Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

ŞERBEGİ, ŞÊRBEGİ AŞİRETİ

Şérbegi Aşireti: Köken, Tarihsel Serüven ve Sosyal Yapı

Şérbegi Aşireti, ismini Arapça kökenli "Erzak" kelimesinin tarihsel süreçte uğradığı fonetik değişimle "Zirkan" veya "Zırıkan" halini alan Zirkan aşiretinin bir kolu olarak kabul edilmektedir. Şerefname gibi önemli kaynaklar, bu etimolojik kökene işaret etmektedir. Mehmet Emin Zeki Bey'in 1931 yılındaki araştırmalarına göre Şérbegi aşireti, yaklaşık 200 aileden oluşmaktaydı; günümüzde bu sayının katlanarak arttığı tahmin edilmektedir. Aşiret, yerleşik ve nispeten zengin bir yaşam tarzı benimsemiş olması nedeniyle tipik bir göçebe aşiret olarak sınıflandırılmamaktadır.

Şeyh Hasan ve Aşiretin Kuruluşu Efsanesi:

Şérbegi aşiretinin tarihsel serüveni ve kökenlerine dair aktarılan en önemli anlatılardan biri, Şeyh Hasan Bin Seyyid Abdurrahman adlı bir şahsiyetin hayatıyla ilgilidir. Anlatıya göre, Şeyh Hasan Arap bölgesinden Mardin civarına göç ederek Mardin yakınlarındaki Atak Kalesi'ne yerleşmiştir. Kendisini yoğun bir şekilde riyazete, zikre ve ibadete adayan Şeyh Hasan, sürekli mavi renkte elbiseler giymesi veya bir başka rivayete göre mavi gözlü olması nedeniyle halk arasında "Şeyh Ezreki" (Mavili Şeyh) lakabıyla anılmıştır. Zamanla bu lakap, "Zirriki" veya "Zırıki" olarak evrilmiştir.

Şeyh Hasan'ın dindar kişiliği ve karizması sayesinde çevresinde hızla bir mürit topluluğu oluşmuştur. Bu durum, dönemin Mardin beyi Emir Artuk Bin Ekseb'in dikkatini çekmiş ve Şeyh Hasan'ın artan gücünden çekinmesine neden olmuştur. Artuk Bey, Şeyh Hasan'ı Mardin Kalesi'nde hapse attırmıştır. Ancak, hapishane sürecinde Şeyh Hasan'dan zuhur eden olağanüstü haller ve kerametler, Artuk Bey'i etkilemiş ve onun gerçekten bir Allah dostu olduğuna ikna etmiştir. Bunun üzerine Artuk Bey, Şeyh Hasan'ı serbest bırakmıştır.

Rivayete göre, o sırada Artuk Bey'in kızı sevdaya tutulmuş ve hekimlerin çare bulamadığı bir hastalığa yakalanmıştır. Artuk Bey'in ricası üzerine Şeyh Hasan dua etmiş ve kızın sağlığına kavuşması sağlanmıştır. Bu kerametin ardından Artuk Bey, Şeyh Hasan'ın müridi olmuş, tarikatına girmiş ve kızını Şeyh Hasan ile evlendirmiştir. Artuk Bey'in vefatından sonra, halkın da kabulüyle Şeyh Hasan, Mardin'de bir bölge beyliğine getirilmiştir. Emir Artuk Bin Ekseb'in o dönemde Selçuklu Devleti'ne bağlı Mardin, Harput, Diyarbakır, Mıcıngerd ve Hasankeyf valisi olduğu düşünüldüğünde, Şeyh Hasan'ın elde ettiği bu konum, aşiretin bölgesel siyasetteki yükselişinin temelini atmıştır.

Zirkan Aşiretinin Kolları ve Şérbegilerin Yeri:

Zirkan aşiretinin Gırdıkan, Atak, Tercil ve Dérzini gibi bilinen kolları bulunmaktadır. Bu kollar, tarihte büyük nam salmış beyliklerden oluşmaktaydı. Ancak Şérbegilerin, Zirkan aşiretinin bu beylik kollarından hangisine mensup olduğu bilgisine henüz kesin olarak ulaşılamamıştır. Bu durum, aşiretin iç yapılanması ve alt kolları arasındaki ilişkiler üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini göstermektedir.

Sonuç:

Şérbegi Aşireti, Zirkan aşiretinin bir kolu olarak, özellikle Şeyh Hasan'ın karizmatik liderliği ve olağanüstü hikayeleriyle bölgesel tarihte önemli bir yer edinmiştir. Mardin ve çevresindeki yerleşik yaşam biçimi ve ekonomik refahları, onları diğer göçebe aşiretlerden ayırmıştır. Aşiretin kökenine dair hem Arapça etimolojik kökenler hem de Şeyh Hasan'ın şahsiyeti etrafında şekillenen menkıbeler, Şérbegi kimliğinin çok boyutluluğunu ortaya koymaktadır. Zirkan aşiretinin diğer güçlü beylik kollarından hangisine bağlı olduğu sorusu ise, aşiretin derinlemesine tarihini aydınlatmak için gelecekteki araştırmaların bir konusu olarak durmaktadır.


Kaynakça:

  • Yerel Tarih ve Etnografya Araştırmaları, Şérbegi Aşireti Sözlü Tarih Anlatıları, Mardin ve Diyarbakır Bölgesi Çalışmaları.
  • Bitlisi, Şeref Han. (1597). Şerefname: Kürt Tarihi. (Çeşitli çeviri ve baskıları mevcuttur).
  • Zeki Bey, M. E. (1945). Kürtler ve Kürdistan Tarihi. (Türkçe çeviri baskısı). Ankara: Yeni Matbaa.
  • Artuklu Beyliği Tarihi ve Bölgesel Siyasi Yapılar Üzerine Akademik Çalışmalar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder