Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

GAZNELİLER

Gazneli Devleti: Kökenleri, Yükselişi ve Mirası

Giriş

Gazneli Devleti, Orta Çağ İslam dünyasının önemli Türk kökenli hanedanlarından biri olarak, bugünkü Afganistan, İran'ın Horasan bölgesi ve Kuzey Hindistan'ı kapsayan geniş bir coğrafyada hüküm sürmüştür. Devletin adı, başkenti olan Gazne şehrinden türemektedir. Gazneliler, 977-1186 yılları arasında varlığını sürdürmüş, Türk mamluk (köle asker) kökenli bir hanedan olarak, Samaniler Devleti'nin çöküşüyle birlikte bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu devlet, İslam'ın yayılmasında, özellikle Hindistan'da, kritik bir rol oynamış; askeri fetihler, kültürel etkileşimler ve idari yapısıyla dönemin en güçlü imparatorluklarından biri haline gelmiştir. Gaznelilerin yükselişi, Türklerin İslam dünyasındaki entegrasyon sürecinin bir yansımasıdır; IX-X. yüzyıllarda Abbasiler ve diğer İslam devletlerinde vali, kumandan ve asker olarak görev alan Türkler, bu dönemde kendi devletlerini kurma fırsatını yakalamışlardır. Bu çalışma, Gaznelilerin kökenlerini, önemli hükümdarlarını, fetihlerini ve kültürel mirasını akademik bir disiplinle ele alarak genişletecek ve tarihsel bağlamını zenginleştirecektir.

Kökenler ve Kuruluş

Gaznelilerin temelleri, Samaniler Devleti'nde (819-999) görev yapan Türk kökenli kumandanlar tarafından atılmıştır. IX. yüzyılda, Türkler İslam coğrafyasında giderek artan bir askeri ve idari rol üstlenmeye başlamış; özellikle Abbasiler döneminde hassa ordularında ve eyalet valiliklerinde hizmet etmişlerdir. Bu süreçte, Horasan ordularının kumandanı Alp Tegin (ö. 963) öne çıkmıştır. Alp Tegin, Samani emiri Ahmed b. İsmail (907-914) döneminde hassa askeri olarak göreve başlamış, üstün yetenekleri sayesinde birlik komutanlığına ve "hacibü'l-hüccab" (saray idaresinin başı) makamına yükselmiştir. Ancak, Samani emiri Abdülmelik (954-961) ile yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle Horasan valiliğine atanmıştır.

Alp Tegin, Samanilerin merkezi Buhara'daki gelişmeleri yakından izlemiş; Mansur b. Nuh (961-976) döneminde Buhara'dan ayrılarak, emrindeki sınırlı sayıda askerle Doğu Afganistan'daki Gazne şehrine yönelmiştir. Burada, yerel Levik hanedanını mağlup ederek bölgeyi ele geçirmiş ve 12 Ocak 963'te Gazne'de hakimiyetini kurmuştur. Bu olay, Gazneli Devleti'nin temelini oluşturmuştur. Alp Tegin'in ölümü üzerine (13 Eylül 963), sırasıyla Ebu İshak İbrahim, Bilge Tegin, Böri Tegin ve Sebük Tegin devleti yönetmiştir. Bu dönem, devletin henüz tam bağımsız olmadığı, Samanilere bağlı bir eyalet statüsünde kaldığı bir geçiş evresidir.

Sebük Tegin'in (977-997) başa geçmesiyle, Gazneliler babadan oğula geçen bir hanedan yapısına dönüşmüştür. Sebük Tegin, köle kökenli bir Türk askeri olmasına rağmen, askeri dehası ve idari becerileriyle devleti güçlendirmiş; görünüşte Samanilere bağlı kalsa da, bağımsız bir yapı oluşturmuştur. Döneminde devlet kuzey ve doğuya doğru genişlemiş; Zebulistan, Büst, Belucistan ve Kabil Nehri boyunca Peşaver'e kadar olan bölgeler fethedilmiştir. Ayrıca, Hindistan'a düzenlenen seferlerle İslam'ın yayılmasına katkı sağlanmıştır. Sebük Tegin, Horasan'daki isyanları bastırmada Samanilere yardımcı olmuş; ölümünden önce küçük oğlu İsmail'i veliaht tayin ederek hanedanlık geleneğini başlatmıştır.

Sultan Mahmud Dönemi ve Yükseliş

Sebük Tegin'in ölümü üzerine (997), İsmail (997-998) tahta geçmiş; ancak kardeşi Mahmud, taht mücadelesinde galip gelerek Mart 998'de Gazne'de hükümdarlığını ilan etmiştir. Tahta çıktığında 28 yaşında olan Mahmud, çocukluğundan itibaren sağlam bir dini eğitim almış; Kur'an-ı Kerim'i ezberlemiş ve İslami geleneklere bağlı bir hükümdar profili çizmiştir. Babası Sebük Tegin'in öğütleri, onun yönetim felsefesini şekillendirmiştir: Bu öğütlerde, adalet, ordu yönetimi, zulümden kaçınma ve casusluk sistemi gibi unsurlar vurgulanmaktadır (örneğin, "Memleketinin idaresinde gafil olma... Memleketin her tarafına casuslar ve haberciler tayin etmelisin").

Mahmud'un hükümdarlığı (998-1030), Gaznelilerin en parlak dönemi olarak kabul edilir. Karahanlılarla ittifak kurarak Samaniler Devleti'ne son vermiş; Samani topraklarını paylaşmıştır. Horasan, Amuderya Nehri'ne kadar Gaznelilere geçmiş; Abbasi Halifesi Kadir Billah'tan (991-1031) hilat, taç ve bayrak alarak meşruiyetini pekiştirmiştir. 1000 yılında, halifeye bağlılığını göstererek Sistan'ı fethetmiş ve Saffarileri hakimiyeti altına almıştır.

Hint Seferleri

Mahmud'un en ünlü fetihleri, Hindistan'a düzenlediği seferlerdir. 1000-1026 yılları arasında tahminen 17 sefer gerçekleştirmiş; bu seferlerin motivasyonları arasında ülkenin zenginliği, İslam'ın yayılması ve ordunun motivasyonunu koruma yer almaktadır. İlk seferlerde Kabil'in doğusundaki kaleler alınmış; 1001'de Hindistan ovalarına inilmiştir. Sekizinci seferde Multan (1010), dokuzuncuda Keşmir (1013) ele geçirilmiştir.

En önemli seferlerden biri, 1025-1026'daki Somnat Seferi'dir. Somnat, Kathiavar Yarımadası'ndaki kutsal bir Hindu tapınağına ev sahipliği yapmaktaydı; tapınaktaki put, Hindistan'daki en kutsal nesne olarak görülmekteydi. Mahmud, bu putu yok ederek Hindu inançlarını zayıflatmış; putun parçalarını Gazne, Mekke ve Medine'ye göndermiştir. Bu zafer üzerine halife, ona "Kehfüddevle ve'l-İslam" unvanını vermiştir. Seferlerin sonunda Pencap, Peşaver, Multan, Gücerat, Delhi ve Ganj Vadisi'nin batısı Gazne hakimiyetine girmiş; bu bölgeler, günümüz Pakistan'ının temelini oluşturmuştur. Fetihler, Gazne ordusuna filler gibi yeni unsurlar katmış; devlet ekonomik olarak zenginleşmiştir. Ancak, bu seferler milyonlarca can kaybına yol açmış ve Hindistan'da uzun süreli Türk-İslam hakimiyetinin kapısını aralamıştır.

Diğer Devletlerle İlişkiler ve Genişleme

Mahmud, Karahanlılara karşı da başarılı olmuş; 1006 ve 1008'de Horasan'ı savunan orduları mağlup etmiştir. Gur bölgesine (1011 ve 1020) seferler düzenlemiş; ancak dağlık arazi nedeniyle tam kontrol sağlanamamıştır. Selçuklulara karşı ise Arslan Yabgu'yu hileyle yakalatmış; ancak Selçuklular, devletin sonunu getirecek bir tehdit haline gelmiştir. Irak seferinde Büveyhoğullarını yenmiş; Abbasi halifesini kurtararak "sultan" unvanını almış ve Türk tarihinde bu unvanı kullanan ilk hükümdar olmuştur. Batıda en geniş sınırlara ulaşan Mahmud, 1030'da hastalanarak Gazne'de vefat etmiştir.

Kültürel ve İdari Miras

Mahmud, askeri başarılarının yanı sıra ilim ve kültürü himaye etmiştir. Ünlü alim Biruni'yi seferlerine dahil etmiş; Biruni, "Tahkik ma li'l-Hind" eserini bu deneyimler üzerine yazmıştır. Bu eser, Hint kültürünü İslam dünyasına tanıtan ilk tarafsız çalışma olarak önem taşır. Gazne, Mahmud döneminde bir kültür merkezi haline gelmiş; şairler, alimler ve sanatçılar davet edilmiştir. Devlet, Pers-İslam idari geleneğini benimseyerek, merkezi bir bürokrasi kurmuştur.

Sonuç

Gazneli Devleti, Mahmud'un ölümüyle zirveye ulaşmış; ancak iç çekişmeler ve Selçuklu baskısı nedeniyle 1186'da Gurlular tarafından yıkılmıştır. Mirası, İslam'ın Hindistan'da yayılması, Türk devlet geleneğinin güçlenmesi ve kültürel etkileşimlerdir. Bu devlet, Orta Çağ'da Türk-İslam sentezinin başarılı bir örneğidir.

Kaynakça

  • Bosworth, C. E. (1998). "Ghaznavids." In Encyclopaedia of Islam (2nd ed.). Leiden: Brill.
  • Karaköse, Hasan. (Tarih belirtilmemiş). Orta Çağ Tarihi ve Uygarlığı. (ss. 139-140).
  • Nazim, Muhammad. (1931). The Life and Times of Sultan Mahmud of Ghazna. Cambridge: Cambridge University Press.
  • Yazıcı, Nesimi. (Tarih belirtilmemiş). İlk Türk İslam Devletleri Tarihi. (s. 179).

Gazneliler ve Selçuklular Arasındaki İlişkiler

Gazneliler ile Selçuklular arasındaki ilişkiler, XI. yüzyılın başlarından itibaren Horasan bölgesinde yoğunlaşmış, başlangıçta Gaznelilerin üstünlüğüyle başlayan süreç, Selçukluların yükselişiyle birlikte Gaznelilerin aleyhine dönmüş ve Dandanakan Savaşı (1040) ile doruk noktasına ulaşmıştır. Bu ilişkiler, Türk-İslam dünyasının siyasi dengelerini kökten değiştirmiş; Selçukluların devletleşme sürecini hızlandırırken Gaznelilerin Horasan hâkimiyetini sona erdirmiştir. İlişkiler genel olarak dört evrede incelenebilir: Gazneli Mahmud Dönemi (yaklaşık 1020'lere kadar), Sultan Mesud Dönemi (1030-1040), Dandanakan Savaşı ve sonrası.

1. Gazneli Mahmud Dönemi: Selçukluların Kontrol Altında Tutulması

Gazneli Sultan Mahmud (998-1030), Selçuklu Oğuz Türklerini Horasan'a girişlerini engellemek için sert bir tutum benimsemiştir. Selçuklular, o dönemde henüz devletleşmemiş bir Türkmen grubu olarak, Gaznelilerin kuzey sınırlarında tehdit oluşturmaya başlamışlardı. Mahmud, Selçukluların Horasan'a yerleşme girişimlerini önlemek amacıyla askeri harekâtlar düzenlemiş; Selçuklu Yabgusu Arslan'ı hileyle yakalatıp Hindistan'daki Kalincar Kalesi'ne hapsettirmiştir. Bu dönemde Selçuklular, Gaznelilere karşı muhtaç ve zayıf konumdayken, Mahmud'un politikası onları baskı altında tutmayı başarmıştır. Ancak Mahmud'un ölümünden (1030) sonra Gazneli Devleti'nde yaşanan iç karışıklıklar, Selçuklulara fırsat yaratmıştır.

2. Sultan Mesud Dönemi: Selçukluların Yükselişi ve Çatışmaların Artması

Mahmud'un oğlu Sultan Mesud (1030-1040) döneminde ilişkiler hızla gerginleşmiş ve askeri çatışmalara dönüşmüştür. Selçuklu beyleri Tuğrul ve Çağrı Beyler, Horasan'a yerleşmek için Gaznelilerden yurt talep etmiş; ancak Mesud bu talebi reddederek Selçukluları sınır ihlaliyle suçlamıştır.

Bu dönemde yaşanan başlıca savaşlar şunlardır:

  • Nesâ Savaşı (1035): Selçuklular Gaznelilere karşı ilk büyük zaferini kazanmış; bu zafer Horasan'da Selçuklu gücünün artmasına yol açmıştır.
  • Serahs (Talhâb) Savaşı (1038): Selçuklular Gazneli ordusunu ağır bir yenilgiye uğratmış; Gaznelilerin bölgedeki otoritesi sarsılmıştır.
  • Ulyâ-Âbâd Savaşı (1039): Gazneliler bu sefer üstün gelmiş olsa da, genel denge Selçukluların lehine kaymıştır.

Selçuklular, bu zaferlerle Horasan'ın önemli şehirlerini (Nişabur, Serahs, Merv) ele geçirmiş; Gazneliler ise vur-kaç taktikleriyle yıpranmışlardır. Mesud, Selçukluları Horasan'dan çıkarmak için büyük bir ordu toplamış; ancak iç çekişmeler ve lojistik sorunlar Gazneli ordusunu zayıflatmıştır.

3. Dandanakan Savaşı (23 Mayıs 1040): Dönüm Noktası

İlişkilerin en kritik safhası, Dandanakan Kalesi yakınlarında gerçekleşen meydan muharebesidir. Gazneli Mesud, 50.000 kişilik ordusu ve fillerle Selçuklulara karşı kesin zafer aramış; ancak Selçuklu ordusu (yaklaşık 20.000 kişi) vur-kaç taktikleri, su ve yiyecek kaynaklarını kesme stratejisiyle Gazneli ordusunu yıpratmıştır. Savaş, Selçukluların galibiyetiyle sonuçlanmış; Gazneli ordusu dağılmış, Mesud kaçmak zorunda kalmıştır.

Sonuçları:

  • Büyük Selçuklu Devleti resmen kurulmuş; Tuğrul Bey sultan ilan edilmiştir.
  • Gazneliler Horasan'ı kaybetmiş; Hindukuş Dağları'nın doğusuna (Gazne, Kabil, Pencap) çekilmişlerdir.
  • Gazneli Devleti yıkılış sürecine girmiş; iç karışıklıklar artmıştır.

4. Dandanakan Sonrası Dönem: Barış ve Gerilimler

Dandanakan'dan sonra Gazneliler ile Selçuklular arasında yaklaşık 20 yıl süren çatışmalar azalmış; ancak tam bir barış sağlanamamıştır. Sultan Mesud'un ölümünden (1040) sonra Gazneli taht kavgaları devam etmiş; Selçuklular batıya (Irak ve İran) yönelmiştir.

  • Sultan Ferruhzâd (1052-1059) döneminde Gazneliler, Selçuklu saldırıları karşısında başarılar elde etmiş; ancak genel üstünlük Selçuklulardadır.
  • Sultan İbrahim (1059-1099) döneminde (1059) barış antlaşması imzalanmış; sınır Hindukuş Dağları olarak belirlenmiştir. Bu barış yaklaşık 50 yıl sürmüş; İbrahim, Selçuklu Sultanı Melikşah'ın kızıyla evlenerek akrabalık bağı kurmuştur.
  • Melikşah'ın ölümünden (1092) sonra ilişkiler yeniden gerilmiş; ancak Gazneliler artık Selçuklulara karşı bağımsızlığını koruyamamış ve zayıflamıştır.

Gazneliler-Selçuklular ilişkisi, Türk-İslam tarihinde önemli bir geçiş dönemini temsil eder: Gaznelilerin Pers-İslam sentezli imparatorluğundan, Selçukluların daha dinamik ve göçebe kökenli Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na geçişi simgeler. Bu süreç, Horasan'ın el değiştirmesiyle İslam dünyasının siyasi merkezinin doğudan batıya kaymasına yol açmıştır.

Kaynakça

  • Bosworth, C. E. (1963). The Ghaznavids: Their Empire in Afghanistan and Eastern Iran 944-1044. Edinburgh University Press.
  • Köymen, Mehmet Altay. (1979). Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  • Merçil, Erdoğan. (1989). Gazneliler Devleti Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu.
  • Özaydın, Abdülkerim. (2002). "Dandanakan Savaşı." TDV İslâm Ansiklopedisi, C. 8.
  • Sevim, Ali. (1997). "Selçuklular." TDV İslâm Ansiklopedisi, C. 36.
  • Turan, Osman. (1999). Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti. İstanbul: Ötüken Neşriyat.
  • Vikipedi ve akademik tezler (örneğin, Selçuklu-Gazneli ilişkileri üzerine YÖK tezleri).

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder