Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

İZOL , İZOLİ AŞİRETİ

İzollu Aşireti: Kökenleri, Coğrafi Dağılımı ve Tarihsel Gelişimi Üzerine Akademik Bir İnceleme

İzollu Aşireti, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin köklü ve geniş çaplı aşiret yapılarından biridir. Aşiretin kökenleri, kimliği ve tarihsel süreçteki gelişimleri üzerine yapılan araştırmalar, bölgenin çok katmanlı demografik ve kültürel yapısını anlamak adına önemli bilgiler sunmaktadır. İzollu Aşireti'nin etnik kimliği, özellikle Türk ve Kürt kökenleri arasındaki tartışmalarla şekillenmekte olup, tarihsel göç hareketleri ve bölgesel etkileşimler bu tartışmaların ana eksenini oluşturmaktadır.

1. Köken Tartışmaları ve Erken Dönem Göçler

İzollu Aşireti'nin kökenine dair bilgiler çeşitlilik arz etmektedir. M. Şerif Fırat'ın "Doğu İlleri ve Varto Tarihi" adlı eseri, aşiretin kökenine ışık tutan önemli veriler sunmaktadır. Bu eserde, Varto'nun yerli halklarından Hormek oymağı ile birlikte İzollu Aşireti'nden de bahsedilmektedir. Özellikle Varto'nun Şarik köyünde ortaya çıkan bir sülale şeceresi, Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat ve Osmanlı padişahları Orhan Gazi ile I. Murad'ın mühürlerini taşımaktadır. Şecereye göre, İzollu Aşireti'nin de aralarında bulunduğu 12 Türk aşireti, Selçuklu döneminde Horasan'dan hareket ederek Erzincan, Bağın ve Hüsnü Mansur (bugünkü Besni) kasabalarına gelmiştir. Şecere, İzollu Aşireti'ni "Abdullah min kabileti İzol, elmusamma üç ayak bilakabı İki Bölük" olarak tanımlamakta, aşiretin "Üç Ayak" olarak bilinen yerden gelen "İki Bölük" lakaplı Abdullah'ın İzol kabilesine mensup olduğunu ifade etmektedir [1, s. 76-77].

Bir diğer görüş ise, Erzincan Tarihi'nde Ali Kemal tarafından dile getirilmiştir. Buna göre, Kalmamsır adlı bir Kürt veya Seyyid'in Horasan'dan gelip Dersim'in Kalmamsır köyüne yerleştiği, kızını Şeyh Hasan adlı hizmetçisine verdiği ve bu evlilikten türeyen elliye yakın aşiretten birinin de İzollu Aşireti olduğu belirtilmiştir. Bu kaynakta aşiretlerin Şeyh Hasanlı ve Dersimli olarak ikiye ayrıldığı, çoğunun Kürt, bazılarının Emevi veya Seyyit kökenli olduğu ifade edilmiştir. Erzincan Tarihi'nde "Hazollu" olarak geçen İzollu Aşireti, Mazgirt civarında yaşayan bir Kürt aşireti olarak nitelendirilmiştir [1, s. 76-77]. Ancak Fırat, İzollu Aşireti'nin doğrudan Horasan'dan geldiğini ve Dersim dağlarına sığındığını, bunun Derviş Beyazî'ye verilen Şarik şeceresiyle ispatlandığını savunarak, aşiretlerin Dersim dağlarında ortaya çıkan bir ev halkından türemesini akla uygun bulmamaktadır [1, s. 76-77]. Fırat'ın yorumu, bu aşiretlerin Horasan'dan aşiret olarak geldikleri ve adı geçen şahısların Türk boylarından birinin başı olabileceği yönündedir.

2. Harzemşahlar Dönemi ve Anadolu'ya Geçiş

İzollu Aşireti'nin tarihsel bağlamda Harzemşahlar İmparatorluğu ile güçlü bir ilişkisi olduğuna dair görüşler mevcuttur. Bazı araştırmacılar, aşiretin kökenlerini Abbasiler döneminde önemli bir konumda olan ve günümüzdeki birçok Zaza, Şii ve Sünni Kürt aşiretinin atası kabul edilen Bermekilere dayandırmaktadır. İzolluların, özellikle Harezmşahlar döneminde ordunun önemli unsurlarından biri olduğu belirtilmektedir. Tarih kaynakları, Harzemşah ordusundaki Kürt aşiretlerinin çoğunun Horasan yöresinden geldiğini ve ağırlıklı olarak Zazaca konuştuklarını kaydetmektedir. Bu bağlamda, Zazaların ve bazı Kürt aşiretlerinin ataları olarak kabul edilen Bermekilerin bir kolu olan Dimilî ve Dünbüllerin, 1045 yılında Emir İsa komutasında Moğol, Türkmen ve güneyden Zengilerin baskısı altında Denbel kalesi, Şam ve Irak Dasini dağlarından göç ederek Batı Azerbaycan ve Horasan civarına yerleştikleri tarihsel belgelerde mevcuttur. Bu veriler ışığında, İzolluların, İç Anadolu'ya ve Toroslara göç ettirilen Karakeçililer gibi, Horasan'dan geldikleri düşünülebilir.

1220'li yıllarda başlayan Moğol istilası ve talanı karşısında İzolluların, Muhammed ve Celaleddin Harzemşah komutasında mücadele ettikleri belirtilmektedir. Harzemşahların, Abbasi Halifeliği, Anadolu Selçukluları ve Eyyübiler gibi İslam devletlerinden bekledikleri desteği alamayınca, Sultan Celaleddin Harzemşah'ın 1225-1227 yılları arasında Tebriz'den Harput'a kadar olan bölgeyi fethettiği bilinmektedir. İzolluların da bu dönemde Erzurum (Erzen-i Rum), Çewlik (Bingöl), Kızıl Kilise (Nazmiye) ve Dersim yakınlarındaki Bağın kalesi civarına yerleştikleri kaydedilmiştir.

Anadolu Selçuklu Hükümdarı I. Alaeddin Keykubat'ın 1232 tarihli mührünü taşıyan şecere, İzolluların Anadolu'daki ilk yerleşimlerinin yazılı belgesi olarak kabul edilmektedir. Celaleddin Harzemşah'ın ölümü üzerine, Alaeddin Keykubat'ın Bağın kalesine gelerek civarındaki Harzem aşiretlerinden Moğollara karşı bir tampon bölge oluşturduğu ve İzollu Aşireti'nin de bu aşiretler arasında yer aldığı belirtilmektedir [1, s. 104].

1230 yılındaki Yassıçemen yenilgisinden sonra Celaleddin Harzemşah'ın Azerbaycan ve sonrasında Silvan, Dersim-Çewlik (Bingöl) bölgesine geçerek toparlanmaya çalıştığı, ancak burada bir Kürt tarafından öldürüldüğü rivayet edilmektedir. Bu cinayet rivayeti, bazı çevrelerce Kürtlere atfedilen bir iftira olarak değerlendirilmektedir. Celaleddin Harzemşah'ın ölümünden sonra başsız kalan Harzemlilerin, o dönemdeki çeşitli devletlere katıldıkları, İzollu Aşireti'nin de başlangıçta Anadolu Selçuklularına katıldığı ve Bağın bölgesine 12 aşiret ile birlikte Moğollara karşı tampon bölge oluşturmak amacıyla yerleştirildiği ifade edilmektedir.

1237'de Alaeddin Keykubat'ın ölümü ve sonrasında yaşanan siyasi çalkantılar, Harzemşah beylerinden Kayırhan'ın hapsedilip işkenceyle öldürülmesine yol açmıştır. Bu olay üzerine İzollu Aşireti ve diğer bazı Harzemli aşiretler Selçuklu hâkimiyetinden ayrılarak daha güneye, Urfa, Harran ve Rakka bölgelerine yerleşmişlerdir. Burada Harzemli İzolluların Kürtlerle kız alıp vererek akraba oldukları, dillerini ve bazı yerlerde mezheplerini benimseyerek karıştıkları, bu kaynaşmanın İzolluların Kürtleşmesinin ya da Kürt sanılmasının başlangıcı olduğu, ancak asıl Kürtleşmenin sonradan gerçekleştiği ileri sürülmektedir.

3. Coğrafi Dağılım ve Sosyo-Ekonomik Yapı

Edip Yavuz'a göre, İzollu Aşireti Hicri 1186 yılından önce Urfa'da bulunan Milli Oymağı ile birlikte yaşamıştır. Daha sonra bir kolunun Elazığ'a gelerek Baskil'in İzol köyüne adını verdiği ve ardından Malatya'nın Besni (bugün Adıyaman'a bağlı) ve Keysun bucaklarına yerleştiği belirtilmiştir. Edip Yavuz ayrıca, Erzincan Tarihi'nde "Hazollu" olarak adlandırılan oymağın bir bölümünün de Diyarbakır-Siverek ve Elazığ-Malatya arasında yerleştiğini ifade etmiştir. Orhan Türkdoğan ise aşiretin kökenini, M. Şerif Fırat'ın Horasan'dan gelen ve Harzem Türklerinden olduğunu belirttiği Hormek kabilesine bağlamaktadır.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü arşivinde yer alan 142 numaralı, miladi 1560 tarihli tahrir defterinde, Baskil'e bağlı İzollu köyünden bahsedilmektedir. O dönemde Malatya livasına bağlı bir nahiye olan Baskil, günümüzde Elazığ'a bağlıdır. Bu kaynaktan alınan bilgilere göre, İzollu köyünde 355 erkek ve 213 hane bulunmaktaydı.

  1. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun konar-göçer unsurlara yönelik iskan politikaları çerçevesinde, İzollu Aşireti'nin de belirli bir yere iskanının yapılmaya çalışıldığı görülmektedir. Kayıtlarda İzollu Aşireti'nden, Erzurum'da yaylayıp Diyarbakır'da kışlayan, Malatya'nın Çobaş nahiyesinde sakin bir aşiret olarak bahsedilmektedir. Ayrıca, 1719 yılında reayanın yollarını kesip hayvanlarını ve mallarını gasp etmeleri, hatta bazı kişileri katletmeleri sebebiyle Rakka'da uygun bir yere iskan edilmeleri emredildiği bilgisi de bulunmaktadır. O dönemde Rakka, bu tür davranışlarda bulunan aşiretlerin sürgün edildiği yerlerden biriydi. İzollu Aşireti'nin 1766 yılında 1000 çadıra sahip olduğu kaydedilmiştir.

Günümüzde Malatya ilinin Kale ilçesi, İzollu Aşireti'nin önemli yerleşim bölgelerinden biridir. 1990 yılında kurulan ilçe, Beydağı'nın kuzey yamacında, Karakaya Barajı'na yakın bir konumdadır. Malatya Ovası'nın doğusunda, Fırat Nehri'nin dar ve derin bir vadi oluşturduğu Kömürhan köprüsüne kadar uzanan kesimdeki araziler, "İzollu (Kale) Ovası" olarak adlandırılmaktadır. İlçe merkezi ve ona bağlı Bağlıca bucağı ile Akça, Akuşağı, Bentköy, Çanakçı, Erdemli, Gülenköy, İkizpınar, Karaağaç, Karahüseyin, Kıyıcak, Kozluk, Salkımlı, Sarıot, Tepeköy, Uyanık, Uzunhüseyin, Yeniadamlar gibi 18 köyde yaklaşık 8470 kişilik bir nüfus yaşamaktadır. İzollu Ovası'nın büyük bir bölümü baraj gölü altında kalmış olmasına rağmen, Malatya'da yetiştirilen meyve ve sebzenin önemli bir kısmı hala bu ovadan sağlanmaktadır.

4. Dini ve Dilsel Kimlik

İzolluların Selahaddin Eyyubi'den sonra Haçlılar'ın eline geçen Kudüs'ün fethine büyük katkıları olduğu ve bu durumun onların Sünni mezhebine olan bağlılıklarını pekiştirdiği belirtilmektedir. Ancak günümüzde İzolluların farklı bölgelerde farklı mezheplere mensup olduğu görülmektedir. Çoğunluğu Hanefi veya Şafii iken, Dersim-Mazgirt bölgesindeki İzol (Hizol) aşireti hem isim hem de mezhep değişimi yaşamıştır. Erzincan-Sivas bölgesine göç eden Koçgiri Aşireti'nin de İzollu kökenli olduğuna dair bazı görüşler bulunmaktadır, ancak bu konuda kesin bir kanıt henüz sunulmamıştır.

Günümüzde İzolluların çoğunluğunun Kürtçe ve Zazaca dillerini konuştuğu gözlemlenmektedir. Bu durum, aşiretin tarih boyunca geçirdiği "Kürtleşme" sürecinin bir göstergesi olarak yorumlanmaktadır. Aşiretin bilinen merkezi Siverek Karacadağ ve Malatya olarak kabul edilmektedir. Farklı nedenlerle bu merkezlerden ayrılan İzollular, yeni bölgelerde yeni isimlerle anılırken, Fırat Havzası'ndakiler "İzol" ismini koruyabilmişlerdir.

İzolluların Siwedi Beyleri bünyesinde Pazuki Kürt aşiretlerine karşı savaştıkları ve 4. Murad'ın Revan Seferi'ne İzollular, Tırkanlılar ve Siwedi Beylerinin askerleri olarak katılarak Revan, Erivan ve Bağdat seferlerinde büyük yararlılık gösterdikleri Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi'nde de belirtilmektedir. Bu durum, İzolluların Türklüğü hakkındaki söylentileri pekiştiren tarihsel bir kanıt olarak sunulmaktadır. Ancak dilsel ve mezhepsel değişimler, aşiretin kompleks kimlik yapısını ortaya koymaktadır.

5. Sonuç

İzollu Aşireti, kökenleri Horasan'a dayanan, Harzemşahlar dönemiyle bağlantılı, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu'nun farklı bölgelerine yayılan, çok katmanlı bir tarihsel geçmişe sahiptir. Kimlikleri üzerine yapılan tartışmalar, aşiretin Oğuzların Kayı Boyu'na mı, yoksa daha çok Kürt kökenlere mi dayandığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Tarihsel süreçte yaşanan göçler, iskan politikaları, bölgesel etkileşimler ve dini-dilsel değişimler, İzollu Aşireti'nin Türk ve Kürt unsurları birleştiren, dinamik ve adapte olabilen bir yapı sergilediğini göstermektedir. Özellikle Malatya-Kale örneği, aşiretin günümüzdeki yerleşim düzenini ve bölgesel etkisini ortaya koymaktadır.


Kaynaklar

  1. Fırat, M. Şerif. (1983). Doğu İlleri ve Varto Tarihi. 5. Baskı. Ankara: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Yayınları.
  2. "İzolilerin Harzemşahlar dönemi". izollular.blogcu.com. Erişim Tarihi: 8 Mart 2026. (Orijinal referans izollular.blogcu.com/izol-asireti-ve-tarihi-1/7123551 adresine dayanmaktadır.)
  3. "İzol Aşireti ve Tarihi". izollular.blogcu.com. Erişim Tarihi: 8 Mart 2026. (Orijinal referans izollular.blogcu.com/izol-asireti-ve-tarihi-1/7123551 adresine dayanmaktadır.)
  4. Yavuz, Edip. (Tarihsiz). İzollu Aşireti. (Bu kaynak için tam künye bilgisi sağlanamamıştır.)
  5. Türkdoğan, Orhan. (Tarihsiz). İzollu Aşireti Kökeni. (Bu kaynak için tam künye bilgisi sağlanamamıştır.)
  6. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşivi, 142 Numaralı Tahrir Defteri. (Miladi 1560).
  7. Osmanlı Arşiv Belgeleri. (18. Yüzyıl Konar-Göçer İskan Politikaları ile İlgili Kayıtlar).
  8. Çetintaş, Ahmet. (Tarihsiz). Aşiretlerin Sosyal Yapısı Üzerine Sosyolojik Bir İnceleme (İzollu Aşireti Malatya Örneği). Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyoloji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi.
  9. Evliya Çelebi. (17. Yüzyıl). Seyahatnâme. (İlgili cilt ve sayfa bilgileri için eserin baskısı kontrol edilmelidir.)
  10. Meta Knowledge Search results for "İzollu Aşireti Tarihi", "İzollu aşireti kökeni", "Harzemşahlar ve İzollu Aşireti", "İzollu aşireti Malatya", "Malatya Kale ilçesi tarihi". (2026). Erişim Tarihi: 8 Mart 2026.

4 yorum:

  1. Hacîderî aşireti izoldan sonradan ayrılmıştır

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Subaşı aşiretinin kökeni nereden gelir bi bilginiz var mı

      Sil
  2. Güneydoğunun en köklü ve etkin aşiretlerinden olan izoli aşiretinin kökenleri hakkında bir çok değişik bilgiler günümüze ulaşmıştır, Bazı kaynaklar ilk kökenlerinin Abbasiler döneminde oldukça önemli bir konumda olan ve bu gün Zazaların atası olarak kabul edilen Bermekilere dayandığını ifade etmektedir, İzolilerin Harzemşahlar döneminin en önemli unsurlarından biri olduğu anlatılmaktadır, tarih kaynakları Harzemşahların ordusundaki zaza aşiretlerinin çoğunun Horasan yöresinden olduğu ve zazaca konuştuklarını yazar, Çünkü zazaların ataları olarak kabul edilen bermekilerin bir kolu olan Dımıli ve dünbüler miladi 1045 Yılında ünlü Dünbeli prensi Emir İsa tarafından artan moğol ,Türkmen ve güneyden Zengilerin baskıları karşısında Denbel kalesi, Şam ve Irak Dasini dağlarından göç ederek batı Azerbaycan ve Horasan civarına yerleştikleri tarih belgerinde mevcuttur, bu veriler ışığında bir toparlama yapıldığında izolilerin iç anadoluya, toroslara göç ettirilen Karakeçililer ile diğer aşiretler gibi Horasandan gelmişlerdir.

    YanıtlaSil
  3. İzol aşiretiyle ilgili birçok kaynakta belgeler bulunmaktadır. bununla ilgili olarak Şerif Fırat uyduruk çalışmasını esas almışsınızdır. Osmanlı belgelerine bakmadan ve Kürd Aşiretleri adlı kitapta Hizol Aşiretinin Tarihsel süreci adlı bir makale bulunmaktadır. Bu makaleye bakabilirsiniz. Hepsi Osmanlı, Arap ve İran kaynaklarına dayanmaktadır.

    YanıtlaSil