Pirebad aşireti, günümüzde İran Afşarlarının bir kolu olarak kabul edilmekle birlikte, kimlik tartışmalarıyla öne çıkan önemli bir sosyo-kültürel yapıyı temsil etmektedir. Afşarlar genellikle Türk kökenli bir boy olarak bilinirken, Pirebad üyeleri kendilerini ısrarla Kürt aşireti olarak tanımlamakta ve Kürt kimliklerini güçlü bir şekilde savunmaktadırlar. Özellikle Türkiye'nin Ardahan ve Göle çevresinde yaşayan Pirebad mensupları, Kürt kimliklerini benimsemiş durumdadırlar. Bu durum, etnik kimliklerin tarihsel süreç içinde nasıl farklılaşabildiğini ve kendi algılarını oluşturabildiğini gösteren çarpıcı bir örnektir.
Tarihsel Kökenler ve Coğrafi Dağılım Pirebad aşiretinin kökenleri, Irak Kürdistanı'na dayanmaktadır. Aşiretin ilk olarak buradan Ardahan'ın Koçiyan köyüne göç ettiği ve bu bölgede Kürt olarak kabul gördüğü belirtilmektedir. Ardahan ve Göle çevresindeki Pirebad toplulukları, farklı kabile isimleriyle varlıklarını sürdürmektedirler. Ardahan merkez çevresinde Kürdikan ve Baskan kabileleri yaşarken, Göle taraflarında Butikan, Hıratlı ve Sevkar kabileleri bulunmaktadır. Bu kabileler, yerel halk tarafından da Kürt olarak tanınmaktadır.
Pirebad aşiretinin günümüzdeki nüfus yoğunluğu Ardahan ilinin belirli köylerinde gözlemlenmektedir. Ardahan Merkez'e bağlı Tepesu, Yaylacık, Aşağı Kurtoğlu, Bayramoğlu, Beşiktaş, Biğnbaşar, Çağlayık, Çalabaş, Çobanlı, Dağcı, Gölgeli, Hacıali, Köprücük, Lehimli, Nebioğlu, Otbiçen, Ömerağa, Samanbeyli, Taşlıdere, Tunçoluk, Yukarı Kurtoğlu ve Bağdaşan köylerinde yaklaşık 32.000 Pirebadlı yaşamaktadır. Bu topluluğun tamamı Şafii ve Hanefi mezhebine bağlı Müslüman ailelerden oluşmakta ve Kirmanç Kürtçesi konuşmaktadır.
Göle çevresinde ise yaklaşık 43.500 kişilik bir Pirebad nüfusu tespit edilmiştir. Göle ilçe merkezi ile birlikte Balçeşme, Boğatepe, Büyük Altunbulak, Çakırüzüm, Çalıdere, Çullu, Dedekılıcı, Dereyolu, Dölekçayır, Durançam, Durucasu, Esenboğaz, Eskidemirkapı, Filizli, Gülistan, Gümüşparmak, Günorta, Hoşdülbent, Karatavuk, Koyunlu, Köprülü, Kuytuca, Kuzupınarı, Küçük Altunbulak, Küçük Boğaztepe, Okçu, Samandöken, Senemoğlu, Serinçayır, Toptaş, Uğurtaşı, Yeleçli, Yeni Demirkapı, Ağılyolu, Belli Tepe, Budaklı, Çakıldere, Çardaklı, Çobanköy, Damlasu, Dengeli, Kalecik, Karlıyazı, Meşedibi, Molla Hasan, Sürügüden, Tahtakıran, Tellioğlu, Yağmuroğlu, Yanatlı, Yavuzlar, Yeniköy ve Yiğitkonağı köylerinde de Pirebadlılar ikamet etmektedir. Bu köylerdeki Pirebadlılar da Şafii ve Hanefi mezhebine mensup Müslümanlar olup Kirmanç Kürtçesi konuşmaktadırlar.
Dini İnançlar ve Tarihi Arşiv Kayıtları Pirebad aşiretinin dini inancı konusunda, 14 Ekim 1863 tarihli Derviş Paşa layihası önemli bir bilgi sağlamaktadır. Van ve çevresi aşiretlerine dair Osmanlı arşiv kayıtlarında yer alan bu layiha, Pirebad aşiretinden Sipkan (Sepekanlu) aşiret konfederasyonu içinde yer alan bir Kürt aşireti olarak bahsetmektedir. O dönemde Sepekanlu (Sipki) aşireti ile ona bağlı aşiretlerin neredeyse tamamı Yezidi inancını benimsemiş durumdaydı. Ancak Pirebadlıların Yezidi inancını benimseyip benimsemediklerine dair bu belgede net bir ifade bulunmamaktadır. Günümüzde ise Pirebad aşireti üyelerinin tamamının Şafii ve Hanefi mezhebine bağlı Müslüman olması, aşiretin tarihi süreç içerisinde önemli bir dini dönüşüm geçirdiğini düşündürmektedir.
Etnik Kimlik Tartışmaları ve Araştırmalar Pirebadlıların Kürt mü yoksa Türk mü olduğu yönündeki tartışma, hem aşiret mensupları hem de araştırmacılar arasında süregelen bir konudur. Bu durum, aşiretlerin etnik kökenlerinin ve kimlik algılarının zaman içinde nasıl karmaşıklaştığını göstermektedir. 1928 Ağustos ayında Oxford'ta düzenlenen XVII. Uluslararası Doğubilimciler Kongresi'nde Afşar boyları üzerine yapılan araştırmalar, bu tartışmaya ışık tutmaktadır. Şövalye Gaspard Drouville ve A. Jaba gibi araştırmacılar, Cesarée dağlarında bulunan Afşar taifesini Kürt boyu olarak değerlendirmişlerdir. Cuinet ise Afşar Kürt boylarının Yozgat civarlarına kadar yayıldığını ileri sürmüştür. M. V. Minorsky'nin Lur Kürtleri hakkındaki makalesi de bu konuya dair değerli bilgiler içermektedir. Minorsky, Afşarların temel unsurlarından olan Kuh-Gili grubunu meydana getiren dokuz kabilenin dördünün Türk (Afşar, Begdeli, Çağatay, Karabağlı) olduğunu, beşinci boyun ise Senna Kürt bölgesindeki Tilakühiler olduğunu belirtmiştir. Bu boya bağlı birçok Kürt aşiretinin Irak bölgesine göç ettiği de kaydedilmiştir. Mehmet Fuat Köprülü'nün 1925 tarihli çalışmasında Boyabad, Afşar, Kara Ulu Bayat, Begali gibi boylar Türk olarak kabul edilirken, Minorsky Kerkük yakınlarında aynı isimle anılan bir Kürt Bayat boyunun da varlığını dile getirmiştir.
Bu bilgiler ışığında, Afşarları oluşturan boyların bir kısmının Kürt kökenli, bir kısmının ise Türk kökenli olduğu ve tarih boyunca iç içe yaşayarak kaynaştıkları sonucuna varılabilir. Bu durum, özellikle iç içe yaşayan topluluklarda etnik kimlik ayrımını zorlaştırmaktadır. Gelenek ve göreneklerini sürdüren boy ve aşiretlerin kendilerini nasıl tanımladıkları, kimliklerini anlamada kilit rol oynamaktadır. Yani, "Kürdüm" diyorsa Kürt, "Türk'üm" diyorsa Türk olarak kabul etmek, sosyolojik açıdan daha doğru bir yaklaşımdır. Nitekim, Afşarların Kasımlu Boyu'nun beylerbeyi Hüseyin Kuli Han, oğulları Necef Kuli Han ve Habib al-Iah Munazzam al-Saltaneh ile Hacı Mehmed Veli Han ve oğlu Muhib Ali Han Hismet al-Mülk gibi şahsiyetlerin Dümbüli Kürtlerine mensup olduğu ve bunlara bağlı birçok Kürt aşiretinin bu beylerbeyine bağlı yaşadığı bilinmektedir.
Pirebadlıların Kimlik Algısı ve Kültürel Özellikleri Türk araştırmacılar tarafından Pirebadlılar "Kürtleşmiş Türk" olarak nitelendirilse de, yapılan sosyolojik araştırmalar onların gelenek ve göreneklerinin tamamen Kürt gelenek ve görenekleriyle örtüştüğünü göstermektedir. Bu durum, onların Afşar boylarıyla uzun yıllar bir arada yaşamış olsalar da, kendi özgün kültürel kimliklerini koruduklarını veya yeni bir kimlik inşa ettiklerini ortaya koymaktadır. Afşar boylarıyla iç içe yaşamaları nedeniyle kendilerini Afşar olarak nitelendirmeleri doğal bir durum olsa da, kültürel pratikler ve dil, onların Kürt kimliğine işaret etmektedir.
Bu tür bir duruma Kureyşinli aşiretinde de rastlanmaktadır. Moğolların Penak boyu ile yaşayan Dinbilli asıllı Kürtler kendilerini Türk Kureyşinli olarak tanımlarken, Dinbilliler ile yaşayanlar kendilerini Kürt Kureyşinli olarak kabul etmektedirler. İran'ın Salmas, Ghotour ve Khoy şehirleri ile köylerinde yapılan araştırmalar ve röportajlar, tüm Kureyşinlilerin kendilerini Kürt kabul ettiğini ve Kürtçe konuştuğunu göstermektedir. Benzer bir durumun Pirebadlılar için de geçerli olması kuvvetle muhtemeldir.
Günümüzde Pirebad aşiretinin genç nesli genellikle Türkçe konuşurken, köylerde ve yaşlı kesim arasında Kürtçe (Kirmançça) konuşma ve Kürt geleneklerini sürdürme eğilimi devam etmektedir. Hatta genç neslin Kürtçeyi unutmaması için yaşlı kesimden gelen bir baskı olduğu da iddialar arasındadır. Bu durum, aşiret içinde dilin ve kültürel mirasın korunmasına yönelik hassasiyeti gözler önüne sermektedir.
Sonuç: Pirebad aşireti, etnik ve kültürel kimliklerin dinamik yapısını gözler önüne seren önemli bir örnektir. İran Afşarlarının bir kolu olarak kabul edilmekle birlikte, Pirebadlıların kendilerini ısrarla Kürt olarak tanımlamaları, dilsel ve kültürel pratiklerinin Kürt gelenekleriyle örtüşmesi, bu aşiretin tarihsel süreç içinde kendi özgün kimliğini koruduğunu veya yeniden şekillendirdiğini göstermektedir. Osmanlı arşiv kayıtları ve çeşitli araştırmacıların analizleri, Pirebadlıların tarihsel süreç içindeki konumunu, coğrafi yayılışlarını ve kimliklerini şekillendiren faktörleri anlamak için değerli veriler sunmaktadır. Aşiretin hem Şafii hem de Hanefi mezhebine bağlı Müslümanlardan oluşması ve Kirmanç Kürtçesi konuşması, onların kültürel özgünlüğünü pekiştiren unsurlardır. Pirebadlıların hikayesi, çok kültürlü coğrafyalarda etnik kimliklerin nasıl iç içe geçebileceğini, dönüşebileceğini ve buna rağmen kendi özgünlüklerini nasıl muhafaza edebileceğini anlamak adına önemli bir vaka çalışması niteliğindedir.
Kaynakça
- Keklik, Mehmet. (Belirtilen çalışma). Pirebad Aşireti Üzerine Çalışma. (Tam künye eksiktir, yazarın kendi çalışması veya makalesi olduğu varsayılmıştır).
- Köprülüzade, Mehmet Fuat. (1925). Türk Edebiyatı Tarihi (Cilt 1). İstanbul.
- Minorsky, M. V. (Belirtilen çalışma). Lur Kürtleri Hakkında Makale. (Tam künye eksiktir).
- Osmanlı Arşivi. (1863). Derviş Paşa Layihası. (14 Ekim 1863 tarihli).
- Oxford XVII. Uluslararası Doğubilimciler Kongresi Bildirileri. (1928). (Afşar boyları üzerine araştırmalar için).
- Jaba, A., Drouville, Gaspard. (Belirtilen çalışmalar). (Afşarların Kürt boyu olarak değerlendirilmesi için).
- Cuinet, Vital. (Belirtilen çalışma). (Afşar Kürt boylarının yayılımı için)
Merhaba Pirebad aşireti hangi cooğrafyalarda yaşam sürdürmüştür? Lütfen aydınlatın!
YanıtlaSilArdahan agri mus Diyarbakır kulp Suriye rakkada var
SilSevkar'lar Peygamber soyundandır. Yani Arap kökenlidirler.
YanıtlaSilPirebadi olarak geçer ve ağrıdada yaygın olarak görülür hatta aşağı yoldüzü adında bi köy kurup 70 kişilik bir nüfüsu yaşar ağrı merkez ve ilçelerde ise 700 kişilik bir nüfusu bulunur
YanıtlaSilPirebadi aşireti Kürt müdür Seyyid midir
YanıtlaSilHem seyit hemde kürttür
SilKarlıyazı köyündeki hangi aile pirebadilerden
YanıtlaSilYanıtlarmısınız
SilYanıtlarmısınız
SilArdahan Hoçvan da var
SilAğrı doğubayazit çetenli teperız köyunde de 50 haneye yakın yaşamaktayız pirebadi olarak
YanıtlaSil