Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

KARA ULUS AŞİRETİ

Kara Ulus Aşireti: Kökenleri, Tarihsel Bağlamı ve Etnik Tartışmalar

Kara Ulus Aşireti, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğu eyaletlerinde, özellikle Diyarbakır, Urfa ve çevresinde önemli bir rol oynamış bir konar-göçer topluluktur. Tarihsel kaynaklarda sıkça bahsedilen bu aşiret, etnik kökeni bakımından uzun süredir tartışma konusu olmuştur. Bazı araştırmacılar, aşireti Türkmen kökenli olarak nitelendirirken –örneğin Karakoyunlu veya Akkoyunlu federasyonlarının bir parçası olarak– diğerleri Kürt kökenli olduğunu savunur, özellikle Lor Kürtlerine dayandırarak. Bu tartışma, Osmanlı tahrir defterlerinden modern akademik çalışmalara kadar uzanır ve aşiretin kimliğinin, coğrafi, siyasi ve kültürel faktörlerle şekillendiğini gösterir. Bu yazı, mevcut tarihsel verileri genişleterek, aşiretin kökenini, Osmanlı dönemindeki konumunu, etnik tartışmalarını ve günümüzdeki yansımalarını akademik bir perspektiften inceleyecektir.

Tarihsel Köken ve Oluşum Süreci

Kara Ulus Aşireti'nin kökeni, 14. ve 15. yüzyıllardaki Türkmen federasyonlarına dayanır. Karakoyunlu Devleti (1375-1468), Doğu Anadolu ve Irak bölgelerinde hakimiyet kurarken, Kürt aşiretlerini askeri ve idari amaçlarla örgütlemiştir. Tarihçi Faruk Sümer'e göre, Karakoyunlular, Kürt aşiretlerinden oluşan yaklaşık 50 bin hanelik bir grubu "Kara Ulus" adıyla birleştirmiştir. Bu oluşum, Karakoyunlu hükümdarı Kara Mehmet'in Timur İmparatorluğu'na karşı direnişinde kritik rol oynamış, Doğu Anadolu dağlarında yaşayan Kürt topluluklarını etrafında toplamıştır. İranlı tarihçi Hasanzade de, Kara Ulus'un Karakoyunlu konfederasyonu içinde faaliyet gösterdiğini, ancak devletin çekirdek yapısında baskın olmadığını belirtir.

Öte yandan, bazı kaynaklar Kara Ulus'u Türkmen kökenli olarak tanımlar. Osmanlı arşivlerinde, aşiret "Konar-Göçer Ekrad Taifesinden" olarak kaydedilmiş olsa da, "Ekrad" kelimesi Arapça kökenli olup, geleneksel olarak "Kürt aşiretleri" anlamına gelir; ancak Osmanlı bağlamında bazen genel anlamda "konar-göçer" veya "dağlı nomad" topluluklarını ifade eder. Örneğin, Kuzey Irak'ta yerleşik Kara Ulus'un, adını Türkmen boylarından aldığı ve Kerkük civarında Türkmen kabileleri arasında sayıldığı belirtilir. Bu ikili yorum, aşiretin etnik yapısının karmaşıklığını yansıtır: Karakoyunlu döneminde Kürt unsurların hakimiyeti artmış, ancak Türkmen etkileri de devam etmiştir.

Çaldıran Savaşı (1514) öncesi dönemde, İdris-i Bitlisi'nin Yavuz Sultan Selim'i ikna ederek birleştirdiği aşiretler arasında Kara Ulus'un adı geçer. Rivayete göre, Bitlisi 24 Kürt aşiretiyle bazı Türkmen gruplarını "Boz Ulus" (Türkmen ağırlıklı, 75 bin kişi, Suriye ve Dersim civarı) ve "Kara Ulus" (Kürt ağırlıklı, Van, Diyarbakır ve Şehrizor bölgeleri) olarak gruplandırmıştır. Bu ayrım, aşiretin Kürt kökenli olma olasılığını güçlendirir. Ankara Üniversitesi kaynaklarında ise, "Kara" sıfatının aşiretin Karakoyunlulara tabi olması ve Kürt menşeli bir teşekkül olarak aşağılanan bir statüden kaynaklandığı savunulur. Benzer şekilde, "Kara" kelimesi Osmanlı'da bazen "aşağı" veya "ikincil" anlamında kullanılmış, farklı kavimlere uygulanmıştır.

Osmanlı Dönemindeki Konum ve Ekonomik Faaliyetler

  1. yüzyıl Osmanlı tahrir kayıtlarında, Kara Ulus Aşireti Diyarbakır Eyaleti'nin Ruha (Urfa) Sancağı'nda yerleşik aşiretler arasında gösterilir, ancak etnik kökeni belirtilmez. Aşiret, konar-göçer yaşam tarzıyla hayvancılık ve ziraatla uğraşmıştır. 1931'de yayımlanan Muhammed Emin Zeki Bey'in Kürd ve Kürdistan Tarihi adlı eserinde, 1930 verilerine göre aşiret 197 aileden oluşmakta, Abneft ve Ténke Somar sınır bölgelerinde yaşamakta olup Şii mezhebine bağlıdır. Zeki Bey, aşiretin Güney Kürt lehçesi konuştuğunu ve köklerinin Lor Kürtlerine dayandığını vurgular; yerleşim alanlarını Süleymaniye, Urmiye Gölü, Van Gölü, Siirt ve Dicle arası olarak belirtir.

Aşiretin oymakları arasında Geş, Kéytun, Çarmawendi, Kakewend, Neftçi ve Gawsuvari sayılır; bunlar İran'ın Loristan bölgesinden gelen Lor kökenli gruplardır. Osmanlı'da aşiret, Boz Ulus'la karşıtlık içinde konumlandırılmış: Boz Ulus Türkmen, Kara Ulus ise Kürt ağırlıklı olarak tanımlanmıştır. Bu ayrım, Osmanlı kanunnamelerinde de görülür; Türkmenlerden oluşan gruplara "Boz Ulus", dağınık Kürt taifelerinden oluşanlara "Kara Ulus" denilmiştir.

Ekonomik olarak, aşiret hayvancılık (koyun, keçi) ve tarımla geçinmiş; Osmanlı vergi sisteminde "ekrad" kategorisinde yer alarak özel statüye sahip olmuştur. 18. ve 19. yüzyıllarda Urfa sancağında iskân politikalarıyla yerleşik hale getirilmiş, ancak konar-göçer geleneklerini korumuştur.

Etnik Tartışmalar ve Asimilasyon İddiaları

Kara Ulus'un etnik kimliği, akademik literatürde bölünmüştür. Kürt araştırmacıları, aşiretin Lor Hanedanı'na bağlı bir Kürt grubu olduğunu ve Karakoyunlularla uzun süreli etkileşim nedeniyle Türkmen olarak lanse edildiğini savunur. Bu görüşe göre, Osmanlı dönemi asimilasyon politikaları aşiretin Kürt kimliğini gizlemiştir. Örneğin, Zeki Bey, aşiretin Şii inançlarının ve lehçesinin Kürt kökenini doğruladığını belirtir.

Türkmen kökenli tezler ise, aşiretin Oğuz boylarından (örneğin Bayındır) türediğini ve "ekrad" teriminin etnik değil, yaşam tarzı belirten bir ifade olduğunu vurgular. Osmanlı belgelerinde "Türkmen Ekradı" gibi ifadeler, bu karma yapıyı gösterir. Günümüzde, aşiret Reswan aşiretiyle özdeşleştirilir; eskiden Lekçe konuşurken şimdi Kurmanci lehçesine geçmişlerdir.

Bu tartışma, Orta Doğu'daki etnik sınırların akışkanlığını yansıtır. Kara Ulus, Karakoyunlu ve Akkoyunlu gibi federasyonlarda hem Kürt hem Türkmen unsurları barındırarak, hibrit bir kimlik geliştirmiştir.

Sonuç

Değerlendirdiğimizde, Kara Ulus Aşireti'nin Şii Kürt bir aşiret olma kanısı tarihsel verilerle daha uyumlu görünür. Lor kökeni, coğrafi dağılımı ve Osmanlı kayıtlarındaki "ekrad" vurgusu bunu destekler. Ancak Türkmen etkileri göz ardı edilemez; aşiret, Karakoyunlu dönemindeki etkileşimlerle kültürel asimilasyona uğramış olabilir. Bu karmaşıklık, Doğu Anadolu'nun çok etnili yapısını simgeler ve gelecek araştırmalar için arşiv çalışmaları gerektirir.

Kaynakça

  • Muhammed Emin Zeki Bey. (1931). Kürd ve Kürdistan Tarihi. (Çev. Komisyon, 2015). Nubihar Yayınları, İstanbul.
  • Sümer, Faruk. (1980). Karakoyunlular. Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
  • İnalcık, Halil. (1996). "The Yörüks: Their Origins, Expansion and Economic Role." Cemoti, No. 23.
  • Turan, Osman. (1965). Selçuklular Zamanında Türkiye. Turan Neşriyat Yurdu, İstanbul.
  • Vryonis, Speros. (1971). The Decline of Medieval Hellenism in Asia Minor and the Process of Islamization from the Eleventh through the Fifteenth Century. University of California Press.
  • Osmanlı Arşiv Belgeleri: Tahrir Defterleri (16. yüzyıl), Başbakanlık Osmanlı Arşivi. ,
  • Gökçen, İbrahim. (1946). Yörükler. Kanaat Kütüphanesi, İstanbul.
  • Öğüt, Tahir. (2008). 18-19. Yüzyılda Birecik Sancağında İktisadi ve Sosyal Yapı. İstanbul Üniversitesi Doktora Tezi.

4 yorum:

  1. Kara ulus bügünki Reswan asirettir. Eskiden Reswan asireti Lekce konusurdu. Bügünki Kara ulus (reswan) Kurmanci (Resoyi-Berfirati) konusiyorlar.

    YanıtlaSil
  2. Bu ulus reşwanlılar hatta konargöçer yaşıyorlardı osmanlı bu bölgedeki dulkadirlileri tıkın 1790 zamqnlarına doğru bu aşiret bu bölgede güçleniyo ve hatta bu bölgenin yöneticisi oluyo hatta kahta bölgeside malatyaya dahil edilerek veriliyo reşwanlılar türkmen kökenlilerdir ama şu an kurmanca konusan ve kürt olan kişilerde bu adın altında toplanmış durumda bildiğim kadarıyla hala az cok devam etirende var bu aşireti

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dulkadiroğullarına dönemde türkmen diyen kaynaklar yoktur. Tahrir defterlerine ekradi turkmen der dulkadir cemaatlerine ancak turkmenin etnik ziyade belirtmedigi kanitlanmistir. Nitekim şuan bazı türkçü gruplar bunları kürtleşen türkmen olarak lanse eder ek bilgi (dönemde batıllı seyyah phacstaros ve şikaride bu beyliğe kürt der) karace beyin soyundan olan karacakürt adlı aşirette türkleşen kürt aşiretidir.

      Sil
    2. Ek olarak dulkadiroğulların soyundan gelen ali mirza (erzurum sancak beyi ve nefînin dedesidir) Kendi neseblerinin kürt olduğunu belirtiyor

      Sil