dönemine, yani Miladi 786 yılına dayanmaktadır. Bu dönemde İslamiyet'i kabul etmelerinin ardından Anadolu'ya getirilen Reşiler, stratejik olarak Bizans sınır bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Bu geniş coğrafi hareketlilik, aşiretin hem askeri hem de demografik açıdan önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Reşiler, Rakka, Urfa (Ruha), Halep, Kilis, Azaz, Diyarbakır, Gaziantep, Erzurum, Mardin, Malatya, Ankara, Kırşehir, Kastamonu Sancağı'na bağlı Tosya Kazası, Kahramanmaraş, Adıyaman, Nizip Kazası, Birecik, Siverek Sancağı, Sivas, Bozok Sancakları, Elazığ ve Besni gibi çok geniş bir alana yayılmışlardır. Türkiye'nin doğusundan batısına kadar uzanan bu geniş coğrafi dağılım, aşiretin kol ve kabilelerinin sayısının fazlalığına işaret etmektedir. Özellikle İç Anadolu'daki Rişvanlılar, Şeyhbızın ve Canbeg aşiretlerinin yanı sıra bölgedeki en kalabalık grubu oluşturmaktadır. Bu Rişvanlıların Adıyaman'ın Besni ve Kâhta ilçeleri, Gaziantep'in Nizip ve Kilis ilçeleri, Malatya ve Kahramanmaraş yörelerinden göç ettikleri bilinmektedir. Danimarkalı seyyah Carsten Niebuhr, 1766'da bölgeyi ziyaret ettiğinde 12 bin çadırdan oluşan bu topluluğun kışları Suriye'de geçirdiğini, yazları ise Sivas bölgesinde yayladığını kaydetmiştir.

Dini Kimlik ve Dönüşümler Reşilerin dini geçmişi, özellikle Yezidilik ile olan ilişkileri açısından dikkat çekicidir. Şerefname gibi önemli kaynaklar, Reşikleri Cizre aşiretleri arasında ve Van civarında hüküm süren Mahmudiyan beyliğine bağlı olarak zikreder. Mahmudiyanlar başlangıçta Yezidi inancına mensupken, daha sonra İslamiyet'i kabul etmişlerdir. Suruç Dunaileri arasındaki Reşiler de 18. yüzyılın ortalarına kadar Yezidi kimliklerini korumuşlardır. Miladi 786'ya, yani Harun Reşid dönemine kadar Yezidi kaldıkları, ancak Abbâsî akınları sonrasında kısmen Müslüman oldukları düşünülmektedir. Bu din değişikliğinin nedenleri tam olarak anlaşılamasa da, bazı tarihçiler Reşilerin Yezidi inancına karşı "laubali" davranışları nedeniyle Dasini ve diğer Yezidi aşiretleri tarafından dışlanarak sürgün edildiğini ileri sürmektedirler. Bu durum, onların kendi bölgelerini terk etmelerine veya Anadolu'ya göç ettirilmelerine yol açmış olabilir.

Aşiret Yapısı ve Bağlantıları Reşilerin Bukhti (Botan) asıllı olduğu belirtilmektedir. Tarihi kayıtlarda Reşilerin Hasankeyf ve çevresinde kurulan Melikan Beyliği içinde de yer aldığı görülür. Selahaddin Eyyubi soyundan gelen Kürtlerden oluşan Melikanlar, Hasankeyf, Siirt, Beşiri, Tor ve Erzen şehirlerini kapsayan önemli bir beylik kurmuşlardır (M. 1250). Şeref Han, Melikanlara bağlı aşiretleri Reşan, Aşti, Muhalbi, Mehrani, Beşnavi, Şıkaki Ustirki, Kurduli, Keşki, Celıki, Hendeki, Sohani, Bediyan ve Şervanan olarak sıralar.

Osmanlı Arşivlerinde Reşvan Aşireti Osmanlı arşiv kayıtları, Reşvanlıların statüsü hakkında ilginç bilgiler sunmaktadır. Tosya ve Sivas'ın Alacahan bölgelerindeki Rişvanlılar için "Yörükân taifesinden" ifadesi kullanılmıştır. Bu, onların göçebe yaşam tarzı ve Türkmen beylikleriyle olan etkileşimleri nedeniyle Türkmen grupları içinde yer aldıklarını düşündürmektedir. Ancak Rişvanlar, kendilerini her zaman Kürt kimliğiyle tanımlamışlardır. Kaynaklarda sıklıkla rastlanan "Türkman Ekrâdı" (Türkmen Kürtleri) ifadesi, onların Türkmen yörük ve boyları arasında yaşamasından kaynaklanan bir tanımlama olarak kabul edilmektedir. Bu durum, aşiretin kültürel ve etnik kimliğinin karmaşık yapısını ve tarih boyunca farklı gruplarla olan etkileşimlerini yansıtmaktadır. Rakka, Maraş, Bozok Sancakları, Hısn-ı Mansur, Besni ve Harput kazalarında yerleşik veya göçer olarak yaşayan bu aşiretler, Osmanlı kayıtlarında bu şekilde yer almıştır.

16. Yüzyıl Rişvan Aşireti'nin Detaylı Analizi Yrd. Doç. Dr. Faruk Söylemez’in Rişvan Aşireti üzerine yaptığı detaylı araştırmalar, aşiretin 16. yüzyıldaki demografik yapısı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Özellikle Osmanlı Tapu Tahrir Defterleri, aşireti oluşturan cemaatlerin, köylerin ve şahısların isimlerini ayrıntılı olarak kaydetmiştir. Başvurduğu başlıca üç defterden en eskisi, Yavuz Sultan Selim dönemine ait 1519 tarihli ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde 71 numarada kayıtlı tahrir defteridir. Bu defter, Malatya Sancağı'na bağlı Besni, Kâhta, Gerger ve Hısn-ı Mansur kazalarının kapsamlı kayıtlarını içermektedir. Diğer iki defter ise Kanuni Sultan Süleyman döneminde yazılmış olup, 1524 tarihli 123 numaralı ve 1536 tarihli 181 numaralı defterlerdir. Bu defterler, konar-göçer aşiretleri ve onlara ait kayıtları detaylandırmaktadır.

Tahrir Defterlerinde kaydedilen Rişvan Aşireti'ne mensup cemaatler ve şahıslar incelendiğinde, aşiretin 16. yüzyılın ilk yarısında on beş cemaatten oluştuğu anlaşılmaktadır:

  • Hacı Ömer (Hacı Ömerlü) Cemaati: “Cemaat-i Ahmet veled-i Hacı Ömer” olarak kaydedilmiş ve Kaytanlı olarak da anılmıştır.
  • Hızır (Hizir) Sorani Cemaati
  • Kellelü Cemaati
  • Celikanlu Cemaati
  • Mülıkanlu Cemaati
  • Mendubali (Mendollu) Cemaati
  • Zerukanlu Cemaati
  • Bograsi Cemaati
  • Rumaiyan Cemaati
  • Mansur Cemaati
  • İzdeganlı Cemaati
  • Mansurganlu Cemaati
  • Karlu Cemaati
  • Rişvan Cemaati
  • Çakallu Cemaati

Sonraki yıllarda nüfus artışıyla birlikte yeni cemaatler ortaya çıkmıştır. Bunlar arasında Bereketli, Bektaşlı, Belikanlı, Benamlı, Cudikanlı, Dalyanlı, Dimişklı, Heycabanlu (Hacabanlı), Hıdıranlı, Hosnisin, Mahyanlı, Nasırlı, Okçuyanlı, Sevirli, Sinkanlı, Şeyh Balanlı ve Terziyanlı cemaatleri yer almaktadır. Ayrıca Hamidlu ve Hacılar adlı iki cemaatten daha bahsedilmekte olup, başta İzmir olmak üzere Anadolu ve Rumeli'nin birçok yerinde bu cemaatlerin isimlerini taşıyan köylerin bulunduğu belirtilmiştir.

  1. yüzyıl Rişvan Konar-Göçer Aşireti cemaatlerine mensup şahıs isimleri arasında Doğan, Okçu, Bayındır, Korkmaz, Köse, Tatar, Mintas, Bayram, Mendol, Kaya, Küplü, Öztemur, Gülek, Başak, Karaca, Kunduz, Banu, Karaman, Menteş, Orhan, Pars, Boğa, Sarim, Cengiz, Paralu, Sancar, Ayas, Budak, Çoban ve Çelikan gibi isimler yer almaktadır. Bu isimler, aşiretin antroponimik yapısı hakkında bilgi vermektedir.

Edward William Charles Noel'in 1919 Tarihli Günlüğünde Reşvan (Reşi) Kürtleri Üzerine Analizi İngiliz Yüzbaşı E.W.C. Noel'in 1919 tarihli günlüğü, Reşvan Kürtleri hakkında dönemin koşullarını yansıtan önemli gözlemler sunmaktadır. Noel, Reşvan aşiretini Malatya'nın güneyindeki dağlarda yaşayan bir Kürt aşireti olarak tanımlamıştır.

İstatistiksel Veriler ve Demografik Yapı: Noel'in analizine göre, aşiretin %10'u yıl boyunca çadırlarda yaşayan göçebelerden, %65'i yazları çadırlarda geçiren yarı göçebelerden ve %25'i ise tamamen yerleşik bir hayat sürenlerden oluşmaktadır. Aşiretin dini dağılımına bakıldığında, Xıdır Sor ve Bulam'ın yarısı dışındaki tüm aşiretin Ortodoks Sünni olduğu belirtilmiştir. Şiiler, Atmi Aşireti'nde olduğu gibi burada da küçük bir azınlık olarak görülmekte ve Sünniler tarafından pek hoş karşılanmamaktadır. Örneğin, bir Sünni'nin kızını bir Şii'ye vermemesi bu durumu örneklemektedir.

I. Dünya Savaşı'nın Etkileri: Aşiret reislerinden alınan bilgilere göre, savaş sonrasında ev sayılarında yaklaşık %35'lik bir düşüş yaşanmıştır. Kürt aile biriminin kendi kendini idame ettirme kapasitesine sahip olduğu vurgulanmış, ancak erkeğin olmadığı ailelerin nüfus birimi olarak sayılmadığı belirtilmiştir. Aşiretteki ailelerin yaklaşık %15'i tamamen yok olmuş, %20'si ise fakirleşmiştir. Fakirleşen bu kesim diğer ailelere dahil olmuş veya onlarla bütünleşmiştir. Toplam nüfusun yaklaşık %25 oranında azaldığı tahmin edilmektedir. Bu düşüşün nedenleri arasında asker kaçaklarının evlerinin yakılması, ardından gelen açlık ve salgın hastalıklar gösterilmiştir. Aşiretten 2500 binek hayvanı, 25 bin küçükbaş hayvan, 60 deve ve 1000 büyükbaş hayvan üzerinden vergilendirme talep edildiği, 80.000 lira gibi astronomik bir meblağın istendiğine dair belgelerin bulunduğu da kaydedilmiştir.

Genel Özellikler, Giyim ve Dil: Reşvanlılar sıcakkanlı ve misafirperver insanlar olarak tanınır. Giyim tarzları geniş pantolon (şal), kırmızı işlemeli kısa yelek (takalla), fes, keçe şapka (kullik) veya büyük bir kızıl türbanla birlikte takke (çit) şeklindedir. Aşiretin dili Kurmancî'dir. Aşiretin önde gelenleri ve yollara, şehirlere yakın köylerde yaşayanların bir kısmı Türkçe bilmekle birlikte, iç kesimlerde Türkçe bilgisi oldukça sınırlıdır.

Tarih ve Göçler: Noel'e göre, Reşvan aşireti 3-4 yüzyıl önce göçebeydi. Kışları Behesne'nin alt kesimlerinde geçirir, yazları ise Ankara yakınlarına göç ederlerdi. Bir yaz Türk saldırısına uğrayarak bölünen aşiretin bir kısmı Ankara'da Deşt-i Himan'da kalırken, geri kalanlar güneye göç ederek Besni ile Malatya arasındaki dağlarda köyler kurmuşlardır. Reşvan aşiretinin Kilis civarında kurulduğu ve İran sınırındaki Celali aşiretinin alt kolu olan Kotan'ın Reşvan'dan göç ettiği de belirtilmiştir.

Silahlı Güç ve Siyaset: Reşvan aşireti kavgacı bir yapıya sahiptir. 1000 adet modern tüfekleri ve her tüfek için 200 fişek mermileri olduğu kaydedilmiştir. Bir saldırı sırasında silahlı adam sayısını 2000'e çıkarabilir, dışarıya 800-1000 asker gönderebilirler. I. Dünya Savaşı sırasında 2000 kişinin askere alındığı, bunlardan 1000'inin firar ettiği ve 900'ünün henüz dönmediği belirtilmiştir. Firarilerin evlerinin yakılması sonucunda aşiretin Türklere karşı büyük bir kızgınlık duyduğu gözlemlenmiştir.

Liderlik: Aşiretin lideri Hacı Bedirhan, 45 yaşlarında, uzun boylu ve iyi görünümlü bir şahsiyet olarak tanımlanmıştır. Açık görüşlü ve sevilen bir lider olan Hacı Bedirhan'ın aşiret üzerindeki iktidarı sağlam temellere dayanmaktadır. Gücüne rağmen yönetime karşı saygılı davranan Hacı Bedirhan, Türklere karşı oldukça dikkatli bir tutum sergilemiştir. Savaş sırasında aşiretinden çok sayıda firar olması nedeniyle birkaç aylığına hapse atıldığı da kaydedilmiştir. Kardeşlerinden Zeynel Bey'in pek önemi olmadığı, Haydar Bey'in ise Hacı Bedirhan'ın halefi olduğu belirtilmiştir.

Ekonomi ve Yaşam: Aşiretin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Yetiştirilen ürünler arasında buğday, arpa, akdarı, tütün, pirinç, pamuk ve dağlık kesimlerde çavdar bulunmaktadır. En verimli topraklar Hısn-ı Mansur kazasındaki ovalarda olup, tarlalardan 1'e 20, hatta 1'e 30 oranında ürün alınabilmektedir. Besni'de 1'e 15-25, dağlık Kahta'da ise 1'e 7-10 oranında ürün elde edilmektedir. Sabanlar iki öküzle çekilmekte, engebeli arazilerde saban başına 400 kg, düz arazilerde ise 800 kg tohum ekilmektedir. Üzüm bağları da yaygındır. Hayvancılık, özellikle savaş sırasında büyük kayıplar yaşamış; küçükbaş hayvan sayıları yarı yarıya düşmüştür. Varlıklı bir ailenin 100 baş hayvanı olduğu, ovada sürülerin %70'ini koyunların, dağlarda ise %90'ını keçilerin oluşturduğu belirtilmiştir. Bir koyunun sütünden yılda en fazla 3 okka (süzme) yağ elde edilebilmektedir. Doğal ürünlerden mazı ve geven fakir aileler tarafından toplanır. Hüsn-i Mansur'da okkası 5 kuruşa satılan geven, yakacak olarak kullanılmaktadır. Bölgedeki dağlar genellikle kıraç olmakla birlikte meşe (ebru) ve ardıç (markh) ağaçlarına da rastlanır; eskiden dağların ardıçla kaplı olduğu söylenir. Madenler açısından Kahta yakınlarındaki Kazir köyünde köylülerin kömür çıkarıp yakacak olarak kullandığı, Sançık nahiyesinde Rudka Köyü yakınlarında ise beyazımsı bir kaynakta hazmı kolaylaştıran kristal kırmızı tortu bırakan maddeler çıktığı belirtilmiştir. Yörede tuz bulunmamaktadır. Zanaat ve ticaret faaliyetleri de sınırlıdır. Kadınlar halı dokur, keçi kılından çadır, yünden çorap yaparlar. Şehirden ham kumaş alıp "boyax" olarak bilinen bir şuruptan kırmızı, cevizden ve Zerguz ağacının kabuklarından siyah kumaş boyaları elde ederler. Kürtler arasında ayakkabıcılık ve nalbantlık yaygın değildir. Savaştan önce bazı köylülerin katırcılık yaptığı, ancak bu mesleği sürdüren kimsenin kalmadığı belirtilmiştir.

Toprak Mülkiyeti ve Sağlık: Dağlık bölgelerde yaşayan köylüler "xoyi cot" (çift sahibi) olup, saban ve tohum ekimi kendilerine aittir. Ovalarda ise köylüler genellikle "nivikar" (ortakçı) statüsündedir; saban ve tohumu tarla sahibi sağlar ve ürünü yarı yarıya paylaşırlar. Toprağın yarısı tapuya, yarısı ise miri araziye aittir. Suyun kontrolü tapuda olup, otlaklar için devlete vergi ödenmemektedir. Sağlık konusunda İspanyol Gribi'nin birçok insanın ölümüne neden olduğu, ancak Noel'in ziyaretinde salgın bir hastalığın bulunmadığı belirtilmiştir. Ancak Behesne'nin altındaki ovada yaşayanlar sıtmadan şikayetçi olup, genel fiziki standartlarının iyi olduğu kaydedilmiştir.

Tarihi Eserler ve Avlanma: Kahta'nın 5 km güneyinde iyi durumda bir Roma köprüsü bulunmakta, ayrıca Kahta'da Hititlerden kalma heykellere rastlanmaktadır. Avcılık açısından Çiyayê Spî ve Nemrut Dağı'nda dağ keçisi (bını kuvî veya nerkuvî) bulunmaktadır. Reisler şahin ve av meraklısıdır. Yörede keklik sayısı azdır.

1919 Yılı Reşvan Köyleri ve Önemli Şahsiyetler: Noel'in günlüğünde Kahta'ya bağlı Markiz, Sıncık, Alut ve Tokaris Nahiyelerindeki Reşvan köylerinin savaş öncesi ve mevcut hane sayıları detaylı olarak verilmiştir. Bu veriler, savaşın demografik etkilerini somut olarak göstermektedir. Reşvan aşiretinin önemli şahsiyetlerinden biri Urfa ve Birecik dolaylarındaki Mustafa Paşa el-Reşvanî'dir. Osmanlı Devleti'nin birçok idari makamında görev yapmış, 1599 yılında beylerbeyi rütbesi almış ve 1619 yılında Şam valisi olarak atanmıştır. Bu görevi sırasında vefat etmiştir.

Sonuç: Reşi/Rişvan aşireti, tarihsel süreç içerisinde Anadolu ve Mezopotamya coğrafyasında önemli bir yer tutmuş, göçebe yaşam tarzından yerleşik hayata geçişler yaşamış, dini ve kültürel kimliği çeşitli etkileşimlerle şekillenmiş büyük bir aşiret topluluğudur. Osmanlı arşivleri ve dönemin seyyahlarının kayıtları, aşiretin sosyo-ekonomik yapısı, coğrafi dağılımı ve tarihi dinamikleri hakkında değerli bilgiler sunmaktadır. Özellikle 16. yüzyıl Tapu Tahrir defterleri ve E.W.C. Noel'in 1919 tarihli günlüğü, Reşvan aşiretinin hem detaylı demografik yapısını hem de I. Dünya Savaşı'nın aşiret üzerindeki yıkıcı etkilerini gözler önüne sermektedir. Aşiretin kimlik algısı, giyim kültürü, dil kullanımı ve liderlik yapısı, bölgenin karmaşık etnik ve kültürel mozaiği içinde Reşvanlıların kendine özgü konumunu belirginleştirmektedir.

Kaynakça

  • Noel, E. W. C. (1919). Kurdistan 1919. (Yayınlanmamış günlük veya rapor, belirtilen kaynağa göre).
  • Niebuhr, Carsten. (1774-1778). Reisebeschreibung nach Arabien und andern umliegenden Ländern. Kopenhag. (Reşvan aşiretine dair gözlemleri için).
  • Şerefhan Bitlisî. (1597). Şerefname: Kürt Tarihi. İstanbul. (Reşvan aşiretinin diğer aşiretlerle bağlantıları için).
  • Söylemez, Faruk. (Belirtilen çalışma). Rişvan Aşireti Üzerine Detaylı Araştırma. (16. yüzyıl Osmanlı Tapu Tahrir defterleri analizi için).
  • Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Osmanlı Arşivi. (1519, 1524, 1536 tarihli) Tapu Tahrir Defterleri, No: 71, 123, 181. (Aşiretin demografik ve yerleşim bilgileri için).
  • Anadolu’da İskân Ve Urfa Çevresi Adlı Makale. (Reşvan aşiretinin yerleşimi hakkında genel bilgiler için). (Makalenin yazarı ve yayınlandığı yerin daha spesifik belirtilmesi gerekmektedir).

33 yorum:

  1. Reshwan asireti yezidi kökenlidir evet. Ancak zamaninda yezidilik islama bagli koyu sünni bir tarikatti. Sehy adi bin musafir el emevi ye atfen yezidilere önceden adeviye denirdi. El kudüsü kurtaran Selahaddin Eyyübi ordusunun temel unsuru reshwan dahil yezidilerdi. Yezidiler sonralari bilhassa Hallaci Mansur, Ahmed Gazali ve ibn Arabi gibi tasavvufcularin etkisiyle Seyh Hasanin döneminde Islam dairesinden uzaklasmislar. Misir ve Filistindeki Adeviler/Yezidiler Islam dairesi icinde kalmislardir. Reshwanlar osmanli imparatorlugun etkisiyle hanefi mezhebini benimsemisler. Reshwanlarin cok kücük bir bölümü alevi komsularinin etkisiyle alevilesmis.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İşte o kısımdaydık bizde ta ki malatya ya gelene kadar sonrasında süniliği kabul ediyoruz birde biz Horasan dan Alevi olarak göç etmişiz muhtemeln Türkmenlerdeniz sonradan reşwanlılara dahil olmuşuz

      Sil
    2. Rişvan aşireti Ezidi kökenli değildir. Ezidilik 11.yy da şeyh Adî yle birlikte ortaya cıkıyor. Rişvanlar İslam dan önce büyük ihtimalle Zerdüşt veya başka bir irani dine inanıyorlardı. İslama geçtikten sonra Alevi olmaları daha büyük ihtimal. Fakat Osmanlı döneminde çoğunluğu hanefi mezhebine geçiş yapmıs olmalı. Çünkü sonradan Alevi olmak mümkün değil.

      Sil
    3. Reşwan aşireti ezidi kökenli bildiğim 2-3 ezidi reşwan köyğ var urfada

      Sil
    4. Malatya Pirhemzik aşireti'nden selam olsun. Rışvan ve Türkmeniz

      Sil
  2. REŞWAN AŞİRETİ Ezidi asıllıdır öz kürttür Pir siri daraniye bağlı aşiretler içinde 1200'lü yıllarda geçer Pir siri darani ezidi mişur'u diye aratırsanız görürsünüz 1207 tarihli Ezidi mişurunda geçer hatta günümüzde Reşwan aşireti den ezidi köyleri var

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. (THE YEZİDİ MANUSCRİPT Pir Sini Darani )diye aratın 1207 yılına ait arşivde Reşwanları ezidi Kürt aşireti geçer

      Sil
    2. Evet, doğru  kayıtta Rasan isminde bir aşiretin Ezidi olduğu ve Pir Sini Darani ye baglı oldukları yazıyor. Fakat aynı kaynakta bu aşiretin Irak, Ermenistan ve Gürcistan' da da bulunduğu yazıyor ama bu doğru değil   https://umap.openstreetmap.fr/en/map/reshwan-kurds-kurden-resiyan-risvan-kurtleri_352798#6/37.788/44.612…   bu linkde tam olarak olmasa da çoğu Risvan yerleşimi mevcut. Sadece Türkiye , Suriye ve İran' da olduğu görülüyor. Tabii bu konuda çok fazla değisken mevcut. İslam' a ne zaman geçtikleri, o tarihlerde yoğun olarak nerede yaşadıkları gibi. Kayıtta adı geçen bugünkü Rişvan asireti olabilir ama olmayabilir de güya aynı tarihlerde vefailik de o bölgede çok yoğundu .

      Sil
    3. Doğrudur orada birçok aşiret isimleri geçer örnek olarak mûsareşan ve şikak aşiretleri gibi bunlar o zamam müslüman adiye tarikatına bağlı sünni müslan idiler ama sonradan şeyh hasan döneminden sonra bazıları bükünkü yezidi inancına geçtiler bügün müslüman olanlar o zamanda müslüman kalıp yezidiliği benimsemyip eskisi gibi müslüman kaldılar. Muhtemelen musareşan (musareşi) aşiretide aslen reşi aşretinin bir kolu olabilir lakin bügune kadar yazılı kaynak bulamadık çünkü musareşan aşiretinin 1200 yıllarindan (موسى رش قلعة موسرشة adında bir köyü var ve musreşi aşireti içinde çelyan çelyuki adanda kollar vae ve bu kollar reşi aşiretinde de bulunuyur

      Sil
    4. Reşan diye belirtiliyor kaynakta bu reşwan aşiretidir pir leri pir isebia şuanda bulunan bir ezidi reşwana sorduğumda pir lerinin pir isebia olduğunu söyledi buda reşwan aşireti olduğunu doğruluyor ayrıca bu Ezidi reşwan köyleride var tğrkiyede musareşan aşiretiyle alakası yok belgedeki reşan direk reşwan aşireti

      Sil
    5. Reshwanlar cikis noktasi kuzey iraktaki shengal beldesidir. Burada n etrafa dagilmislar, yani anadoluya, suriyeye ve hatta irana, mesela kazvin ve horasan eyaletine. Shengal da hala yezidi reshwanlar var.

      Sil
  3. Yozgat arifeoğlu köyü reşwan aşireti mensubu var mı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Yozgat Akdağmadeni Kayabaşı ve Kartal Köyleri Kürdüyüm. Bildiğim kadarıyla Reşwan aşiretinin Reşîyan kolundanız.

      Sil
  4. reşwan aşireti ilk geldiyi yer hakari uludere beytuşebap çukurca ana vatani olarak bilinir halen o yörede bazi dağın ismi bile geçiyor. ciyayê reşega kara dağ olarak adlandırmişlar. şimdi o aşiret çoğuluk batman sırt yöresindedir.felîtê qudo hikayesi reşwan aşireti asıl ezdi hewerkidır.asilkürt aşiretidir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk olarak reşwanlıyımve osamnlı kaynaklarında nerdeyse hiçbir şeklide rişan aşireti ile ilgili yezidi olduklarına dahil bir kayıt bulamadım reşwan aşiretinin bazı mensublarının ve kollarının ekard tarifesi olduğu doğru ama genel olarak reşvanlılar ya türkmen ekardı sınıfınında

      Sil
    2. Yezidilerin cogu zaten Islam dairesi icinde kalmis. Öyle olmasa mesela Yavuz Sultan Selim Kilis emirligini yezidi seyhi mir-i-ekrad Izzeddin el Yusufa verirmiyidi.
      Bir de Katip celebinin ufacikli, behisni ve bakrasli civarindaki reshwan kürtlerinin hakkinda yazdiklarini tavsiye ederim.

      Sil
  5. Bizde Xısor(xıdırsorluyuz) Adıyaman ili Tanrıverdi’ler

    YanıtlaSil
  6. Doğrudur Reşi aşireti aslı Ezidi dir. Diyarbakır Davudi köyünde ve Viranşehir de Ezidi olan akrabalarımız var. Hatta Şengal de dağlık alanda bile Ezidi olan aşiretimizin köyleri mevcut.

    YanıtlaSil
  7. Gaziantep Dumanlı cemaatin de yiz eskiden
    Kırşehir konya Ankara ya göç etmiş ler yerini öğrene bilirmiyim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Konya kulu tarafı Kırşehir Çiçekdağı tarafı

      Sil
    2. Malatya Dumanlı bizde

      Sil
    3. Ben kırşehir, de Kürtlerin olduğu çöl köyleri diye geçer şuan Ankara, da yaşıyorum

      Sil
  8. Biz de Reşan ya da Reşwan diyorlar Erzurum da bizim aşiretimiz ben çok bilmiyorum ama bulmak istiyorum ... Bu aşirete mensup birileri var mı burada

    YanıtlaSil
  9. Kesin olan tarihi bilimsel verilere göre Malatya ve ilçelerinde Adıyaman’da Gaziantep’te kuzey ırakta yaşayan Osmanlı döneminde ise zorunlu iskana tutulan sürekli isyan halinde olan bir Kürt aşiretidir. Kürt oldukları konuştukları ata ve ana dili Kürtçe olmanın yanısıra, genetik özellikleri, dillerinin fenotik yapılarıyla, örf adet gelenek görenekleri ile ve yaşadıkları coğrafya ve kökenleri itibari ile ispatlanmıştır. Osmanlı döneminde sürüldükleri iç Anadolu’da Türk köylüler ilede büyük sorunlar yaşamışlardır. Dedeleri ataları sürekli kendilerini Kürt hissetmiştir. Irksal olarak Kürttürler.

    YanıtlaSil
  10. Reswan tarihi çok eskiye dayanır sizleri asar

    YanıtlaSil
  11. Reşwan çok eski bir aşiret

    YanıtlaSil
  12. Reshwanlar genetik verliere göre kesinlike kürt. Aksini iddia edenlere dna testi öneririm.

    Ve evet zamaninda yezidi ya da adeviydik. Ancak adeviyye tarikati zamaninda islam dairesi icinde ehli sünnete bagli bir tarikatti. Reshwanlar yezidi/adeviyken müslümandi ve Selahattin Eyübinin ordusuyla Kudüsü haclilardan kurtardi. Misir ve filistinde Reshwanlar var ve oralarda yezidi tarikati islam dairesinde kaldi. Yezidilerin bir bölümü Seyh Hasan döneminde gulata kacmis ve islam dairesinden uzaklasmislar.

    YanıtlaSil
  13. Örnek olarak türklere sorsan kürtlerin hepsi kürtleşmiş türk,Alevilere sorsak hepsi sonradan sünnileşmiş alevi kökenli derler.Tabi bu yanlıştır.Tarafsız bir şekilde rişvan aşireti ile ilgili doğru bilgileri de siz olduğu gibi yazmamışsınız.Bu aşiretin kökenlerinin nereden geldiklerini tam olarak biliyorum.Bazen doğru bildiklerimizi de millete tekrardan soruyoruz.Acaba biz mi yanlış biliyoruz diye oysa ki bildiklerimiz net doğrudur.Bu yüzden yanlış bilgiler yazmayınız.Uydurma şeyler yazıp milleti kandırmayın.Eğer böyle devam edeceksiniz.Sayfanızı silip kapatın.

    YanıtlaSil
  14. Bu aşiretin ileri gelenlerinden biri olan Dr.Mahmut Rişvanlıoğlu'nun yıllar önce yazmış olduğu Doğu Aşiretleri ve Emperyalizm isimli kitabında hem kendi aşiretinin hem de pekçok aşiretin Türkmen kökenli olduklarını, belgelere ve blilmsel verilere dayanarak ispatlamaktadır.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rişvan ile Reşwan ayrı aşiretler. Rişvan türk Reşean kürt aşireti

      Sil
  15. Sincikli risvanlardaniz ve Türkmeniz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sincikte, mesela Inlice (Geller) beldesinde, MHP ve BBP ye oy verip hatta belediye baskani Blue secebilirmisiniz. Ama kürtoglu kürtsünüz

      Sil