Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

HAZARLAR

Hazar Kağanlığı (650-969)

Giriş

Hazar Kağanlığı (Kuzarim, Khazars, Xəzərlər, Хазарҙар, Хәзәрләр), Türk tarihinin en uzun ömürlü ve en ilginç devletlerinden biridir. Yaklaşık 650-969 yılları arasında varlığını sürdüren bu Türk devleti, Don-İdil-Kafkasya üçgeninde kurulmuş ve Orta Asya’dan Doğu Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili olmuştur. Hazarlar, Göktürk Kağanlığı’nın dağılmasından sonra bağımsızlaşmış, Sabirler’in yerini almış ve Türk boylarının birçoğunu egemenliği altına almıştır.

Hazarlar’ın kökeni konusunda farklı görüşler olsa da, tüm tarihî kaynaklar onların Türk olduğunu kabul eder. Bazı tarihçiler Hazarlar’ı Sabirler’in devamı olarak görürken, diğerleri Orta Asya’dan (özellikle Oğur Türkleri) göç eden bir Türk topluluğu olarak tanımlar. Hazar adı, Türkçe’de “gezgin, göçebe” anlamına gelen “gezer” kelimesinden türemiş olabilir.

Hazar Kağanlığı, iki yüzyıl Belencer’i, sonraki iki yüzyıl ise Volga Nehri kıyısındaki İdil (bugünkü Astrahan) şehrini başkent olarak kullanmıştır. Bu devlet, hem askeri gücü hem de dinî hoşgörüsüyle dikkat çeker. Özellikle Yahudiliği resmi din olarak kabul etmesi, tarihî açıdan benzersiz bir olaydır.

Kuruluş ve Genişleme

Hazarlar, 6. yüzyılda Kafkasya ve Karadeniz’in kuzeyinde görünmeye başlamış, 630’lu yıllarda Batı Göktürkler’den bağımsızlık kazanmıştır. Orta Asya’dan göç eden Hazarlar, bölgedeki Türk boylarını (Bulgarlar, Kabarlar vb.) egemenlikleri altına alarak hızla güçlenmiştir.

En geniş sınırlarına ulaştıkları dönemde Hazar Kağanlığı şu bölgeleri kapsıyordu:

  • Kuzey Kafkasya ve Dağıstan
  • Hazar Denizi’nin kuzey kıyıları
  • Volga Ovası
  • Kuban bölgesi
  • Kırım Yarımadası
  • Bir dönem Aral Gölü’nün güneyindeki Harezm bölgesi

Hazarlar’ın kollarından biri olan Kabarlar, daha sonra Macaristan Krallığı’nı kuran Arpad boyuyla birleşerek Avrupa’ya göç etmiştir. Ayrıca Bulgarlar da Hazar egemenliğinden kaçarak Doğu Avrupa’ya yerleşmiştir.

Yahudiliğe Geçiş

Hazarlar’ın en dikkat çekici özelliği, 8. yüzyılda Yahudiliği resmi din olarak kabul etmesidir. Bu süreç, Kral Bulan (Sabriel) döneminde (yaklaşık 740-800) gerçekleşmiştir.

Hazar sarayında üç tek tanrılı dinin (Yahudilik, Hristiyanlık, İslamiyet) temsilcileri arasında bir tartışma düzenlenmiş; Bulan, Yahudiliğin diğer iki dinin kaynağı olduğunu görerek bu dini seçmiştir. Bu olay, Yahudi filozof Yehuda Halevi’nin ünlü eseri Hazar Kitabı’nda detaylı olarak anlatılır.

Yahudilik kabul edildikten sonra:

  • Kağanlar ve soylular Yahudi isimleri (Menaşe, Harun, Yusuf vb.) almıştır.
  • İbrani alfabesi kullanılmaya başlanmış; ancak Hazarca (Oğur Türkçesi) konuşulmaya devam etmiştir.
  • Sinagoglar ve yeşivalar kurulmuş; Talmud ve Mişna öğretilmiştir.
  • Yahudi tüccarlar (Radhaniler) aracılığıyla ticaret ağı genişlemiştir.

Hazarlar, Karaizm yerine Rabinik Yahudiliği benimsemişlerdir. Yahudi Hazarlar’ın, günümüz Aşkenaz Yahudileri’nin önemli bir kısmını oluşturduğu tezi, Arthur Koestler’in 13. Kabile ve Kevin Alan Brook’un Hazar Yahudileri eserlerinde savunulmuştur.

Yönetim ve Devlet Yapısı

Hazarlar, Göktürk geleneğini devam ettirerek ikili yönetim uygulamışlardır:

  • Kağan: Kutsal ve sembolik lider; Asena soyundan geldiğine inanılırdı.
  • Bek (Bey): Askeri ve sivil idarenin başı; fiilen ülkeyi yönetirdi.

Yahudiliğe geçişten sonra kağanlar genellikle Yahudi olmuş; ilk Yahudi kağan Zacharias’tır. Bek’ler arasında ise Bulan, Ovadya, Yusuf gibi isimler öne çıkar.

Dış İlişkiler ve Savaşlar

Hazarlar, Bizans İmparatorluğu ile uzun süre dostluk ilişkileri sürdürmüştür:

  • Karşılıklı evlilikler yapılmış (örneğin, Bizans İmparatoru III. Leon’un annesi Hazar prensesidir).
  • Bizans’a askeri yardım gönderilmiş; Sasani ve Arap saldırılarına karşı destek olunmuştur.
  • Hazarlar, Bizans’ın uzun ömürlü olmasında önemli rol oynamıştır.

Araplarla ilişkiler ise genellikle savaş şeklinde olmuştur:

  • 7.-8. yüzyıllarda Emevî ve Abbâsî ordularıyla çatışmalar yaşanmış.
  • Araplar iki kez Belencer’i ele geçirmiş; ancak Hazarlar toparlanarak geri püskürtmüştür.
  • Bir dönem Hazar Kağanı zorla Müslüman yapılmış; ancak kısa süre sonra Yahudiliği seçmiştir.
  • Hazar direnişi, Arapların Kuzey Karadeniz yoluyla Avrupa’ya yayılmasını engellemiştir.

Yıkılış Nedenleri

  1. yüzyılın sonlarında Hazar Kağanlığı zayıflamaya başlamış ve 969’da Kiev Rusları tarafından yıkılmıştır. Yıkılış nedenleri şunlardır:
  • Peçenekler ve Kıpçak Türkleri’nin saldırıları
  • Rusların (Kiev Rus Kağanlığı) yükselişi
  • Selçuklu Türkleri’nin batıya yönelmesi
  • İç karışıklıklar ve ekonomik gerileme

Yıkılıştan sonra Hazarlar dağılmış; bir kısmı Doğu Avrupa’ya, Kafkasya’ya, Anadolu’ya ve Kırım’a yerleşmiştir. Hazar Yahudileri’nin bir bölümü Aşkenaz Yahudileri’yle kaynaşmış; bir kısmı Karaylar olarak varlıklarını sürdürmüştür.

Kültür ve Medeniyet

Hazarlar, tarım, hayvancılık, balıkçılık, demircilik ve cam işlemeciliğinde ileri bir toplumdu. Ticaret yollarını (özellikle İpek Yolu’nu) kontrol etmiş; Radhaniler adlı Yahudi tüccarlar Çin’den İsveç’e kadar ticaret yapmışlardır.

Hazarca, Oğur Türkçesi grubuna mensuptur ve günümüz Çuvaşça’sına benzer. Yahudiliğe geçişten sonra İbrani alfabesi kullanılmış; ancak runik Türk harfleri de bir süre devam etmiştir.

Sonuç

Hazar Kağanlığı, Türk tarihinin en özgün ve uzun ömürlü devletlerinden biridir. Yahudiliği kabul ederek tek tanrılı bir din benimsemiş; Bizans ve İslam dünyası arasında tampon bölge oluşturmuş; Arapların Avrupa’ya yayılmasını engellemiştir. Yıkılışından sonra Hazar mirası, Doğu Avrupa Yahudiliği ve Karay topluluklarında yaşamaya devam etmiştir.

Kaynakça

  • Brook, Kevin Alan. (2010). Hazar Yahudileri. İstanbul: Kaynak Yayınları.
  • Koestler, Arthur. (1976). 13. Kabile: Hazar İmparatorluğu ve Yahudi Kökeni. İstanbul: Say Yayınları.
  • Golden, Peter B. (1980). Khazar Studies. Budapeşte: Akadémiai Kiadó.
  • Dunlop, D. M. (1954). The History of the Jewish Khazars. Princeton University Press.
  • Artamonov, M. I. (1962). Istoriya Khazar. Leningrad.
  • Türkbilgi.com ve çeşitli akademik makaleler.

Bu Çalışma Bilgilendirme Amaçlıdır

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder