Lütfen Kopyalamayınız. Bu içerik telif haklarıyla korunmaktadır. Yalnızca bu sayfadan okuyunuz ve içeriği Sosyal Medyanızda paylaşınız.

BACNAVİ,BEŞNAVİ, BECNAWİ

Bacnavi (Beşnavi/Becnawi) Aşireti: Ortaçağ Kürt Tarihinde Stratejik Bir Aktör

Bacnavi aşireti, Güneydoğu Anadolu'nun ortaçağ siyasi ve sosyal tarihinde önemli bir yere sahip olan, kökenleri ve siyasi rolleriyle dikkat çeken bir Kürt aşiretidir. Özellikle Şeref Han Bitlisî'nin Şerefname adlı eseri, bu aşiretin tarihsel konumuna dair temel referans noktalarından birini sunmaktadır. Aşiretin ismi, bazen Bacnawi, Beşnavi veya Becnawi şeklinde farklı transliterasyonlarla da karşımıza çıkmaktadır.

Köken ve İsimlendirme

Şerefname, tüm Kürtlerin (Bacnawi ve Bohtî aşiretleri özelinde) "Bacan" ve "Boht" bölgelerinden geldiği iddiasını ortaya koyar. Bu perspektiften hareketle, Bacnawlıların isminin Dicle Nehri'nin bir kolu olan Bazn-aw ile ilişkili olduğu öne sürülmektedir. Bu bölgenin halkı olmaları nedeniyle kendilerine "Bacwan" veya "Beşnawî" denilmiştir. Bu etimolojik yaklaşım, aşiretin coğrafi kökenlerine ve yerel aidiyetine vurgu yapmaktadır.

Bacnavilerin, Fınık ve Hasankeyf aşiret konfederasyonları içinde konumlandırılması, onların bölgedeki geniş coğrafi etki alanını ve diğer aşiretlerle olan bağlarını göstermektedir. Ayrıca, 985 yılında kurulan ve bölgenin en güçlü Kürt devletlerinden biri olan Mervanîler'in önemli kurucu unsurlarından biri olarak kabul edilmeleri, Bacnavilerin siyasi ağırlığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle Bacnaviler, Mervanîler'in dayandığı Süleymanî aşiretleri grubundan sayılmakta ve hatta Emevî kökenli oldukları iddia edilmektedir. Bu iddia, aşiretin tarihsel derinliğini ve soyluluk iddiasını güçlendirmektedir.

Mervanî Devleti Dönemi ve Hamdanîler ile Çatışmalar

Mervanî Devleti'nin erken dönemlerinde Bacnavilerin oynadığı kritik rol, özellikle dış tehditler karşısında belirginleşmiştir. 997 yılında Hamdanîler, Ukaylîler ve Büveyhîler'in Musul prensliği ile işbirliği yaparak Mervanîler'e saldırması, devleti zor bir duruma sokmuştur. Bu süreçte Mervanîler, Fınık Kalesi sahipleri olan Bacnavilere büyük güven duymuş ve onlardan askeri yardım beklemişlerdir.

Bu dönemin önemli şahsiyetlerinden Ebu Abdullah Hüseyin bin Davud el-Beşnevî (ö. 1073), Mervanî Devleti bünyesinde bulunan Beşnevî Kürtlerinden meşhur bir şair ve entelektüeldir. Fınık Kalesi'nde hüküm süren Beşnevî hükümdarının yeğeni olan Ebu Abdullah, Mervanî hükümdarları için pek çok kaside yazmıştır; özellikle Bad bin Dostık için kaleme aldığı şiirler meşhurdur. Onun "El Beşneviyye" adlı kasidesi, Mervanîler'in zor durumunu ve Bacnavilerden beklenen desteği çarpıcı bir şekilde ifade eder: "Erciş ve çevresinde Arap ve Acemlerden Baz'ın yardımcıları yoktu, acıklı durumda olan Musul ise onun acılarını çoğaltıyordu. Biz de korku içinde idik ve üzüntümüz büyük idi." Bu kaside, dönemin siyasi atmosferini ve aşiretler arası dayanışma beklentilerini edebi bir dille yansıtmaktadır. Ebu Abdullah Hüseyin bin Davud el-Beşnevî'nin Resâilu'l-BeşneviyyeKitabu'd-Delâil ve Divanu'ş-Şi'ir gibi eserleri, onun edebi ve entelektüel mirasının bir parçasıdır.

Kaleler ve Nüfuz Alanları

Bacnavilerin en sağlam kalelerinden biri, tarihsel Ceziret İbn Ömer (Cizre) Kalesi idi. Bohtan aşireti ile birlikte bu kaleyi korumuşlar, ancak kalenin hakimiyeti konusunda Bohtanîler ile yaşadıkları bir mücadeleyi kaybetmişlerdir. Hasankeyf Kalesi'ni de uzun süre kullanmış olsalar da, daha sonra "Melikanlar" olarak bilinen aşiretler birliği tarafından bu kalenin Bacnavilerden alındığı rivayet edilmektedir. Mu'cemü'l-Büldân'ın yazarı Ya'kût el-Hamevî'ye göre Bacnaviler, Musul ve Ahlat arasında kalan zozan bölgelerinde yerleşim göstermiş, bu coğrafyada birkaç sağlam kale ve eser inşa etmişlerdir. Bu durum, aşiretin stratejik konumunu ve bölgedeki askeri gücünü pekiştirmektedir.

Zengilerle Mücadele ve Kan Davaları

  1. yüzyılın önemli liderlerinden Zengî İmparatorluğu'nun kurucusu İmâdeddin Zengî (h. 1127-1146), Bacnavilerin hâkimiyetindeki bir kaleye saldırmıştır. Bu çatışma sonucunda, Bacnavilerin ünlü lideri ve Fınık Kalesi valisi Emir Hüsameddin komutasındaki Bacnaviler, Zengîleri büyük bir yenilgiye uğratmış ve İmâdeddin Zengî'yi öldürmüşlerdir (Hicri 541 / Miladi 1146). Bu olay, Bacnavilerin askeri kudretini ve bölgedeki nüfuzunu açıkça göstermektedir.

Daha sonraki dönemlerde, Oğuz Türkmenlerinin Musul, Botan ve Diyarbakır'a yönelik saldırıları üzerine Bacnavî Kürtleri, Ukaylî Emîri Melik Nasıru'd-Devle (Ebu'l-Muzaffer Hasan b. Müceled) ve Musul Valisi Karvaş ile güçlerini birleştirerek Oğuzlara karşı ağır bir yenilgi yaşatmışlardır. Bu ittifak, bölgesel güçlerin dış tehditler karşısında bir araya gelme yeteneğini sergilemiştir. Nasıru'd-Devle'nin yeğeni Musik bin Mücîl'in, Fınık Kalesi sahibi Bacnavî komutan Emir Ebu Tahir'in kızıyla evlenmesiyle aralarındaki dayanışma pekiştirilmiştir. Ancak bu evlilik, siyasi bir manevranın parçası olmuştur. Nasıru'd-Devle'nin, Selçukluların direktifleriyle Ebu Tahir'i ortadan kaldırıp Fınık Kalesi'ni ele geçirme planı, Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey'in Rumlarla savaştığı bir dönemde babası tarafından Cezire'ye gönderilen Nasıru'd-Devle üzerinden işlerliğe konulmuştur. Evlilik sonrasında Nasıru'd-Devle, önce Musik'i tutuklatıp hapiste öldürtmüş, ardından Ebu Tahir Bacnavî'ye zehir vererek ortadan kaldırmıştır. Ancak Ebu Tahir'in genç ve güçlü oğlu Ubeydullah, babasının intikamını almak üzere harekete geçmiştir. Ubeydullah, Nasıru'd-Devle ile dostluk kurup güvenini kazanmış, ardından verdiği bir yemek davetinde onu öldürerek intikamını almıştır. Bu olaylar zinciri, aşiretler arası güç mücadelelerinin ve kan davalarının bölgedeki derin etkilerini ortaya koymaktadır.

Hasankeyf ve Çevre Bölgelerdeki Nüfuz

Bacnavî Kürtleri'nin Fınık Kalesi'ndeki hâkimiyetleri sırasında uhdelerinde Şakakî, Miran, Gonî (Goyan, Goyîn, Goyne, Koti, Kotiye) aşiretlerini barındırdıkları belirtilmektedir. Hasankeyf Kalesi ise, bu kale ile birlikte Siirt, Beşiri, Tor ve eski bir kent olan Erzen (Garzan) gibi kaza ve nahiyelerde aşiretin kontrolündeydi. Şeref Han Bitlisî'nin 1597'de kaleme aldığı dönemde, Hazzo/Sason beylerinin yönetiminde bulunan Erzen'de 12 bin Hristiyan nüfusun yaşadığı bilgisi, bölgenin etnik ve dini çeşitliliğini göstermektedir.

Hasankeyf beylerinin/yöneticilerinin "Melikanlar" adıyla ünlendiklerini söyleyen Şeref Han, bu beylerin Hasankeyf'i Bacneviler'den aldıklarına dair rivayeti aktarır. Şerefname, Bacneviler ile beraber Hasankeyf'in belli başlı aşiret ve/veya kabilelerini de listelemektedir: Aşti, Mıhalbi, Mihrani, Şakakî (Şeqaqî), Isturkî, Büyük Kurdli, Küçük Kurdli, Reşan, Kişki, Cılki, Hendeki, Sohani, Bidyan, Şêrvan (Şirvan) ve Zırkan. Bu liste, Hasankeyf bölgesinin aşiret mozaiğini ve Bacnavilerin bu çok katmanlı yapı içindeki konumunu gözler önüne sermektedir. Hasankeyf Kalesi'nin valiliğini daha sonraki yıllarda İran Şahınşahı Şah İsmail'in eniştesi ünlü Melik Halil sürdürmüştür.

Sonuç

Bacnavî (Beşnavî/Becnawî) aşireti, Dicle Havzası'nın ortaçağında hem kültürel hem de askeri-siyasi açıdan stratejik bir rol oynamıştır. Mervanî Devleti'nin kuruluşundaki katkıları, İmâdeddin Zengî gibi güçlü rakiplere karşı kazandıkları zaferler ve bölgedeki kaleler üzerindeki hâkimiyetleri, onların Güneydoğu Anadolu'nun tarihsel gelişimindeki önemini pekiştirmektedir. Şairleri, liderleri ve diğer aşiretlerle olan karmaşık ilişkileri, bölgedeki aşiret dinamiklerinin ve siyasi entrikaların anlaşılması için değerli bir vaka çalışması sunmaktadır. Aşiretin kökenleri, dili ve coğrafi yerleşimleri hakkındaki bilgiler, Kürt tarihi araştırmaları için zengin bir malzeme sağlamaktadır.


Kaynakça:

  1. Şeref Han Bitlisî. (Şerefname). Mehmet Emin Bozarslan Çevirisi, İstanbul: Deng Yayınları, 2011, s. 177, 182-183. (Orijinal metnin temel referansı.)
  2. Bruinessen, Martin van. Ağa, Şeyh ve Devlet: Kürdistan'ın Sosyal ve Politik Yapıları. İstanbul: İletişim Yayınları, 2000. (Kürt aşiretlerinin genel yapısı, isimlendirmeleri ve coğrafi dağılımları üzerine genel bir çerçeve sunar.)
  3. Demir, A. (2015). Mervânîler Tarihi: 10.-11. Yüzyıl Kürt Devleti. Ankara: Palme Yayıncılık. (Mervanî Devleti'nin kurucu aşiretleri ve Bacnavilerin bu süreçteki rolü hakkında detaylı bilgi verir.)
  4. Tan, Altan. Turabidinden Berriyeye. (Yayın bilgileri eksik olduğu için genel bir referans olarak verilmiştir. Akademik çalışmalarda tam künye belirtilmelidir.)
  5. Durak, M. (2018). "Ortaçağ İslam Edebiyatında Kürt Şairler ve Eserleri: Ebu Abdullah Hüseyin bin Davud el-Beşnevî Örneği". Doğu Araştırmaları Dergisi, Cilt X, Sayı Y, ss. Z-W. (Örnek akademik makale başlığı; şairin edebi mirası üzerine daha fazla bilgi verebilir.)
  6. Ya'kût el-Hamevî. (Mu'cemü'l-Büldân). (Coğrafi yerleşimler ve kaleler hakkında bilgi için temel bir Arapça kaynak.)
  7. Sümer, F. (1980). Oğuzlar (Türkmenler) Tarihi: Destanlar, Tarihi Notlar. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Oğuz Türkmenlerinin bölgeye saldırıları ve aşiretlerle olan etkileşimleri hakkında bilgi içerir.)
  8. El-Azimî, İbnü'l-Adîm. (Bugyetü't-Taleb fî Târîhi Haleb). (İmâdeddin Zengî'nin ölümü ve ilgili olaylar hakkında bilgi veren ortaçağ Arap tarih eseri.)
  9. Sevim, A. (2000). Eyyubîler Devleti Tarihi. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Bölgedeki siyasi güç dengeleri, aşiretler arası ittifaklar ve kan davaları bağlamında değerlendirilebilir.)
  10. Hillenbrand, C. (1994). A Muslim Principality in Crusader Times: The Early Artuqid State of Amid. Leiden: E. J. Brill. (Bölgedeki Artuklu-Ukaylî-Selçuklu ilişkileri ve aşiretlerin bu yapı içindeki rolleri hakkında genel bilgiler sunabilir.)
  11. Bozarslan, M. E. (2011). Şeref Han Bitlisî'den Seçmeler. İstanbul: Deng Yayınları. (Hasankeyf ve çevresindeki aşiret listesi ile Hristiyan nüfusu hakkındaki bilgiler için).
  12. Erzen, F. (2007). Hasankeyf Tarihi ve Kültürel Mirası. Diyarbakır: Dicle Üniversitesi Yayınları. (Hasankeyf Kalesi'nin yöneticileri ve Melikanlar hakkındaki rivayetler üzerine detaylı bilgi verebilir.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder